Stanford etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Stanford etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Eylül 2016 Cuma

Ah şu ingilizce yaktı bizi :)


Yine uzun aradan sonra yeni bi yazı ile blogu güncel tutmaya çalışıyorum. Aupair adayı Zeynep blogumda bulamadığı cevapları sormuş. Umarım aşağıdaki cevaplarımın herkese yararı dokunur. Blogumda bulamadığınız konularla ilgili sorularınızı bekliyorum.  

1. Programa katılmadan önce ingilizce seviyeniz aşağı yukarı ne kadardı (daha cok pratikte)?
 >> Telefonda aile ile konuşabilmiştim nasıl olduysa :) Intermediate diye biliyorum ya da low int. Hem lise hem üniversitede hazırlık okumuştum. Pratik bu şekilde yazılıda ise sınav verseler önüme hangi tense de kelime ne oluyordu onu düşünürdüm ezberden, şimdi ise o kuralların hiç birini hatırlamıyorum cümleleri okuyup takır takır cevapları pratikten yazabiliyorum. Gittiğimde ilk 3 ay telefonda konuşulanları anlamadım. Grup içinde yüzüme bakılıp sadece bana konuşulmuyorsa anlamadım vs. Bu seviyedeydim.

2. Amerikaya gittikten ne kadar süre sonra sertifika programına basvurdunuz, yani demek istediğim ingilizce seviyenizi ne kadar yukarı çektikten sonra başvurdunuz?
>> Merak etme ingilizce seviyen 3 ay sonra yeterli duruma gelecek o nedenle 3 aydan sonra istediğin zaman başvurabilirsin tabi aile ve şartlar izin verirse. Stanford'dan ders aldığımda sanırım 8-9 ay geçmişti ama ben ingilizcem gelişsin diye bekleyerek yapmadım öyle denk geldi sadece. Berkeley'deki sertifika programında ise zaten 1 yılı geçirmiştim.

3. Sertifika programı için üniversite mezuniyet dereceniz önemli midir?
>> Bu okuldan okula programdan programa değişiklik gösterebilir ama genelde önemli olmaz.

4. Aile ile çalışma saatleri kesin bir sekilde belli midir yoksa çok büyük esneklikler olmakta mi bu konuda?
>> Bu tamamen aile ve senin insiyatifine bağlı. Başında anlaştığınız ya da kuralların dışında çıkmak zorunda değilsin. Ama evin çalışanı olarak genelde kızlar ailenin isteklerini geri çevirmiyor. Yani bizde eve temizlik ya da yemek için gelen yardımcıları düşün biraz o seviyedesin orda. Örneğin bir yılbaşı aile benim dışarda planım var diye kendi yapamadı çünkü çocukları bırakçak yer bulamadı vs. Başka aupair olsa sırf aile talep etti diye kendi planını iptal eder evde oturur çocuk bakardı. Sonuçta senin izin günün karar sana kalmış. Çok net kurallar olmuyor tabi. Aile eve normalde 6 da geliyordur ve sen 6 da off oluyorsundur o gün işleri çıkar ek plan olur vs. beklemek zorunda kalırsın vs. Önemli olan senin kurallar çerçevesinde her şeye evet dememen.

5. Ücretli dil kursları bize Türkiye'deki acentaların verdigi fiyatlar kadar mıdır yoksa daha uygun olabiliyor mu?
>> İnan hiç bir fikrim yok zaten ücretli dil kursuna da gerek yok çünkü ingilizceyi kursta okulda değil ülkede şehirde yaşamda öğreneceksin. O nedenle ilk etapta free bir kursa yazıl ailenin gönlü olsun zaten ona program dahilinde bunu şart koşacaklar vs. Dedim ya şuan o derslerde öğrendiğimiz grammer kuralları ile değli tamamen pratik ile götürüyorum ingilizcemi.

6. Yüksek lisans bursu bulmak benim internet üzerinden araştırdığım kadarıyla çok zor gibi görünüyor ama gidip görme fırsatı bulan biri olarak sizcede öyle mi?
>> Bunu hiç araştırmadım, o nedenle yanıltmıyım seni. Ancak internette önüne çıkan seçenekten çok daha fazlası ile oraya gidince yüz yüze karşılaşabiliyorsun faydası orda. Belki okula internette denk gelmemişsindir, ya da X birinden başka bir yol öğreneceksin gidince vs..

