amerika etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
amerika etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2018 Pazar

Hala Aile Bekliyorum ...



Sisteme kaydınız yapıldı ama hala belkiyorsunuz. Çok mu uzun bekledim, acaba aile bulamayacak mıyım, neden eşleşemiyorum gibi pek çok soru aklınıza takılmaya başladı ve huzursuz oluyorsunuz.
İçinizi rahatlatmak ve elinizden gelenin en iyisini yaptığınıza inanmak için aşağıdaki adımları bir kez daha gözden geçirebilirsiniz.

  • Tanıtım materyalleri: 
    • Kendinizi tanıttığınız video, fotoğraf yazı ne kadar heycanverici? 
    • Açıkça deneyimlerinizden bahsediyor musunuz? 
    • Sizi alacak aile bu materyallere baktığında sizi gerçekten tanıyıp güvenebilir mi? 
    • Oraya gittiğinizde kendi ayakları üzerinde durup, ülke ve aile özleminin sorun oluşturmayacağını gösteriyor mu?
    • Sosyalliğinizi gösteriyor musunuz? 
    • Kendinize güvendiğinizi gösterebiliyor musunuz?
  • İngilizce seviyem: 
    • Mail yazarken ve telefonda konuşurken derdinizi anlatacak ve karşı tarafı anlayacak kadar olması ilk başta yeterli. Eğer hiç anlayamıyor ya da kendinizi anlatamıyorsanız bu sorun olacaktır. 
    • Telefonda kelimeler aklınıza gelmiyor olabilir ancak söylemek istediğinizi birden çok cümle ile de olsa anlatmanız önemli. 
  • Türk olmak:
    • Bunun ne kadar etken olduğu konusunda net yorum yapamayacağım ancak günümüz koşullarında dışarıdaki algımızın iyi olmadığı açık. Amerika'da Aupair almak isteyen aileler bizim gündemimizi bizden iyi takip ediyorlar. Bir de onlar bu gündemi bizim maruz kaldığımız medyadan değil dış, açık olan yabancı medyadan takip ediyor. Ordan duyduklarından sonra bir Türk'ü evde ağırlamak onla yaşamak konusunda sahip oldukları algı tercihlerini etkiliyor olabilir. Rakibiniz Avrupalılar unutmayın. Kişisel özelliklerinizle önlerine geçebilirsiniz. Zira siz çok daha eğitimli ve vizyonlusunuz ki üniversite eğitimi sonrası daha iyi bir kariyer ya da gelecek için çocuk bakmaya razısınız. Onlar ise çoğunlukla gezmek yeni yerler görüp eğlenmek için bunu yapıyorlar. Farkınızı açıkça ortaya koymaktan çekinmeyin.

Aileler onlar evde yokken çocuklarını doğru insana emanet etmek ister. Hem kendi kurallarını dinleyecek, hem de çocuklarının eğlenip keyif alabileceği anlaşabileceği  biri olsun isterler. 
Bunu hem materyallerinizde hem de görüşmelerinizde yansıtmanız çok önemli. 
Okulda yaptığınız bir aktivite, katıldığınız eğitim ya da spor aslında aileyi çok da etkileyebilir. O nedenle ilgi alanlarınızı ve yetkinliklerinizi anlatmaktan çekinmeyin. 

Herkese bol şans.

23 Haziran 2017 Cuma

İstanbul Dışından Aupair Olmak

Sultan Ankara'dan sormuş:


* Ankara'da oturuyorum ama aracı şirket bulamadım bi türlü sizinle irtibata geçen arkadaşlardan Ankara merkezde bir şirket öneren oldu mu ya da önerebilecek var mıdır?
>>>Ankara'da 1 yıl yaşamama rağmen bilmiyorum ama illaki vardır. Ben Eskişehir'de okurken İstanbul'a atlayıp günübirlik geldim burdaki şirketlerle görüşüp seçip anlaştım sen de yapabilirsin.

