aile etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aile etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mayıs 2017 Salı

Ne Kadar Zor Olabilir Ki?


2007-2009 yılları arasında Amerika'da aupair lik yaptım, nerdeyse 10 yıl geçti aradan yani. Şimdi geriye bakıp düşündüğüm de ne güzel eğlendim iyki gitmişim diyorum tabiki. Amerika'nın bana kattıklarını gerçekten anlatamam yaşamanız gerek. Tabi ki fırsatları kendim yarattım kapıları insanların yardımıyla açtım. Çocuk bakıcılığı da bu fırsatlar dünyasına giderken ki bir araçtı aslında.
Oldukça da mantıklı bir araç.

O günlerimi düşündüğümde ise tüm gün çocuklarla oynuyor olmaktan ya da üniversite mezunu bir Türk olarak (zihniyet ve algı bu) ben burada ne yapıyorum siniri oluyordu. Aslına bakarsanız psikolojik olarak kafanızda kurduğunuz bu düşüncelerden başka bir zorluğu yok Aupairliğin.

Tüm gün çocukla oynamak fiziksel ya da zihinsel yoruyor olabilir insanı ama beyaz yaka köle olarak çalışırken de yoruluyorsunuz zaten hem de hayallerinize giden yola belkide yaklaşamadan.
Bir de aileler bizimkilerden çok daha rahat, avrupalı bir yabancıya çocuklarını teslim etme rahatlığındalar yani hem de aslen hiç deneyimi olmayan genç kızlara. Kültür olarak daha kural setleri planları olabilir belki.

İnanın biraz fiziksel yorgunluk ve psikolojik kurgulardan başka bir zorluğu yok Amerika'da aupair olmanın. Ordan sonra Türkiye'de özel sektörde survive etmeye çalışmak çok çok daha zor :)

Zorlukları konusunda siz sorun ben yanıtlayayım.

27 Ocak 2017 Cuma

Çocuk Bakarken Çalışmak Para Biriktirmek ...


Tek sorumuz var Dilek'ten ....

Ailenin yanında çalıştığım süre haricinde kendime ait zamanlarda başka bir işte çalışabilir miyim? Bunu diğer ailelerin çocuklarına bakarak gerçekleştirdiği biliyorum :) fakat ben bunun dışında mesela garsonluk ya da kendi mesleğime yakın bir şeyler veya hiç bilgim olmayan bir alanda çalışmaya başlayıp başlayamayacağımı merak ediyorum. Kesinlikle au pair sorumluluklarını aksatmak yarıda bırakmak gibi bir düşüncem yok kuralları biliyorum :) Benim isteğim örneğin boş vakitlerimde evin yakınlarındaki bir restorantta ücretsiz bile olabilir bir şekilde çalışmaya başlamak mesela bir aşçıya yardım ederek ... Veya oradaki Türk firmalarında herhangi bir işe alınırsam 2 yıllık sürem dolduğunda bu firmada çalışıyor olmak bana abd de yasama ve çalışma hakkı getirir mi?

>>>> Yasal olarak bu mümkün değil. Aupairlikte anlaşmış olduğunuz aileye haftada max 45 saat olmak üzere çalışma ile yükümlüsünüz. Bunun dışındaki süreçler yasal değildir. Ancak ek gelir için ailenin de bilgisi dahilinde başka çalışma alanları deneme imkanınız olabileceği gibi olamayabilir. Bunu ancak oraya gittikten sonra keşfedebilirsiniz. Oradaki kurallar ve yasalar çerçevesinde aile buna pek izin vermeyecektir.


8 Ocak 2017 Pazar

Nasıl Evlerde Yaşarız?


Gizem'den gelen soruların çoğu daha önce sorulmamıştı. Amerika'da aupair olmak isteyip bunları da merak edenler için gelsin:

 1- Öncelikle oraya gittiğimizde internet konusunda sıkıntı yaşar mıyız ya da hat konusunda, oraya ait hat almamız mı gerekiyor?
>>> Evlerde baya rahat rahat internet var onu kullanıyorsun, adamlar bizden 5 yıl ilerdeler teknolojik konularda. Yani hem ucuz hem yaygın bu tarz şeyler. Telefonunun internet paketli verirler büyük ihtimal.

 2- Sizinde gittiğiniz ajans olan Truva ile gitmek istiyorum. Aslında aklımda bir de Ozman var. Karar verebilmem için görüşmem gerektiğini biliyorum fakat asıl sormak istediğim soru, Truva sizin o zamanlar gittiğiniz kalitede midir? Yani eğer yakın zamanlarda bu ajans ile giden tanıdıklarınız varsa bana da bu konudaki fikirlerini iletebilir misiniz?
>>>Benim dönemimde (2007 yılı) Truva en iyiysiydi onu tercih ettim. Şuanki performansını yakından bilmiyorum ama bana mail atan arkadaşlardan giden oluyor olumsuz bir geri dönüş almadım. Truva ve diğer ajanslarla ilgili yorumlarınızı yazarsanız isim vermeden yayınyalayabilirim burda herkese de faydası olur.

3- Bazı haklardan yararlanabilmek için orada bir yere başvurmamız gerekiyor mu?
>>> Social security number alman gerekecek onu aile ya da ajans yardımcı oluyordu bir şekilde hiç uğraşmadım diye hatırlıyorum. Ehliyet alman gerekecek ama o da kolay. Kredi kartı ya da banka kartı için bankaya başvuracaksın social security number ile. Bu kadar.

4- Genelde evler buradaki gibi apartman mı oluyor yoksa daha özgür alanlara sahip olabileceğimiz evler mi?
>>> Bu yerleşim yerine değişiklik gösterir ama aupair alan ailelerin çoğu büyük villa tipi evlerde yaşar.

5- Tamamen kendi fikrinizi soruyorum, orada 1 veya 2 yıl yaşadıktan sonra öğrendiğim ingilizce Türk havayollarının en önemlisi olan ingilizce mülakatlarını geçmemi sağlar mı ve orada yaşamış olmam iyi bir referans olur mu benim için?
>>> Hem de nasıl sağlar döndüğümde bülbül gibi şakıyordum ingilizce mülakat vız geliyordu ki girdiğim bir mülakatta bunun iltifatını almıştım. Heralde adam daha iyi ingilizce konuşabilen bir adayla karşılaşmamıştı :)

6- Bu vize işlemlerinde banka dekontları, hesap dökümü vs gösterilmesi zorunlu mudur? Yani hesabımızda belli bir miktar olmazsa işimiz zorlaşabilir mi, engel midir?
>>> Evet gerekli senin yurttan kaçmayacağına ikna etmen gerekli ve orda kaçak takılmayıp paran olduğuna.


Evlerin nasıl olduğunu daha detaylı merak ediyorsanız sorun cevaplayayım.

16 Eylül 2016 Cuma

Ah şu ingilizce yaktı bizi :)


Yine uzun aradan sonra yeni bi yazı ile blogu güncel tutmaya çalışıyorum. Aupair adayı Zeynep blogumda bulamadığı cevapları sormuş. Umarım aşağıdaki cevaplarımın herkese yararı dokunur. Blogumda bulamadığınız konularla ilgili sorularınızı bekliyorum.  

1. Programa katılmadan önce ingilizce seviyeniz aşağı yukarı ne kadardı (daha cok pratikte)?
 >> Telefonda aile ile konuşabilmiştim nasıl olduysa :) Intermediate diye biliyorum ya da low int. Hem lise hem üniversitede hazırlık okumuştum. Pratik bu şekilde yazılıda ise sınav verseler önüme hangi tense de kelime ne oluyordu onu düşünürdüm ezberden, şimdi ise o kuralların hiç birini hatırlamıyorum cümleleri okuyup takır takır cevapları pratikten yazabiliyorum. Gittiğimde ilk 3 ay telefonda konuşulanları anlamadım. Grup içinde yüzüme bakılıp sadece bana konuşulmuyorsa anlamadım vs. Bu seviyedeydim.

2. Amerikaya gittikten ne kadar süre sonra sertifika programına basvurdunuz, yani demek istediğim ingilizce seviyenizi ne kadar yukarı çektikten sonra başvurdunuz?
>> Merak etme ingilizce seviyen 3 ay sonra yeterli duruma gelecek o nedenle 3 aydan sonra istediğin zaman başvurabilirsin tabi aile ve şartlar izin verirse. Stanford'dan ders aldığımda sanırım 8-9 ay geçmişti ama ben ingilizcem gelişsin diye bekleyerek yapmadım öyle denk geldi sadece. Berkeley'deki sertifika programında ise zaten 1 yılı geçirmiştim.