Sonuç; hep dediğim hiç bir şey kaybetmiyorsunuz gittiğinizde en kötüsü şuan olduğunuz yerden yeniden başlarsınız Türkiye'de geriye gitmeyeceksiniz yani. Ki bu en kötüsü. Geldiğinizde hep en az bir adım önde başlayacaksınız. Tabi gittiğiniz gibi geri geliyorsanız o da sizin sorununuz ne diyim. Biraz hırs ve biraz çaba ile pek çok şey yaratabilirsiniz geleceğiniz için. Korkup önünüzü kesmeyin biraz cesaret. Risk almadan istediğinizi elde etmeniz zor. Belki de şuanki bilinmezlik yok olucak ve siz de benim gibi 2 yıl sonra herkese tavsiye ediyor olacaksınız.

 Sevgiler...


5 Ağustos 2014 Salı

Lise Mezunu Aupair Olur mu?



Aupairlik kültürel değişim programı diye adlandırılsa da iyi değerlendirildiğinde gezip tozmak, dili geliştirmek, yeni insanlar tanımak, eğitim almak gibi pek çok avantaj sağlayabiliyor. Ancak tek başına Türkiye'ye döndüğünğüzde pek de işinize yaramayabilir. Yani Amerika'ya aupair olarak gideyim arkasından Türkiye'ye döner süper bir işim olur gibi hayalleriniz olmasın yıkılırsınız! Aupairlik aslında geleceğiniz için bir araç, nasıl değerlendireceğiniz size kalmış. Yani aldığınız diplomalara aupairlikle bir şeyler daha katıp diğerlerinden mümkün olduğunca fazla fark yaratıyorsunuz.

Eğitime özellikle değiniyorum çünkü lise mezunu Cansu'nun aupairlik konusundaki sorularını yanıtlıyorum bu sefer:

  • Üniversite mezunu olmamam benim için bir dezavantaj mı? 
Aupair programında çok etkili olmayabilir bu ancak aileler bence buna da bakarlar seçerken. Bunun dışında kendi hayatın için soruyorsan, biraz göreceli diyebilirim. İleride ne olmak istediğin, ne kadar yükselmeyi, ne kadar para kazanmayı hedeflediğin, yaşam koşullarının nasıl olmasını istediğin, nasıl bir anne olmak istediğin, nasıl bir koca bulmak istedigin vs... ile alakalı bir durum. Çünkü aldığın eğitim bu saydıklarımın hepsini etkiliyor olacak ileriki yaşantında. Sadece iş bulmak olarak bakmaman gerekir olaya, asgari ücret ile bir yerde çalışabilirsin tabi ama hayattan istediğin bu mu sadece. Herkes ingilizce konuşuyor artık bu bir ayrıcalık değil hatta 10 yıl sonra hiç olmayacak. Kısacası ne yap et ya yurtdışında ki bu çok daha iyi olur ya d Türkiye'de üniversiteyi oku.
Benimde sizin gibi gidip orada serfitika programına katılmam mümkün mü yada bu süreç içerisinde lise mezunu olarak orada alabileceğim ve Türkiye'de iş bulmama yardımcı olacak farklı eğitim/program seçenekleri var mı?
Benim okula üniversite mezunu olmadan giremezsin, belki benzer seçenekler vardır bakman gerek lise mezunları için. Ancak yine söylüyorum nasıl bir hayat istiyorsun, lise mezunluğu ile nasıl bir iş ve ne maaşla nereye kadar gidebilirsin. Bunlar seni tatmin etmeye yetecek mi vs..