*Amerika'ya gittiğimde orada üniversitelerin sertifikalı programlarına katılmak istiyorum bunun için kendime kriter ve şu olsa güzel olur dediğim bi eyalet belirlemem lazım sanırım. Elbette asıl araştırmayı gittikten sonra yapmam lazım ama burdan da gitmeden bir ön bilgi amaçlı nasıl araştırabilirim?
>>>Google amca gibi bir güzellik var elinin altında. Eyaletlerdeki üniversiteleri listele teker teker programlarına bak vs. Ayrıca bloglarda üniversitelerle ilgili bilgiler de vardır.

*Bir de malum ingilizce daha önce ingilizce kursuna gittim. Çok geliştirebildiğimi düşünmüyorum. Şimdi gitmeden biraz pratik yapayım diye kendim biraz ingilizce çalışmaya başladım ama yine de konuşabileceğimi zannetmiyorum. Kendime bu konuda bir güvensizliğim var. Sizce yine de gitmeli miyim ya da gidince çok zorluk çeker miyim ?
>>>Zaten iyi değilse ajans sınavdan sonra gel sana kurs vereyim der gidemezsin yani öle çat diye. Telefonda aile ile konuşabilcek seviyede isen de konuşur ve eşleşirsin.İlk 3 ay orda zorlanırsın sonra şakır şakır.

*Bir de maddi anlamda çok yıpratıcı olur mu burdan gitme süreci. Tahmini söyleyebileceğiniz bir rakam var mı ?
>>>1000dolar ajansa vericeksin, yanına da 1000 dolar al git. 

27 Ocak 2017 Cuma

Çocuk Bakarken Çalışmak Para Biriktirmek ...


Tek sorumuz var Dilek'ten ....

Ailenin yanında çalıştığım süre haricinde kendime ait zamanlarda başka bir işte çalışabilir miyim? Bunu diğer ailelerin çocuklarına bakarak gerçekleştirdiği biliyorum :) fakat ben bunun dışında mesela garsonluk ya da kendi mesleğime yakın bir şeyler veya hiç bilgim olmayan bir alanda çalışmaya başlayıp başlayamayacağımı merak ediyorum. Kesinlikle au pair sorumluluklarını aksatmak yarıda bırakmak gibi bir düşüncem yok kuralları biliyorum :) Benim isteğim örneğin boş vakitlerimde evin yakınlarındaki bir restorantta ücretsiz bile olabilir bir şekilde çalışmaya başlamak mesela bir aşçıya yardım ederek ... Veya oradaki Türk firmalarında herhangi bir işe alınırsam 2 yıllık sürem dolduğunda bu firmada çalışıyor olmak bana abd de yasama ve çalışma hakkı getirir mi?

>>>> Yasal olarak bu mümkün değil. Aupairlikte anlaşmış olduğunuz aileye haftada max 45 saat olmak üzere çalışma ile yükümlüsünüz. Bunun dışındaki süreçler yasal değildir. Ancak ek gelir için ailenin de bilgisi dahilinde başka çalışma alanları deneme imkanınız olabileceği gibi olamayabilir. Bunu ancak oraya gittikten sonra keşfedebilirsiniz. Oradaki kurallar ve yasalar çerçevesinde aile buna pek izin vermeyecektir.


16 Eylül 2016 Cuma

Ah şu ingilizce yaktı bizi :)


Yine uzun aradan sonra yeni bi yazı ile blogu güncel tutmaya çalışıyorum. Aupair adayı Zeynep blogumda bulamadığı cevapları sormuş. Umarım aşağıdaki cevaplarımın herkese yararı dokunur. Blogumda bulamadığınız konularla ilgili sorularınızı bekliyorum.  

1. Programa katılmadan önce ingilizce seviyeniz aşağı yukarı ne kadardı (daha cok pratikte)?
 >> Telefonda aile ile konuşabilmiştim nasıl olduysa :) Intermediate diye biliyorum ya da low int. Hem lise hem üniversitede hazırlık okumuştum. Pratik bu şekilde yazılıda ise sınav verseler önüme hangi tense de kelime ne oluyordu onu düşünürdüm ezberden, şimdi ise o kuralların hiç birini hatırlamıyorum cümleleri okuyup takır takır cevapları pratikten yazabiliyorum. Gittiğimde ilk 3 ay telefonda konuşulanları anlamadım. Grup içinde yüzüme bakılıp sadece bana konuşulmuyorsa anlamadım vs. Bu seviyedeydim.