3. Sertifika programı için üniversite mezuniyet dereceniz önemli midir?
>> Bu okuldan okula programdan programa değişiklik gösterebilir ama genelde önemli olmaz.

4. Aile ile çalışma saatleri kesin bir sekilde belli midir yoksa çok büyük esneklikler olmakta mi bu konuda?
>> Bu tamamen aile ve senin insiyatifine bağlı. Başında anlaştığınız ya da kuralların dışında çıkmak zorunda değilsin. Ama evin çalışanı olarak genelde kızlar ailenin isteklerini geri çevirmiyor. Yani bizde eve temizlik ya da yemek için gelen yardımcıları düşün biraz o seviyedesin orda. Örneğin bir yılbaşı aile benim dışarda planım var diye kendi yapamadı çünkü çocukları bırakçak yer bulamadı vs. Başka aupair olsa sırf aile talep etti diye kendi planını iptal eder evde oturur çocuk bakardı. Sonuçta senin izin günün karar sana kalmış. Çok net kurallar olmuyor tabi. Aile eve normalde 6 da geliyordur ve sen 6 da off oluyorsundur o gün işleri çıkar ek plan olur vs. beklemek zorunda kalırsın vs. Önemli olan senin kurallar çerçevesinde her şeye evet dememen.

5. Ücretli dil kursları bize Türkiye'deki acentaların verdigi fiyatlar kadar mıdır yoksa daha uygun olabiliyor mu?
>> İnan hiç bir fikrim yok zaten ücretli dil kursuna da gerek yok çünkü ingilizceyi kursta okulda değil ülkede şehirde yaşamda öğreneceksin. O nedenle ilk etapta free bir kursa yazıl ailenin gönlü olsun zaten ona program dahilinde bunu şart koşacaklar vs. Dedim ya şuan o derslerde öğrendiğimiz grammer kuralları ile değli tamamen pratik ile götürüyorum ingilizcemi.

6. Yüksek lisans bursu bulmak benim internet üzerinden araştırdığım kadarıyla çok zor gibi görünüyor ama gidip görme fırsatı bulan biri olarak sizcede öyle mi?
>> Bunu hiç araştırmadım, o nedenle yanıltmıyım seni. Ancak internette önüne çıkan seçenekten çok daha fazlası ile oraya gidince yüz yüze karşılaşabiliyorsun faydası orda. Belki okula internette denk gelmemişsindir, ya da X birinden başka bir yol öğreneceksin gidince vs..

Sonuç; hep dediğim hiç bir şey kaybetmiyorsunuz gittiğinizde en kötüsü şuan olduğunuz yerden yeniden başlarsınız Türkiye'de geriye gitmeyeceksiniz yani. Ki bu en kötüsü. Geldiğinizde hep en az bir adım önde başlayacaksınız. Tabi gittiğiniz gibi geri geliyorsanız o da sizin sorununuz ne diyim. Biraz hırs ve biraz çaba ile pek çok şey yaratabilirsiniz geleceğiniz için. Korkup önünüzü kesmeyin biraz cesaret. Risk almadan istediğinizi elde etmeniz zor. Belki de şuanki bilinmezlik yok olucak ve siz de benim gibi 2 yıl sonra herkese tavsiye ediyor olacaksınız.

 Sevgiler...


6 Eylül 2015 Pazar

Hangi Ajansı Seçmeli

Amerika'ya giderken hangi ajansı seçmek konusunda çokça soru alıyorum. Bu nedenle size doğru olacak ajans seçimi konusunda kısa bir video hazırlarım buradan sorunuza yanıt alabilirsiniz.


5 Ocak 2015 Pazartesi

Au pair Ailesini Seçerken Nelere Dikkat Etmeli?

Eşleşeceğiniz aileyi seçerken dikkat etmenizi önerdiğim 4 unsur var. Bunların hiç birine körü körüne bağlanmayın derim yoksa eşleşme ihtimaliniz düşecektir. Kendiniz için bir öncelik sıralaması yapabilirsiniz:


3 Ocak 2015 Cumartesi

Au pair Nedir? Au pair Kimdir? Au pair Ne Yapar?

Bu sorunun cevabını kendim yazacaktım ancak ekşi sözlük yazarlarından biri tam da benim anlatmak istediğimi yazmış zaten. O nedenle siamese nickli yazardan alıntı yapıyorum buraya.

"... Genellikle yurt dışına en ucuzundan dil öğrenmek için giden kimsedir. Bazen de ilgili branşında bir şeyler yapmak isteyip sponsorları (anne,baba,hasan,osman...) tarafindan artık zırnık koklatılmadığı için çareyi bu yolda bulmuş kişidir.

Au pair; sponsor, ajans, au pair ailesi üçgeninde incelenmelidir:

Sponsor: Para vermeyen ailedir. Kendince hakli olabilir.
Ajans: Aracı kurumdur. Tek derdi sizden para almaktır, gittiğiniz ülkelerde hiçbir karın ağrınızla ilgilenmez. (İstese de ilgilenemez  gidilen ülkede oradaki ajansın ve parayı veren au pair ailesinin düdüğü öter. )
Au pair ailesi: Öcü değildir. Normal hayatta iki dilim kekten büyüğünü size veren insanlar olduğu gibi au pair aileleri de süper insanlar olabilir. zaten mağdur olunduğ düşünülüyorsa o ailede kalmak tamamen sizin kabahatinizdir. Zaman zaman sinir krizi geçirilebilir ama bunlariın kokeninde özlem yatar. Zira insan yolda, trafikte, evde de sinir krizi geçirebilen bi canlıdır. Ev işi illa ağır olacak diye bir şey yoktur. Ama bi takım yükümlülükler vardir tabi. Biraz gerçekçi olunmalı, au pair ailesinin de bi hayır kurumu olmadığı unutulmamalıdır. Hayatta zorluklar olmadan muvaffak olunamadığı artık 14 yaş üstü herkesçe bilinmektedir.

Sonuç: Zor yanları çoktur. ama görgülü insanlar zaten kendini belli eder, size aileden biri gibi davranır, dertlerinizi paylaşır, ardınızdan giderken üzülür. geriye dönüp bi bakarsınız bi kalabalıkağız gürültücü italyan bi aileniz, bi de amman karınncayı dahi incitmiyim telaşında hint budist aileniz vardır.
Aupair acısıyla tatlısıyla hayat tecrübesi yaşamış insandır..."

Siamese'e kesinlikle katılıyorum, Korkulacak bir şey yok kaybedeceğiniz bir şey de yok haydi hemen ajanslarla görüşmeye başlayın.


15 Ağustos 2014 Cuma

Kişiselleştirilmiş Aupairlik


Burcu'dan gelen sorulara aşağıda yanıtlarımı bulabilirsiniz:

  • Üniversitede sertifika programına katıldığınızı okudum ve bunun ücretini ve çocuklarla olan programı etkileyip etkilemediğini sormak istedim. Bende gittiğimde böyle bir programa katılmak istiyorum.
Okul ücretleri dönem dönem ve okuldan okula değişir.Ders başı 700$ gibi bir şeydi ve 7 ders almam gerekiyordu. Bu ücreti extra babysitting yaparak biriktirdim. Çocuklarla olan programı ailenin izni ve özverisinden dolayı etkilemedi. Ama her aile ile uygun olmayabilir bu ve çalışma saatlerinle. Bunu ailen ile görüşmen gerek.

  • Birde hangi bölgeyi ve üniversiteyi tercih etmem gerektiği konusunda söyleyebileceğin bir şeyler varsa çok teşekkür ederim.
Bunu kendin araştırmalısın. Öncelikle hangi bölümde okumak istediğini bul. Bu bölümde iyi olan üniversiteleri ve bu sektörde iyi olan eyaletleri çıkar. Ondan sonra o üniversitelerin ve sektörün olduğu şehirlere bak. Ben internet sektörünü düşündüğüm için California, Silicon Valley istemiştim ve şansıma denk geldi. Yalnız aupairlikte böyle şu şehri istiyorum yoksa gitmem dersen eşleşmeme ihtimalin çok yüksek olur. Şans eseri denk gelirse ne ala.

  • Eğer aileyle sorunlar yaşarsak değiştirme sansımız oluyor mu?
Evet ancak zor. Şöyle ki aile ile sorun yaşayıp Amerika'daki ajansına söylediğinde çözmen için yönlendiriyor ve diyor ki eğer şimdi ayrılırsan ailenden, yeni aile bulmak için sadece 2 haftan olacak vs.. Bu nedenle eğer aile ile sorun yaşıyorsan ajansa falan güvenme bir şekilde kendin aile bul ondan sonra ayrıl ve diğer aileye geç. Yoksa işin zor olur. Ayrıca Türkiye'deki ajansın müdahalesi de çok zor oraya. Dediğim gibi yasal olarak aileden ayrıldıktan sonra sadece 2 haftan oluyor ve Türkiye'deki ajans da daha fazlasını sunamayacaktır.