  • Gözüm karadır aslında kafama koyduğum şeyi yaparım ama bazen korkmuyor da değilim. Mesela ingilizcem iyidir ama pratiğim yok. İllaki mükemmel olmasını beklemiyorlar ve oraya geliştirmek için gittiğim ortada ama herhangi bir şeyi anlatamamak yada anlayamamak beni korkutuyor, 4 yıllık ehliyetim var fakat arabam olmadığı için (her ne kadar arada baba arabası kullanılsa da) ne yazık ki trafiğe çıkmış değilim buna ek olarak çocukların sorumluluğu gözümü korkutuyor. Çocukları çok seviyorum. 2 kuzenim elimde büyüdü diyebilirim ama yabancı birinin çocuğunun/çocuklarının sorumluluğunu almak gerçekten zor bir iş. "ya yanlış bir şey yaparsam " gibi düşüncelere kapılıp korkuyorum
Gözüm karadır diyorsun ancak bu yazdıkların hiç  da gözü kara birine uyan yorumlar değil. Bunlardan korkmaman gerek çok basit noktalara takılıyorsun. Denemeden bilemezsin kaybedecek bir şeyin yok ama aslında senin var çünkü üniversiteye gitmemişsin, öncelikle onu tamamlaman gerek. Bu korkular dediğim gibi denersin olmazsa dönersin. İngilizce için telefonda aile ile konuşabilmen gerek gitmeden önce takılır konuşamaz anlamazsan seçilmen zorlaşır. Aktif araba kullanmamış olabilirsin orda yeniden ehliyet alacaksın zaten biraz pratikle toparlarsın. Yanlış bir şey yapılabilir tabi çocuklara ama aileler bunu bilerek bakıcı alıyor senin de elinden geleni yapıyor olman gerek.

  • Son olarak seçeceğim ailede sizce nelere dikkat etmeliyim ? 
Verdikleri cevapların tutarlılığı,  sana olan samimiyet ve yardımcı olma isteklerine, oturdukları yer, çalışma saatlerin, bir gününün nasıl geçeceğine dair detaylı bir plan, senden neler beklediklerinin madde madde yazılması gibi konulara bakarsan oldukça yardımcı olacaktır. Daha önceden aupairlerinin olup olmaması da sana fikir verebilir.

Üniversite diploma açısından çok önemli bunu bir şekilde tamamla ve üzerine de ne koyabilirsen koymaya bak derim Cansu.

Umarım yardımcı olabilmişimdir.

28 Aralık 2012 Cuma

Evdeki Erkek Sorun Olur Mu?


Yılın bu zamanı Amerika'da olmayı özlediğim zamanlardan biri işte. Holiday season diye geçen bu uzun süreçte hem Christmas hem New Year Eve kutlanır. 1 aydan uzun bir süre etraf süslü, evlerde kocaman yılbaşı ağaçları, altlarında kocaman hediye paketleri, şöminelere asılı çoraplar.. Filmde, dizide gördüğümüz bu renkli süslemeleri yerinde deneyimleme imkanı oldukça keyifli oluyor. Aupair olarak değil tatil amaçlı Amerika'ya giderseniz de holiday season'ı görün derim.

Emaille bana ulaşan bir aupair adayının sorularına yer vermek istiyorum yine. Umarım yardımcı olabilirim ve biraz aydınlatabilirim sizleri.

  • İngilizcem lisede ki hazırlık seviyemde yani temelim var ama konuşmakta ve anlamakta zorluk çekiyorum. Yani en azından telefonda konuşurken zorlanacağımı düşünüyorum. Aileler tanımak için aradığında yanlış anlaşma olursa diye korkuyorum sizce bu büyük problem mi? 
Telefonda bir şekilde anlaşıyorsun aslında ilk aradıklarında. Onlar zaten ingilizcemizin çok yeterli olmadığını ve oraya ingilizceyi geliştirme amaçlı gittiğimizi biliyorlar. Yani telefonda biraz anlaşırsan sorun olmayacaktır. Oraya gittikten sonra 3. ayında zaten her şeyi rahat anlar ve konuşur hale geleceksin. Tabi hiç konuşamıyor ve hiç anlamıyorsan bu problem, aile hiç bir dediğimi anlamıyor diye istemiyor. Ama burada aradıklarında telefonda birazcık konuşman mailleşmeleri iyi yapabiliyor olman olayı çözer. Anlamadığında boşver deyip geçme kesinlikle tekrarlattır. Çok hızlı konuşuyorlarsa söyle yavaş konuşsunlar vs.. Nasılda oraya gittiğinde 3 ayda çözeceksin.