2. Amerikaya gittikten ne kadar süre sonra sertifika programına basvurdunuz, yani demek istediğim ingilizce seviyenizi ne kadar yukarı çektikten sonra başvurdunuz?
>> Merak etme ingilizce seviyen 3 ay sonra yeterli duruma gelecek o nedenle 3 aydan sonra istediğin zaman başvurabilirsin tabi aile ve şartlar izin verirse. Stanford'dan ders aldığımda sanırım 8-9 ay geçmişti ama ben ingilizcem gelişsin diye bekleyerek yapmadım öyle denk geldi sadece. Berkeley'deki sertifika programında ise zaten 1 yılı geçirmiştim.

3. Sertifika programı için üniversite mezuniyet dereceniz önemli midir?
>> Bu okuldan okula programdan programa değişiklik gösterebilir ama genelde önemli olmaz.

4. Aile ile çalışma saatleri kesin bir sekilde belli midir yoksa çok büyük esneklikler olmakta mi bu konuda?
>> Bu tamamen aile ve senin insiyatifine bağlı. Başında anlaştığınız ya da kuralların dışında çıkmak zorunda değilsin. Ama evin çalışanı olarak genelde kızlar ailenin isteklerini geri çevirmiyor. Yani bizde eve temizlik ya da yemek için gelen yardımcıları düşün biraz o seviyedesin orda. Örneğin bir yılbaşı aile benim dışarda planım var diye kendi yapamadı çünkü çocukları bırakçak yer bulamadı vs. Başka aupair olsa sırf aile talep etti diye kendi planını iptal eder evde oturur çocuk bakardı. Sonuçta senin izin günün karar sana kalmış. Çok net kurallar olmuyor tabi. Aile eve normalde 6 da geliyordur ve sen 6 da off oluyorsundur o gün işleri çıkar ek plan olur vs. beklemek zorunda kalırsın vs. Önemli olan senin kurallar çerçevesinde her şeye evet dememen.

5. Ücretli dil kursları bize Türkiye'deki acentaların verdigi fiyatlar kadar mıdır yoksa daha uygun olabiliyor mu?
>> İnan hiç bir fikrim yok zaten ücretli dil kursuna da gerek yok çünkü ingilizceyi kursta okulda değil ülkede şehirde yaşamda öğreneceksin. O nedenle ilk etapta free bir kursa yazıl ailenin gönlü olsun zaten ona program dahilinde bunu şart koşacaklar vs. Dedim ya şuan o derslerde öğrendiğimiz grammer kuralları ile değli tamamen pratik ile götürüyorum ingilizcemi.

6. Yüksek lisans bursu bulmak benim internet üzerinden araştırdığım kadarıyla çok zor gibi görünüyor ama gidip görme fırsatı bulan biri olarak sizcede öyle mi?
>> Bunu hiç araştırmadım, o nedenle yanıltmıyım seni. Ancak internette önüne çıkan seçenekten çok daha fazlası ile oraya gidince yüz yüze karşılaşabiliyorsun faydası orda. Belki okula internette denk gelmemişsindir, ya da X birinden başka bir yol öğreneceksin gidince vs..

Sonuç; hep dediğim hiç bir şey kaybetmiyorsunuz gittiğinizde en kötüsü şuan olduğunuz yerden yeniden başlarsınız Türkiye'de geriye gitmeyeceksiniz yani. Ki bu en kötüsü. Geldiğinizde hep en az bir adım önde başlayacaksınız. Tabi gittiğiniz gibi geri geliyorsanız o da sizin sorununuz ne diyim. Biraz hırs ve biraz çaba ile pek çok şey yaratabilirsiniz geleceğiniz için. Korkup önünüzü kesmeyin biraz cesaret. Risk almadan istediğinizi elde etmeniz zor. Belki de şuanki bilinmezlik yok olucak ve siz de benim gibi 2 yıl sonra herkese tavsiye ediyor olacaksınız.

 Sevgiler...


5 Ocak 2015 Pazartesi

Au pair Ailesini Seçerken Nelere Dikkat Etmeli?