Yine sorun olursa bekliyorum idilkucuk@gmail.com


9 Temmuz 2014 Çarşamba

Ne Kadar Beklemeli?



Aupair olma süreci çok da kolay olamayabiliyor kimi zaman. Uzun süre beklemeniz gerekebiliyor örneğin. Bunun ortalaması nedir, ne kadar beklersem uzun sürer gibi sorularınıza maalesef net bir cevap veremeceğim ama bir kaç örnek ile aslında yardımcı olabileceğimi düşünüyorum.

Örneğin Aralık ayında başvurdunuz ve hala bekliyorsunuz, bu noktada bir sorun olabilir ve ajansınıza danışıp mutlaka detayları bugüne kadar kimin size baktığı gibi bilgileri edinmeye çalışın. Sisteme dahil olur olmaz ajansınızı sık boğaz etmeyin tabi, 2 ay sonunda hala kimse çıkmadıysa ben o ajansı basardım sanırım.

Ya da dönemler de etkili olabiliyor size gelen ailelerde. Örneğin aileler genelde yeni okul dönemi ile birlikte yeni aupair almak isterler. Ya da bir önceki aupairin dönemi zaten o tarihte bitiyordur gibi. Yani aileler daha yoğun olarak Mayıs, Haziran, Temmuz aylarında bakıyorlar aupairlere.

Sisteme dahil olmanızdan ortalama 10 gün sonra ailelerden haber çıkmaya başlar genelde. 2 ay içinde de 4-5 aile ile görüşürsünüz. Ama bunun bir standardı yoktur tabiki, sadece 2 ay sonunda kimse sizi aramadıysa hala ajansın kapısını mutlaka çalın. Ajansın sizi yönlendirmesi ve sorunun nerde olduğunu belirtmesi gerek, bunu yapmıyorsa belki de doğru bir ajans seçmemişsinizdir.



10 Nisan 2014 Perşembe

Aile Referans Mektubu



Aupair olmaya hazırlanan Öykü'nün bu süreçle ilgili bazı soruları var. Aşağıda yanıtlamak istiyorum:
  • Amerika aupairlerden baktığı çocukların ailesinden yazı istiyormuş. Bu yazıyı nasıl hazırlıyoruz. 
Bu aslında referans mektubu. Yani ne kadar süre baktığınızın yanı sıra çocukla nasıl bir iletişiminizin olduğu, çocuğa bakarken hangi sorumlulukları gerçekleştirdiğinizi belirtmeleri gerek. Sizden ne kadar memnun olduğukları güçlü yönleriniz vs.. 3 gibi bir sayı yeterli olacaktır ama bu baktığınız çocuk sayısı ile aynı aslında.

  • Hangi firma ile gitmem gerek? 
Bunu araştırarak kendin bulmalısın. En az 3 ayrı ajansla mutlaka görüş hangisi sana daha mantıklı geliyorsa onu seç. Zaten US'e gittikten sonra burdaki ajansın oradaki bir duruma müdahale etmesi çok zor, orada ailenin ajansı devreye giriyor. Ben Truva ile gitmiştim çok da memnun kalmıştım. Dediğim gibi pek çok yerle görüşüp kararını verebilirsin. Truva'yı seçme nedenim ozaman kampanya yapmış olmasıydı. Diğerlerine göre çok daha uygun fiyata gidebiliyordum. Ayrıca internette okuduğum bilgileri en çok destekleyen firma oydu.

  • 2 yıl sonra gideceğim, şuan açıöğretimde okuyorum, gitmişken de yüksek lisans yapmak istiyorum ama çok mu pahalı?
Şimdiden para biriktir bence aupair olarak giriş yaparsın sonra da özel bir okulda yüksek yaparsın. Açıköğretim mezunu olup orda yükseğe kabul edilir misin emin değilim araştırman gerek onu. Yüksek lisans için referanslar, ortalamalar dereceler gerekli vs.. Aupairken çok da elle tutulur para biriktiremezsin, garsonluk falan yapman gerek para biriktirmek için.

Bol şanslar...

20 Ekim 2013 Pazar

Hedefler Set Edildi Mi?

Henüz edilmediyse bir an önce belirleyin ve kolları sıvayın derim.

Hedeflerini belirleyip araştırmalarını yapan bir aupair adayı yazdı bana. Kafasında özellikle eğitimle ilgili soruları varmış aşağıda cevaplamak istedim.


  • Ben de sizin gibi kendimi pazarlama alanında geliştirmek istiyorum. Şu anda iyi seviyede ingilizcem var. Pazarlama eğitimi almak istiyorum yurtdışında ancak maddi imkanlarım yetersiz olduğu için en mantıklı seçenek Au-pair olarak gitmek. Kafama takılan tek şey gittiğimde yanında kalacağım aile eğitim almam konusunda vs anlayışlı olmazsa bütün hayallerim yarım kalır. 
Aileler sizi çocuklarınıza bakmanız için alıyor eğitiminiz onların önceliği değil. Sadece programın zorunlu kıldığı (sanırım 60 saatti) eğitimi aldırmakla yükümlüler. Bu da ordaki ingilizce eğitimi oluyor zaten. Ama şansınıza bu konuda size destek olabilecek bir aileye denk gelebilirsiniz. Bu konuda Türk aileler daha anlayışlı aslında yani üniversite mezunu bir Türk'ün oraya ne için gittiğini çok iyi biliyor ve yardımcı oluyorlar ama bu demek değilki "Türk aileye gidersem süper eğitim alırım vs".. Sonuçta onlar yıllardır orda yaşadıkları için artık bildiğiniz Türk ilgisi ve özverisine sahip olmayabilirler. Gitmeden önce telefonda tanıştığınız aileye biraz eğitimden bahsedebilirsiniz ama çok anlatırsanız sizin çocuk bakmaktan çok eğitim için gideceğinizi düşünerek cayabilirler de. Korkutmayın yani. Ya da ilk yılı benim yaptığım gibi geçirir 2. yılınızda buna ok diyen bir aile bulur ve devam edersiniz.


  • O parayı biriktirebilicek miyim? Çünkü fiyat olarak 4500-4800 $ yazıyor sadece eğitim masrafı. Sadece Aupairlikten kazandığınız para ile mi eğitimleri aldınız? 
Hayır tabiki. O para ancak haftasonu yemeye ve dolaşmaya gidiyor. Ekstra çocuk bakıyorsun onunla oluyor eğitim. Akşamları ve haftasonları yani her boş anında başka ailelere bakıcılığa gidiyorsun. Buna tabiki esas ailenin izin vermesi gerek. Craigslist'ten bulabilirsin aile. Ancak çok dikkatli olmakta yarar var sonuçta herkes ilan koyabiliyor buraya o nedenle temkinli olmanı öneririm. Genelde akşam babsitlik falan oluyor, yani çocukla 1 saat oynayıp sonra uyutuyorsun, yorucu olmayan ve iyi parası olan (aupairliğe göre) bir iş. Aupairlikte saati 4 dolara falan gelirken saatine 20 dolar aldığım oluyordu ekstrada.


  • Onun dışında da "The curriculum comprises 4 required courses (8 units) and a minimum of 2 elective courses (4 units) for a total of 12 semester units (180 hours of instruction). Candidates must pay a nonrefundable certificate registration fee." yazıyor. 12 dönem 3 yıl demek... 3 yıl boyunca orada kalmadınız anladığım kadarıyla.
Benim okul Berkeley'de Extension'dı ve 7 ders almam yetiyordu sertifika için. Toplam unitsi hatırlamıyorum. 7 dersi de sanırım max 3 yıl içinde tamamlamam gerekiyordu ama 1 yılda tamamladım. Her ders 3 ay sürüyordu ama aynı dönemde 3 ders alabilirsin zamanı ayarlarsan.