  • Ne kadar rahat bir insansam da sonuçta Türkiye şartlarında ve kültüründe yetişmiş insanız. Gideceğimiz ailede ne kadar güvenilir olabilir ve evde yetişkin bir adamın olması biraz soru işareti yaratıyor. Türkiye'de bile onca şey yaşanırken. Sizce bu kafaya takılabilecek bir şey mi? Siz evde kendinizi güvende hissettiniz mi?
Bu konuda ne benim başıma bir şey geldi ne de bu kadar yıldır duydum. Bu kesin olmaz anlamına gelmez tabiki garantisini veremem ama oradaki yasa ve kurallar burdan çok daha iyi ve keskin. Aradaki ajans da daha detaylı araştırıyor buradakilere nazaran. Türkiye'de bile onca şey yaşanırken yazmışsın ya, burda yaşananların yarısı orda yaşanmaz. Zaten öyle vasat aileler almıyor aupairi, okumuş, belli maddi gelirin ve sosya ekonomik gruba ait aileler alıyor tabi gittiğin lokasyona da bağlı bu. Dediğim gibi kimse garanti edemez ama aklını buna takarsan çok tedirgin olursun. Benin ilk 1 yıl çalıştığım aile single mom'dı eşi yoktu ama sevgilisi ve onun arkadaşları da gelirdi eve. Fakat hiç birinden yanlış bir tavırla karşılaşmadım. İkinci ailem çiftti. Onların da hem arkadaşları hem akrabaları geldi eve yine hiç bir olumsuz bir şeyle karşılaşmadım aksine çok yardımseverdiler.

  • Ehliyetim var ama her gün araba kullanan biri değilim. Amerika'nın trafik kuralları vs.. ilk başlarda çok sıkıntı yaşanıyor mu acaba?
Ben de aynen senin gibi gitmiştim, ehliyetim vardı ancak arabam yoktu. İlk gittiğimde aile biraz pratik yaptırdı alıştım zaten. Trafik burdan çok daha rahat ve kolay. Yine gittiğin lokasyonla da alakalı. Çocukları okula götürürken otobana girmem gerekmezdi sokak aralarında zaten alıştım. 2. yılımda diğer aile kendi kullanımım için araba verdi zaten. Hele park çok kolay iki araba arasına falan girmen gerekmez. Kafamı tek karıştıran orada adres tarifi verilirken, daha kuzeyde, güneyde, ya da bakkalın doğusunda vs.. şeklinde veriliyor. Yönlerini iyi bilmen gerek sadece. Bizdeki gibi marketi geçince sola dön gibi değil.

  • Bu aklıma gelmemişti tecrübe ettim şöyle yapsam daha iyi olurmuş dediğiniz, sakın öyle yapma böyle yap uyaracağınız şeyler var mı?
Blogumda pek çok konuya değindim aslında her bir yazıyı okursan öneriler ve uyarılarımı görürsün detaylı. Onun dışında şunları diyebilirim. Aileyi kendine yakın ve akraban gibi görmeye çalış ve benim gibi evi otel gibi kullanma. Sen arayı açarsan onlar da sensen soğur. Ama sen sıcak tutarsan onlar seni aileden biri gibi kabul etmeye hazırlar. Ben işim bu sıkılıyorum deyip her boş anda evden çıktım, halbuki aile ile zaman geçirseydim aile gibi farklı olurdu. Tabi sakın kendinden de çok verme her şeylerine koşma iyiliğini istismar edilmesine izin verme.
Eğitim için gittiğini unutma ve en iyisini bulmak için çabala. Sakın ve sakın 1 yıl türklerden uzak dur. 1 arkadaşın bile olursa İngilizce yalan olur. Amaç ingilizce ise görüşmeyeceksin türklerle.

  • Stanford Üniversitesi'nden ders aldığınızı yazmışsınız, nasıl irtibat kurdunuz ve oraya gittikten ne kadar zaman sonra UC Berkeley'de ders almaya başladınız?
Stanford Üniversitesin'de Stanford Continuing Studies diye geçiyor internetten kaydını yapıp derslere girebiliyorsun.
3 ay gittim buraya 2 ders aldım. Mart ayında bitti aynı yıl haziranda da UC Berkeley Certification
Programına başladım.

  • Son olarak da, ailede sağlık problemleri var ne olacağı belli olmaz hani ailem olmasa hiç düşünmeden gidicem ama onları bırakıp oralara gitmek değer mi acaba?
Bu senin ailenle birlikte vereceğin bir karar. Kendin için artıları ve eksileri değerlendirerek karar vermen gerek. Gidersen çok şey kazanacağın kesin. Ancak ailevi konular olunca işin içinde senin kararın oluyor.


Aklınıza takılanlar var ise bana yazmayı unutmayın. idilkucuk@gmail.com