  • Bir yandan da çevre baskısı sen mühendis oldun, İngilizcen de var.Oraya gidip bebek bakıp ev mi temizleyeceksin diyenler oluyor. Benim düşüncem ise şu anki İngilizcemin profesyonel olmadığı ve bir şekilde gidip kendimi geliştirmem gerektiği yönünde. 
Yurtdışı deneyiminin her yönden okadar çok katkısı var ki bunu her geçen zaman ayrı ayrı anlıyorum. Ben mi şanslıydım diycem ama şansı da ortamı da kendimiz yaratıyoruz orda. Hiç bir şey yapamasan hayatının bir döneminde (ki başka hiç bir döneminde her şeyi bırakayım da bir Amerika'da yaşayıp geleyim diyemezsin) Amerika'da yaşamış oluyorsun. Diğer yazılarımda okuyabilirsin zaten neler kattığını. İngilizce gelişiyor, çevre yapıyorsun, o çevren döndükten sonra bile sana ne kapılar açabiliyor inanamazsın, evlenebilirsin, orda iş kurabilir ya da orda çalışabilirsin. Ha bunların hiç birini yapamayıp dönenler de çok tabiki. Ama hırslıysan, hedeflerin varsa, bunlar için çabalıyorsan illaki oluyor hiç de boşa geçmiş olmuyor. Bak insanlar şimdi ancak bayram tatilinde 10 günlüğüne gidip gezmeye çalışıyor oraları seninse en az 1 yıl yaşama imkanın olabilir. Tabiki oraya gittiğinde sana da koyacak, üniversite mezunuyum ama burda çocuk bakıyorum demek. Ya da aslında ülkende sahip olabileceğin statüye orada sahip olamamak, burada nerdese her akşam çıkabilecekken orada kazandığın para ile ancak starbuckstan 1 kahve ile takılmak. (orda starbucks ın hiç burdaki gibi havası yok)

Gerçekten düşünme daha fazla, sana uygun bir Aupair ajansını seç ve git derim. Umarım ailen bana çok kızmaz.

Sevgiler.

16 Eylül 2013 Pazartesi

Durumum Ne Kadar Vahim?

Düşünüp taşınıp aupairlik yoluna baş koymuş bir adaydan gelen sorular üzerine yazıyorum bu yazımı yine. Aşağıda sorularını ve yanıtlarımı bulabilirsiniz:
     

  • İngilizcem pre-intermediate -- intermediate civarı (konuşmam kem küm şu an), ehliyetim var usta şöför değilim ama geliştiriyorum şu ara.. Sigara kullanmıyorm, güleryüzlüyüm, çocuklarla aram iyi vesaire. Sence ne durumdayım ? Yani bi şirkete (ajans mı demeliyim) başvuru yapıp kabul edilme şansım yok mu?  İki gün önce telefonda bi şirketle görüştüm, en az upper-intermediate seviyesinde olmam gerektiğini ve en az 1 yıl araç kullanma deneyimim olması gerektiğini, aksi halde başvurumu alamayacağını söyledi. Yani bu mu gerçek. Çok iyi ingilizce mi konuşabilmem gerekiyor?
Hayır yani giderken anlaşman yeterli, net olarak seviye kuralını bilmiyorum. Ben giderken pre int olman yeterliydi. Bunu kafandan belirleme zaten illaki bir sınava gir orda dene umduğundan farklı çıkabilir. Hangi ajansla konuştun bilmiyorum ama Truva'yı bir dene istersen bir de onlarla konuş derim. Ve derim ki ortalama 5 farklı ajansla konuş ve öyle karar ver. Senin için hangisi en uygun olur ise onunla ilerle. Aile ile telefonda konuşabilmen önemli. Basic oruları yavaş yavaş soruyorlar zaten. Gittikten sonra da 3 ay sonra söküyorsun olayı.


  • Araç kullanmada çok mu iyi olmalıyım kabul edilebilmek için? Ne dersin hala şansım var mı? 
Başvurduğumda 2 yıllık ehliyetim vardı ve sürekli sürücü değildim arabam olmadığı için ama kullanıyordum. Gittiğimde orda da ehliyet aldım ve orda da alışmam gerekti. Hangi şehirde olursan ol olduğun şehirde yoksa da yeterli sayıda ajans günübirliğine İstanbul'a gel 3-4 ajansla görüş geri dön. Ajansın sana yardımı, evrakların toplanması, onlara ödeyeceğin miktar çok önemli. O nedenle 5 ajansla görüşmeden karar verme.


Bence kesinlikle durumun vahim değil gidebilirsin, dille ilgili kurallar değişmiş olabilir onları ajanstan öğrenmen gerek.


17 Mart 2013 Pazar

Yurdışı Deneyimi ve Aupair Maaşı



Bana gelen sorularla devam ediyorum yine bu yazıda. Daha sonra bana gelen maillerdeki soruların her birine ayrı bir blog yazısı hazırlayacağım ki daha kolay okuma imkanınız olur.

Mediha'nın bir kaç sorusu var. Onları buradan yanıtlamak istiyorum:

  • İngilizcemin pratik olmadan güzel bir seviyeye getiremeyeceğimi ve yurtdışı deneyiminin olması gerektiğini düşünüyorum. Yurtdışı tecrübesinin beni bir çok açıdan geliştireceğini, Türkiye'ye dönüş yaptığımda da bir çok iş imkanı sağlayacağı kanaatindeyim. Beni bu konu da biraz aydınlatır mısın? Sen neler düşünüyorsun. 
Kesinlikle katılıyorum. Buradaki ingilizce kursları grammer ı gerçekten iyi öğretiyor ama konuşabilmemiz için maalesef yeterli gelmiyor. Pilates yapmayı sadece videolardan izlediğinizi ama hiç yapmadığınızı düşünün. Tüm detayları iyice öğrenmiş olursunuz ama nasıl uygulanıyor emin olmazsınız. Bu biriktirdiklerinizi uyguladığınız an hepsi pekişmiş olur. Demiyorum ki sakın burdaki kurslara gitmeyin. Sadece intermediate seviyede olan biri kursun en üst seviyesini tamamlayana kadar harcadığı para ile Amerika'ya gidip 1 yıl kalma imkanı varken neden burda grammer ile yetinsin ki! Ben böyle yola çıkmıştım. Yurtdışı deneyiminin kattığı çok şey var, kaybedicek hiç bir şeyim yok en kötüsü atlar geri dönerim diyip gitmek gerek. Çevre ediniyorsun, iş çevresine bağlanabilir bu, dil gelişiyor, burada yapamayacağın pek çok sporla ilgilenebiliyorsun vs.. Bana bunlrın hepsini sağladı, vizyonum gelişti, zaten kendi ayakları üzerinde durabilen biriydim daha da sağlamlaştı. Yurtdışı deneyiminin illaki burda iş anlamında faydası var. Gözünün kariyer anlamında ne kadar yüksekte olduğu ile de ilgili bu. Amerika'da yapabileceğinin en iyisini yapmak için kastın mı burda illa işine yarar. Sertifika programlarını çok büyütme gözünde, döndüğümde uluslararası firmalara girmemi sağlamadı tek başına maalesef. Tabi iyi bir üniversitenin mühendislik ya da işletme bölümü mezunuysanız ardından US'de marketing programı sertifikanız olur ise benden çok işinize yarayabilir. Anadolu Reklamcılık ve Halkla İlişkiler mezunu olarak beni uluslararası firmalara Brand Manager Assistant olarak sokmaya yaramadı.  Ama aldığım sosyal medya dersi Efes Pilsen, Eti gibi çok büyük firmaların sosyal medya hesaplarını yönetme imkanı sağladı.


  • Ben işletme mezunuyum. Kendi alanımla ilgili bu sertifika programına nasıl  katılabilirim? Yazılarından okuduğum kadarı ile çok yüksek meblağlar ödemek durumundayız. Au pair kazancı ile bu miktarı ödeyebildin mi?
Çok çocuk baktım oralarda ama orda bunu bir ben değil bütün aupairler yapıyor. Yani extradan bahsediyorum. Gittiğin aile izin verdiği takdirde akşam ve h sonları başka ailelerin çocuklarına bakıp extra para kazanabilirsin. Bu sayede okulu halledebildim. Yoksa gezmeyi ve sosyalliği seven biriysen haftalık aldığın para h sonu biter zaten. Gittiğin bölgede araştırma yapacaksın nerede hangi okul ve hangi sertifika programı var diye. Aile seçerken bölgeye bu yüzden dikkat et. Okulların bol olduğu bir kaç şehir ve eyalet belirle ve oradan gelen ailelere yönel. O zaman okul ve program bulman kolaylaşır.


  • Ayrıca çok güzel gezmişsin bir yandan da eğlenmişsin. Bu kazanç bunca şeyi yapmana elveriyor mu? Yoksa aileden yardım almak zorunda kalıyor musun? 
Dediğim gibi extra çocuk baktım. En güzel parayı böyle yaparsın. Şuan ne kadar veriyorlar bilmiyorum ama çalıştığım esas ailede saat ücrtim 6 dolara falan geliyordu ama extra dan 12-15 dolar alabiliyordum saatine. Haftada 3 saatten 3 gece baksan mesela. Aileden bir-iki kez geldi destek bu arada. Ama gelmese de halledersin çok çalışarak.

Bu kazanç yetiyor mu?

Umarım yardımcı olabilmişimdir.
Sorunuz olduğunda lütfen mail atmaktan çekinmeyin.  idilkucuk@gmail.com



28 Aralık 2012 Cuma

Evdeki Erkek Sorun Olur Mu?


Yılın bu zamanı Amerika'da olmayı özlediğim zamanlardan biri işte. Holiday season diye geçen bu uzun süreçte hem Christmas hem New Year Eve kutlanır. 1 aydan uzun bir süre etraf süslü, evlerde kocaman yılbaşı ağaçları, altlarında kocaman hediye paketleri, şöminelere asılı çoraplar.. Filmde, dizide gördüğümüz bu renkli süslemeleri yerinde deneyimleme imkanı oldukça keyifli oluyor. Aupair olarak değil tatil amaçlı Amerika'ya giderseniz de holiday season'ı görün derim.

Emaille bana ulaşan bir aupair adayının sorularına yer vermek istiyorum yine. Umarım yardımcı olabilirim ve biraz aydınlatabilirim sizleri.

  • İngilizcem lisede ki hazırlık seviyemde yani temelim var ama konuşmakta ve anlamakta zorluk çekiyorum. Yani en azından telefonda konuşurken zorlanacağımı düşünüyorum. Aileler tanımak için aradığında yanlış anlaşma olursa diye korkuyorum sizce bu büyük problem mi? 
Telefonda bir şekilde anlaşıyorsun aslında ilk aradıklarında. Onlar zaten ingilizcemizin çok yeterli olmadığını ve oraya ingilizceyi geliştirme amaçlı gittiğimizi biliyorlar. Yani telefonda biraz anlaşırsan sorun olmayacaktır. Oraya gittikten sonra 3. ayında zaten her şeyi rahat anlar ve konuşur hale geleceksin. Tabi hiç konuşamıyor ve hiç anlamıyorsan bu problem, aile hiç bir dediğimi anlamıyor diye istemiyor. Ama burada aradıklarında telefonda birazcık konuşman mailleşmeleri iyi yapabiliyor olman olayı çözer. Anlamadığında boşver deyip geçme kesinlikle tekrarlattır. Çok hızlı konuşuyorlarsa söyle yavaş konuşsunlar vs.. Nasılda oraya gittiğinde 3 ayda çözeceksin.

  • Ne kadar rahat bir insansam da sonuçta Türkiye şartlarında ve kültüründe yetişmiş insanız. Gideceğimiz ailede ne kadar güvenilir olabilir ve evde yetişkin bir adamın olması biraz soru işareti yaratıyor. Türkiye'de bile onca şey yaşanırken. Sizce bu kafaya takılabilecek bir şey mi? Siz evde kendinizi güvende hissettiniz mi?
Bu konuda ne benim başıma bir şey geldi ne de bu kadar yıldır duydum. Bu kesin olmaz anlamına gelmez tabiki garantisini veremem ama oradaki yasa ve kurallar burdan çok daha iyi ve keskin. Aradaki ajans da daha detaylı araştırıyor buradakilere nazaran. Türkiye'de bile onca şey yaşanırken yazmışsın ya, burda yaşananların yarısı orda yaşanmaz. Zaten öyle vasat aileler almıyor aupairi, okumuş, belli maddi gelirin ve sosya ekonomik gruba ait aileler alıyor tabi gittiğin lokasyona da bağlı bu. Dediğim gibi kimse garanti edemez ama aklını buna takarsan çok tedirgin olursun. Benin ilk 1 yıl çalıştığım aile single mom'dı eşi yoktu ama sevgilisi ve onun arkadaşları da gelirdi eve. Fakat hiç birinden yanlış bir tavırla karşılaşmadım. İkinci ailem çiftti. Onların da hem arkadaşları hem akrabaları geldi eve yine hiç bir olumsuz bir şeyle karşılaşmadım aksine çok yardımseverdiler.

  • Ehliyetim var ama her gün araba kullanan biri değilim. Amerika'nın trafik kuralları vs.. ilk başlarda çok sıkıntı yaşanıyor mu acaba?
Ben de aynen senin gibi gitmiştim, ehliyetim vardı ancak arabam yoktu. İlk gittiğimde aile biraz pratik yaptırdı alıştım zaten. Trafik burdan çok daha rahat ve kolay. Yine gittiğin lokasyonla da alakalı. Çocukları okula götürürken otobana girmem gerekmezdi sokak aralarında zaten alıştım. 2. yılımda diğer aile kendi kullanımım için araba verdi zaten. Hele park çok kolay iki araba arasına falan girmen gerekmez. Kafamı tek karıştıran orada adres tarifi verilirken, daha kuzeyde, güneyde, ya da bakkalın doğusunda vs.. şeklinde veriliyor. Yönlerini iyi bilmen gerek sadece. Bizdeki gibi marketi geçince sola dön gibi değil.

  • Bu aklıma gelmemişti tecrübe ettim şöyle yapsam daha iyi olurmuş dediğiniz, sakın öyle yapma böyle yap uyaracağınız şeyler var mı?
Blogumda pek çok konuya değindim aslında her bir yazıyı okursan öneriler ve uyarılarımı görürsün detaylı. Onun dışında şunları diyebilirim. Aileyi kendine yakın ve akraban gibi görmeye çalış ve benim gibi evi otel gibi kullanma. Sen arayı açarsan onlar da sensen soğur. Ama sen sıcak tutarsan onlar seni aileden biri gibi kabul etmeye hazırlar. Ben işim bu sıkılıyorum deyip her boş anda evden çıktım, halbuki aile ile zaman geçirseydim aile gibi farklı olurdu. Tabi sakın kendinden de çok verme her şeylerine koşma iyiliğini istismar edilmesine izin verme.
Eğitim için gittiğini unutma ve en iyisini bulmak için çabala. Sakın ve sakın 1 yıl türklerden uzak dur. 1 arkadaşın bile olursa İngilizce yalan olur. Amaç ingilizce ise görüşmeyeceksin türklerle.

  • Stanford Üniversitesi'nden ders aldığınızı yazmışsınız, nasıl irtibat kurdunuz ve oraya gittikten ne kadar zaman sonra UC Berkeley'de ders almaya başladınız?
Stanford Üniversitesin'de Stanford Continuing Studies diye geçiyor internetten kaydını yapıp derslere girebiliyorsun.
3 ay gittim buraya 2 ders aldım. Mart ayında bitti aynı yıl haziranda da UC Berkeley Certification
Programına başladım.

  • Son olarak da, ailede sağlık problemleri var ne olacağı belli olmaz hani ailem olmasa hiç düşünmeden gidicem ama onları bırakıp oralara gitmek değer mi acaba?
Bu senin ailenle birlikte vereceğin bir karar. Kendin için artıları ve eksileri değerlendirerek karar vermen gerek. Gidersen çok şey kazanacağın kesin. Ancak ailevi konular olunca işin içinde senin kararın oluyor.


Aklınıza takılanlar var ise bana yazmayı unutmayın. idilkucuk@gmail.com


11 Eylül 2012 Salı

Bir Aupair Videosu


Aupair olmak istiyorsanız Türkiye'de bir ajansla anlaştıktan sonra ilk yapmanız gerekenlerden biri de sizi seçecek olan ailelere kendinizi anlatan belgeleri oluşturmak. Ailelerin, sizin sosyal hayat ve çocuklar ile olan deneyimlerinizi anlayabilmelerinin en güzel yollarından biri de bunu mümkün olduğunca canlandırarak görsellerle anlatmak olur. Burada yaratıcılığınız da işe yarayabilir.
Ben aupair olarak gittiğim zaman yazılı anlatıp fotoğraflar eklemiştim ama sanırım şimdi video isteniyor bunun için. Bu konu ile ilgili Başak'tan bir mail aldım dün, bu tanıtım videosunun nasıl olması ve nelere dikkat etmesi gerektiği hakkında.





Önerim şu şekilde olur, 

Sizi seçecek olan aileler kendi ailelerine ve yaşantılarına uygun, çocukları için ideal bir bakıcı arıyorlar. Sizin de o aile için doğru insan olduğunuzu anlatmanız en uygun aile ile eşleşebilmenize yardımcı olacaktır.
Hazırladığınız videonun çok uzun olmamasına dikkat edin, yoksa iş sıkıcı bir boyut kazanabilir. Kendinizi düşünün ne kadar uzunlukta bir videoyu sıkılmadan izleyebiliyorsunuz? Önerim max 2-3 dakika olur.

Aslında bu video sizi tanıtan kısa bir özet. Ama önemli ve çarpıcı noktaları yansıtıyor olmalı.

Sosyal hayatınız ve çocuk deneyimleriniz mutlaka içinde olmalı. Eğer yaptığınız sporlar vs.. var ise mutlaka gösterin ki sizin gibi faal bir aile ile eşleşme imkanınız olsun. Hobileriniz, arkadaşlarınızla neler yaptığınız vs..

Videonuzun müziği de çok önemli. Ne kadar eğlenceli ve hareketli olur ise o kadar izlenmeyi kolaylaştırır ve keyfini arttırır. Hatta bu aralara Amerika'da ünlü bir çizgi filmin soundtrackini de kullanabilirsiniz dikkat çekmek için. Çünkü bu videoları önce aileler ardından da çocukları izleyecek, eğer çocuklar büyükse birlikte de bakıyor olabilirler ve seçim sürecinde etkili olacaktır tercihleri.

Bir hikayesi, kurgusu olmasına dikkat edebilirsiniz mesela daha keyif verebilir belli bir sırayı izleyen videolar. Oradan oraya atlamayın konularda, çocuklarla iletişim, aileniz ve sosyal hayatınız kendi içinde bir grup olabilir ya da bağlantılı ise birlikte gösterebilirsiniz. Örneğin kayak yapıyorsunuzdur ve bunu yeğeninize de öğretmişsinizdir. O zaman her ikisini birlikte verebilirsiniz.

Video yapıyorsunuz diye sadece kayıt yapmanız da gerekmez bazı kısımlar kayıt, bazı kısımlar fotoğraf hatta bazı kısımlar da yazı ve çizim olabilir.

Kendinizi olduğu gibi yansıtmaya çalışın, olmadığınız gibi görünmek sizi orada mutsuz edebilir. Örneğin sosyal ve aktif bir yaşantınız olduğunu düşünün  burada ve siz bunlardan videoda bahsetmiyorsunuz. Ardından onlara çok uygun olduğunuzu düşünen bir aile (sizinle sosyalliği ve aktifliği hiç örtüşmeyen) ile eşleşiyorsunuz. Oraya gittiğinizde onların yaşantısı ile örtüşmeyen beklentileriniz sizi sıkıcı bir hayata sürükleyebilir.

İş deneyiminiz, okulunuz gibi detaylara çok da yer vermeye gerek yok eğer anaokulu vs.. gibi bir yerlerde eğitim ya da tecrübeniz yok ise. Çünkü aile sizin hangi üniversiteden mezun olduğunuzu zaten okuyor bilgilerde okulu videoda görmesine gerek yok. Dediğim gibi vurgulamanız gereken şeyler yabancı bir ülkede yepyeni insanlarla 1 yıl boyunca rahatça yaşayabileceğinizi göstermek ve onların çocuklarına çok iyi bakabileceğinizi anlatmak. Yalnızlık çekip sorun yaşar mısınız diye de korkuyorlar? Sonuçta tam bilmediğiniz bir dil, hiç bilmediğiniz bir kültür ve aile. Onlara bunların çok kolay olduğunu ve çok rahat iletişim kurabileceğinizi anlatmanız gerek.

Çok yaratıcı olmanıza gerek yok sonuçta sizi tanımaları için yapıyorsunuz bu videoyu ama ilginç ve çekici olması dikkat çekecektir.

Biraz stresli de olsa keyifli çekimler herkese...



10 Eylül 2012 Pazartesi

Aupairlik Yolunda Heyecan Dolu Anlar



Aupairlik fikrini duyup heyecanlananlardan biri de Dilek. Konuyu araştırmaya başladığından beri de birden çok soru aklına takılmış ve bazılarını da bizimle paylaştı. Onun sorularına verdiğim yanıtları aşağıda bulabilirsiniz. Yok bu çok uzun olmuş derseniz de 3 maddelik bir özetim de var en altında. 

Au pair'lık fikrini duyunca açıkçası çok heycanlandım. Ama tabiki aklımda bir çok soru işareti oluştu. Birkaç tanesini sizinle paylaşıp yanıt bulabilirsem çok sevinirim. 
Öncelikle hangi şirketi seçme konusunda çok kararsızım. Çok firma var ama güvenebileceğim bir firma konusunda çok tedirginim. 

  • Doğru firmayı bulabilmen için önerim mümkün olduğunca çok ajans ile görüşmen olur. Böylece doğrusunu ve iyi olanı kendin de ayırd edebilirsin. Ayrıca burdaki ajans sana gitmeden önce yardımda bulunuyor oraya gittikten sonra her şey oradaki ajansın elinde. Tabiki resmi ve yasal olarak böyle değil ancak gittiğinde anlıyorsun bunu. Asıl parayı veren seni alan aile ve onların ülkesindesin sonuçta. Orda bir sorunla karseılasetığında burdaki ajansa mail atacaksın, onlar uyanıp okuyacaklar, sana cevap yazacaklar, sorunu anlamaya çalışacaklar vs.... oldukça zaman geçicek ve belki sen çoktan çözmüş olucaksın. Burdaki ajansın da sen gitmeden önce doğru evrakları toplattığına ve senle her an ilgileendiklerine dikkat et, her soruna hemen cevap alıyor musun vs.. Tabi araştırmalarını hep internetten de devam ettir, öğrendiklerini ajansla teyitle. Ben de yüzyüze farklı şehirlerdeki aupair ajansları ile görüşüp pek çok forum okuyup diğer giden kişileri dinlemiştim. ozaman için bana en uygun gelen Truva ajansıydi ve onlarla gittim. Açıkçası ilgi ve alakalarından da çok memnun kaldım. Bu arada vericeğin ücret de çok önemli sonuçta hepsi aynı şeyi yapıyor.


Diğer bir sorum hangi eyaleti seçmem gerektiği. ben iktisadi ve idari bilimler fakultesi iktisat bölümü çıkışlıyım. aslında yurtdışında yüksek lisans yapmak da istiyorum. Nasıl gelişir bilmiyorum ama az çok eğitimimle ilgili de birşeyler yapmak istiyorum eyalet seçimimde bu konuda etkili olacaktır benim için. Kriter olarak neyleri belirlemem gerektiğini bilmiyorum aslında. 

  • Ben eyaleti kendi önceliklerim doğrultusunda belirledim, sana da bunu öneririm. Orya gitmekteki amacın ne ise onu en iyi gerçekleştirme imkanının olduğu eyaleti seçebilirsin. Örneğin ingilizcemi geliştirmenin ardından marketing eğitimi ve tecrübesi edinmekti. Okul ve iş imkanları açısından California'nın en doğru yer olduğuna inandım. Çok da doğru bir karar almışım. Şuankia kariyerimin temelleri orada atıldı, sosyal medyanın burada S'si konuşulurken ben orada dersini alıyordum vs... Sen de madem eğiti, diyorsun, okulları araştı, girebileceğine inandığın istediğin okulların olduğu eyaleti seç.


4 yaşından küçük çocukları seçmem daha mantıklı olur diye düşündüm ama sizin cevaplarınız emin olun bana ışık tutacaktır. 

  • Yaş konusunda bana zaman kalması açısından büyük çocuklarda çok ısrarcı oldum ve istediğim gibi bir aile ile de karşılaştım. Biri 6 biri 10 yaşındaydı çocukların. Ve bu sayede öğleden sonra çocuklar okuldan gelene kadar da gün bana kalıyordu. Ancak çocuklarla hiç bir duygusal paylaşımım yoktu ve pek de rahat hissetmiyordum. Tabi bu şans eseri çıkan aileye göre de değişebilir. Ama sanırım genel tecrübe kküçük çocukların daha iyi olduğu yönünde. Çünkü eşleşme sürecimde ajans da bana kküçü çocuklu aile seçeneğini kapama diye uyarmıştı. Ancak biran önce eşleşmelerimi istediklerini düşündüm ve dinlemedim onları. İkinci yılımda biri 3 aylık digeri 1,5 yaşında 2 çocuğa baktım ve çok daha mutlu oldum. En büyük nedeni de verdiğim ilgi ve sevgiyi çocukların sevgisi ve gülüşü ile alıyor olmamdı. Bu kadar önemli mi dersen, sonuçta senin işin ve ordaki yaşantın bu şekilde geçiyor. Bu işi yaparkenki tek tatmin ve geri dönüş bu çünkü.

Özetle;
Gideceğin ajansı seçebilmek için mümkün olduğunca çok ajansla yüzyüze görüş ve forumlarda diğer aupairlerin yorumlarını oku,
Seçeceğin eyaleti oradaki amacına göre belirle,
Çocuk olayı şansa bağlı yaş tek kriter değil maalesef ama önerim küçük çocuk olur.

Bol şanslar Dilek.

24 Şubat 2011 Perşembe

Bir hikaye paylaşıyorum bu sefer sizinle.izinli bir alıntıdır aşağıda okıyacağınız durum. Bana gelen maili yazdıktan sonra ona cevabı buradan vermek istiyorum ki aynı durumda olan arkadaşlara da ışık tutabilsin.

"Yaklaşık 2 senedir aupair lık için uğraşıyorum en başında ajans seçiminde Truva ve Explore arasında kalmıştım, Truva ozamanlar ingilizce için kurs sertifikası istediği için Explore a yöneldim çünkü amerikaya gitmiş gelmiş bir yakınımız olduğu için bu şirketi tercih ettim ama şuan soracak olursan pek memnun değilim ..
Bir çok belge bir çok şey istendi hazırladığım 12 dk lık tanıtım videom da dahil hepsinin tamamen bitmesi 3 ay önceydi ve 3 ay önce tüm belgelerim amerikadaki sponsor şirkete CHI aupair USA ya gitti , 1 ay öncede amerikadaki sponsor firma skype tan benimle bi görüşme yapmak istedi ekledik 1 saat görüştük yani konuşmaya çalıştım ama çok heyecanlandım kem küm takıldım durdum vs. kapattıktan sonrada 3 gün ağladım ya batırdıysam yüzüme gözüme bulaştırdıysam diye sonra istanbuldaki explore dan haber geldi görüşme iyi geçmiş tekrar bi görüşmeye gerek kalmamış .. sonra bekliyorduk ki dosyam artık ailelere açıksın ki amerikadaki sponsor firma 1987 yılı aşı tarihlerimi günü gününe istedi neyse aşı kartımı bulduk vs bi kaç olumsuz durumlar oldu sonunda 2 hafta önce teslim ettik ve dosyam profilim amerikalı ailelere açıldı 1 hafta önce ..
Şimdiki durum ise : halen aranmadım yani hiç bi amerikalı aileden hiç bir haber yok :( 1 mail bile yok artık psikolojim çok bozuldu her dk bakıyorum mail var mı skype ta ekleyen bi aile var mı telimi yanımdan ayırmıyorum ya ararlarsa die vs. vs. ama hiç bir haber yok :(
ingilizcemden de korkuyorum ya aradıklarında anlayamazsam konuşamazsam die .. ne zaman ararlar ne sorarlar? hiç bir şey bilmiyorum ve daha da gerildiğim nokta hadi oldu aile aradı anlaştık vs. ya sonrası? vize işlemleri nasl oluyor ya vize alamazsam ya her şey biterse ..
okadar çok soru var ki kafamda bir fikir bir yardım alabileceğim hiç kimsem yok ( bu şirketle giden yakınımız 2006 da gittiği için pek hatırlayamıyor ve sistem çok değişmiş ozamanlar bu şekilde deilmiş o yüzden bana pek yardımcı olamıyor )."


Cevabım:
İlk önerim şu olur: Amerika'da Aupairlik konusunda başarılı olan ajansın Türk temsilcisini bulup onunla gitmeye çalışın. Bunun için de Amerika'da aupair olan yada aupairlik yapmış kişilere danışın. Çünkü Amerika'ya gittiğinizde buradaki ajansa mail atıp dönüş almak yada onların müdahalesi okadar zaman alırki Amerika'daki ajans her şeyi çözmüş olur vs.. Orada parayı veren ailedir, parayı kazanan ise oradaki ajans. Ben Aupaircare ajansı ile oradaydım onların Türkiye temsilcisi Truva idi. Buradaki evrak işlemlerim sırasında Truva'dan çok memnun kaldım, oradayken sorun yaşadığımda Truvaya yazsam da kendim çözmem çok daha net ve temiz oldu.

2007'de US'e Aupair olarak gitmek istediğimde benden sadece belgeler ve çocuk bakıcılığı tecrübelerimi istediler. Video vs.. istenmedi. US'deki Aupair ajansından onay geldikten sonra aileler aramaya başladı. Kısa süreda aramalarının bir kaç nedeni vardı:
Sistemde online olduğumda yaz başıydı ve aileler ağustos sonu için aupair bakıyordu. Vize almanız işlemler vs.. tam denk gelen bir dönemdir ve en çok aupaire ihtiyaç duyulan dönem okul başlarkendir.
3 yıllık bir ehliyetim vardı.Ki bu aileler için çok önemli bir kriter aktif sürücü olmanız. Ehtliyetiniz yoksa unutun US'e aupair gitmeyi derim.
Sosyal olmam,üniversite mezunu olmam ve telefonda cana yakın konuşmam aileler için diğer artı durumlardı.
10 gün içinde sanırım 7-10 aile ile hem mail hemde tel ile görüştüm ki ingilizcem low intermediate seviyedeydi.
Aileler aramıyor diye çekinceleriniz varsa kaldırın bunları. Ve sakın ilk arayan aileye atlamayın.
Beni ilk arayan aile mezuniyet töreninde aradı ve doğal olarak konuşamadım. Ondan sonra konuştuğum aile ne kadar iyi ingilizcem olduğundan bahsediyordu. Düşünün iki farklı durumdaki halimi.

Sonuç olarak sanırım 4. aile ile anlaştım. 11 ay onlarla yaşadım. 11 ay sonra sorun yaşadığımız için ayrıldık. Daha çok hırs yapıp 1 yıl daha kalmaya karar verdim çünkü eğitim için gitmiştim ve tamamlamam gereken şeyler vardı. Hedeflerim için 1 yıl daha çocuk bakmaya karar verdim. UC Berkeley'i bitirdim çocuk bakarken. Vs... Şans yanımdaydı ama ne aileler, ne çocuk bakmak,ne okul ne çocuk bakıp, staj yapıp aynı anda okula gitmek kolay olmadı. Haftada 65 saat çalıştım. Ama başardım, yaptım! Ben yaptım! Koyduğum hedefi gerçekleştirdim. En mutlu eden noktası bu olduğu gibi,her ynü ile harika bir tecrübeydi.

İsteyin, hedef koyun ve yapın. İnanın kaybedeceğiniz hiç bir şey yok. Hele aupair olarak!

21 Haziran 2010 Pazartesi

Özlemek...



Bilemiyorum kaç Aupair'in başına geliyordur ama ben çok şaşırıyorum bu halime.
Amerika'dan döneli yani Aupair'liği bitireli 1 yıla yakın oldu. En son birlikte olduğum aile ile iletişimimiz neredeyse kalmadı. Ancak rüyalarımdan çıkmıyorlar.

Nasıl bir durumdur çözemedim. Ya bilinç altındakiler yada özlem buna neden oluyor. Çocukların büyümüş halini sadece Facebook'taki fotoğraflarında gördüğüm için rüyalarımda da bıraktığım minik halleriyle yer alıyorlar. Ama her seferinde çok ama çok özlediğimi fark ediyorum.

Dün gece yine o rüyalardan birini gördüm. Ufaklığı kucağımdan indirmiyordum. O kadar çok özlemişim ki öpe öpe bir hal oldum. Kendisi bıraktığımda 2.5 yaşındaydı. Şimdi 3.5. Rüyamda annesi elimden almak istiyor artık ama ben bırakmıyorum. Ve "madem o kadar çok istiyorsun gel geri ve bak yine çocuklara" diyor. Bende "yok iş olarak yapamam ama sevmeye gelirim böyle" diyorum. Bu sefer diğer rüyalardan farklı olarak anne ile de aramız çok iyiydi. Rüyalarımda hiç iyi olmadığımızı görüyordum nedeni de pek iyi ayrılmamış olmamız olsa gerek.

Kimi özlersem özleyeyim bu sıklıkla rüyalarımda görmemiştim. Ayrı bir duygu bu anlam veremediğim. Aupair'ken işimden o kadar şikayetçiydim ki, hayatta aklıma gelmezdi rüyalarımda göreceğim.

Sonuçta sevdiğin, bir yıl boyunca evini, hayatını paylaştığın insanlar, sevmediğinse yaptığın iş. Ancak kaybedilince anlaşılıyor sanırım değeri. Biraz geç de olsa anladım bunu.

PS: Benim ufaklığın aynen böyle bir teddy bear ı vardı yatarken elinden bırakmadığı.

8 Nisan 2010 Perşembe

Miami Tatili


İki haftanız var. Çok mu uzun geldi? Bütün yıl yorgunluğundan sonra anlamıyorsunuz bile o tatilin nasıl geçtiğini. Biterken de "yine mi çocuklar, yine mi iş" diyorsunuz.

Aupair'in yıllık tatil süresi 2 haftadır. Aile ile karşılıklı anlaşmanız üzerine istediğiniz her yere gidebilir haftaları bölerek kullanabilirsiniz. İster ülkenize ister başka ülkeye ister Amerika içinde bir yer. Tabi ülke dışına çıkarsanız vize konuları işin içine girecek uğraşacak zamanınız varsa ne ala ama ben hazır Amerika'dasınız burayı önce gezin derim. Böyle uzun bir tatilde de size uzak bir noktayı seçin derim. Hawaii, Miami California'da yaşayan biri için güzel seçeneklerden ikisi bence.

Hawaii'ye gitmek çok istemiştim ancak maddi durum buna el vermemişti. Maddi durum Miami'yi tercih etmemin bir nedeniyken diğeri de üniversiteden çok yakın arkadaşımın da Tennessee'de aupair olmasıydı. Ağustos ayının o sıcağında Miami'de buharlaştık ama süper bir tatil geçirdik. Buradan çıkarılacak ders yazın Miami'ye gitmemek olur. Ancak yazın daha ucuz olduğunu unutmayalım :)

San Francisco'da gece hayatını doya doya yaşayabildiğim için, tatili dinlenme ve etrafı gezme üzerine planladık. Ve tabiki hostelda kaldık. Bu en büyük tavsiyem olur sanırım. Özellikle Avrupa gezinizde ve Amerika'da mutlaka hostel deneyimini yaşayın hatta mümkün olduğu kadar kalabalık odada kalın. Tatilimizin çok güzel geçmesinin bir diğer etkeniydi odada kurduğumuz ve hala devam ettirdiğimiz arkadaşlıklar. İspanyol, İtalyan ve Amerikalı olan 5 erkekle aynı odada kaldık. "Aman nasıl yani erkeklerle mi?" demeyin. Emin olun çok daha rahattı. Çünkü ortada bıraktığımız hiç bir eşyanın kurcalanma, karışma ya da çalınma ihtimali olmuyor. Hatta dolaplarını, kilitlerini size verme inceliğinde bile olabiliyorlar. Tamamen international olması süper paylaşımlara ortam hazırladı. Zaten hostel mantığı sosyalleşmek için harika bir deneyim. Herkes gezgin ve genç. Anlatmaya, paylaşmaya hazır. Herkesle çok kolay tanışıp arkadaş olunabilen bir ortam. Yani Amerika'da tecrübe edilmesi gereken başka bir durum. Hostel seçimimiz uzun bir süreçti. Haritadan tam yerini öğrenmek fiyatları karşılaştırmak ve promosyonlarını incelemek. Ama çok doğru bir seçim yapmışız gidince anladık. (Jazz Hostel)

Miami'ye gelince. Bütün gün deniz, kum, güneş takıldık. Tabi kavrulduk ve sürekli yağlandık. Hostel South Beach'teydi. Böylece en meşhur plajın dibinde hem gündüz hem geceleri eğlenme imkanımız oldu.

Sonu gözükmeyen plajda hiç bir atraksiyon yok. Bizim beach clublardan sonra çok sakin geldi. Denizle cadde arasında çok geniş plaj ve park alanı olduğu için cadde kenarındaki bar ve restorantların denizi görme imkanı olmuyor. Sokak dizaynı ve çalışanların turistlere yaklaşımı bana Kuşadası'nı anımsattı. Bir paralel uzun caddede mağazalar var ve her yer turist kaynıyor. Bizi de İspanyol sanıyorlardı zaten.

Bir gün Miami downtown a gidip gezdik. Bir gün meşhur Florida Key lerinden Key West'e gittik. Aslında bu hostelin promosyonuydu. Eğer 3 gece 8 kişilik karma odada kalıyorsanız size bu turu hediye ediyorlardı. Tabi atladık. Amerika'nın en güney ucuna da gittik. Snorkeling yaptık. Denizin dibini izleme yani. Okyanusta rengarenk balıkları yukarıdan izlemek çok keyif vericiydi. Her gün aynı yerde denize girmekten sıkılınca da, atlayıp public transportation a şehrin bir ucuna gidip girdik denize.

Ozaman Miami'de de hiç bir şey yokmuş çok sıradan deyip geçmiştim ama şimdi geriye bakınca çok güzel tecrübeler yaşadığımı fark ediyorum. İyi ki yapmışım.

PS: Bu arada koca okyanusta yüzerken Türklerle karşılaşmıştık. Her yerde varız bir kez daha yüz yüze geldim bununla. Amerika'nın her köşesinde Türk var yani.

9 Mart 2010 Salı

Seçilme Zamanı

Aupair ajansına başvurdunuz, onayınız geldi ve ailelerin sizi aramasını bekliyorsunuz. Heyecanlı ve stresli bir dönem sizi bekliyor demektir. İlk aile beni kep törenimde aramıştı. O gürültüde, ilk kez telefonda ingilizce konuşmaya çalışıyor olmak daha da stresti. Ardından bu ailenin yorumu sanırım ingilizcemin yeterli olmadığıydı. Ki nedense başka hiç bir aile bu yorumu yapmadı.

İlk hafta hiç aile aramamasına rağmen sonraki haftada yaklaşık 10 aile ile görüşme şansım oldu. Çoğu aile önce mail atıyor ardından da size uygun zamanı sorup aramak istiyor. İlk arayan aileye hemen "tamam geliyorum bekle beni Amerika" demeyin derim. Neden derseniz, farklı ailelerin beklentilerini ve koşullarını kafanızda tartma fırsatınız olur. Yani bekleyip "aa kimse çıkmıyor bak bu çıktı hemen kabul edeyim" demeyin. İçinize sinmesini bekleyin, sonuçta en az bir yıl geçireceksiniz. Aylarca bekleyen arkadaşlarım oluyor ve sonra içlerine sinen aileye gidiyorlar. Buda demek değil ki hiç birini beğenmeyin 3 ay bekleyin.

Benim arzularım vardı mesela kafamda. Yaşları büyük çocukları olan aile ile eşleşmek ve California'da yaşamak gibi. Şansıma 7 ve 11 yaşında çocuğu olan San Francisco'ya 20 dk uzaklıkta yaşayan bir single mum aile aradı. 1 gün öncesi de neredeyse başka bir aileye tamam diyordum ki şansım varmış. Çok sevinerek atladım o aileye. Onlarda beni sevdi ki hemen kabul ettiler.

Telefondaki görüşme 2 kez oldu ve ok dediler. Kimileri uzun uzun konuşuyor ayrıntılı vs.. benimki öyle olmamıştı. Sonu ne oldu derseniz 11 ay sonra yollarımızı ayırdık. Farklı nedenlerle tabiki.

Ailenin sizinle uyup uymaması önemli, sizin özel yaşamınıza saygısı, free time ınıza ne kadar müdahale edeceği ve size nekadar tecrübe kazandırabileceği. Yani Türkiye'de bir yılınızı nasıl geçirirdiniz onu düşünerek, hiç tanımadığınız bir yerde ve bir ailenin yanında sıkılmadan bunu gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğinizi tartmaya çalışın. Nasılsa geçer demeyin koskoca bir yılınız zehir olabilir.

Ailenin beklentileri ve çalışma saatleri konusunda anlaştıktan sonra, sizde açıkça sorun neler yapmak istediğinizi ve onların size neler katabileceğini. Aupair ajansınız size sakın direk söylemeyin der. Evet mantıklı ilk telefonda "aslında ben master yapmak için Amerika'ya gitmek istiyorum ama param yok. Şimdi sizde kalayım sonra ona bakacağım."demeyin tabiki. Ama "ileride ingilizce eğitiminden sonra boş zamanlarımda mesleğimle ilgili eğitim almak isterim" diyebilirsiniz. Sonuçta size neden gelmek istediğinizi soracaklar. Toz pembe "ben çocukları çok severim yok kültürünüzü öğrenmek istiyorum" durumları ileride iki tarafı da mutsuz edebilir. Başında açık olmak gerek.

Benim ilk ailem sormuştu ve kendileri söylemişti. İlk dönem ingilizcenin geliştirirsin sonra marketing eğitimi alırsın diye. Tabi şunu unutmayalım. Biz çocuk bakıcısıyız. Orada bulunma ve o ailede yaşama amacımız o. Onun yanında boş kalan zamanda diğer arzularımızı gerçekleştirebiliriz ki bunun esnekliği çalışma saatlerimize ve ailenin inisiyatifine göre değişir.

Benim yaşı büyük çocuk isteme nedenlerimden biri de buydu. Bütün gün okulda olacakları için bana da okula gitme, eğitim alma zamanı kalıyordu. Ama bebekle ilgileniyorsanız akşam programı bulabilirsiniz yada belki haftasonu.

Videoda özetle 4 unsurdan bahsettim:

Açık ve net olun ama ailenin gözünü korkutmayın. Unutmayın çocukları için sizi başka ülkeden getirtiyorlar sizin eğitiminiz yada geleceğiniz için değil.