Eşleşeceğiniz aileyi seçerken dikkat etmenizi önerdiğim 4 unsur var. Bunların hiç birine körü körüne bağlanmayın derim yoksa eşleşme ihtimaliniz düşecektir. Kendiniz için bir öncelik sıralaması yapabilirsiniz:


3 Ocak 2015 Cumartesi

Au Pair Haftalık Maaşı Yeterli mi?

Bir önceki yazımda artık video çekmeye başladığımdan bahsetmiştim. Au pairlerin haftalık kazandıkları paranın yetip yetmediğini soranlarınız oluyordu. Şuan için 195,75$ haftalık maaş veriliyor au pairlere. Ayda yaklaşık 800$-1000$ gibi bir rakam olabiliyor elinize geçen.

Acaba bu para Amerika'daki yaşantınızı karşılamaya yetecek mi? Sorunun cevabı videomuzda.



İzlesene kanalıma abone olmak için: http://www.izlesene.com/aupairgercekleri
Youtube kanalıma abone olmak için: https://www.youtube.com/channel/UCJ0YOI4odouVro0rQCRhPUQ

15 Ağustos 2014 Cuma

Kişiselleştirilmiş Aupairlik


Burcu'dan gelen sorulara aşağıda yanıtlarımı bulabilirsiniz:

  • Üniversitede sertifika programına katıldığınızı okudum ve bunun ücretini ve çocuklarla olan programı etkileyip etkilemediğini sormak istedim. Bende gittiğimde böyle bir programa katılmak istiyorum.
Okul ücretleri dönem dönem ve okuldan okula değişir.Ders başı 700$ gibi bir şeydi ve 7 ders almam gerekiyordu. Bu ücreti extra babysitting yaparak biriktirdim. Çocuklarla olan programı ailenin izni ve özverisinden dolayı etkilemedi. Ama her aile ile uygun olmayabilir bu ve çalışma saatlerinle. Bunu ailen ile görüşmen gerek.

  • Birde hangi bölgeyi ve üniversiteyi tercih etmem gerektiği konusunda söyleyebileceğin bir şeyler varsa çok teşekkür ederim.
Bunu kendin araştırmalısın. Öncelikle hangi bölümde okumak istediğini bul. Bu bölümde iyi olan üniversiteleri ve bu sektörde iyi olan eyaletleri çıkar. Ondan sonra o üniversitelerin ve sektörün olduğu şehirlere bak. Ben internet sektörünü düşündüğüm için California, Silicon Valley istemiştim ve şansıma denk geldi. Yalnız aupairlikte böyle şu şehri istiyorum yoksa gitmem dersen eşleşmeme ihtimalin çok yüksek olur. Şans eseri denk gelirse ne ala.

  • Eğer aileyle sorunlar yaşarsak değiştirme sansımız oluyor mu?
Evet ancak zor. Şöyle ki aile ile sorun yaşayıp Amerika'daki ajansına söylediğinde çözmen için yönlendiriyor ve diyor ki eğer şimdi ayrılırsan ailenden, yeni aile bulmak için sadece 2 haftan olacak vs.. Bu nedenle eğer aile ile sorun yaşıyorsan ajansa falan güvenme bir şekilde kendin aile bul ondan sonra ayrıl ve diğer aileye geç. Yoksa işin zor olur. Ayrıca Türkiye'deki ajansın müdahalesi de çok zor oraya. Dediğim gibi yasal olarak aileden ayrıldıktan sonra sadece 2 haftan oluyor ve Türkiye'deki ajans da daha fazlasını sunamayacaktır.

Yine sorun olursa bekliyorum idilkucuk@gmail.com


5 Ağustos 2014 Salı

Lise Mezunu Aupair Olur mu?



Aupairlik kültürel değişim programı diye adlandırılsa da iyi değerlendirildiğinde gezip tozmak, dili geliştirmek, yeni insanlar tanımak, eğitim almak gibi pek çok avantaj sağlayabiliyor. Ancak tek başına Türkiye'ye döndüğünğüzde pek de işinize yaramayabilir. Yani Amerika'ya aupair olarak gideyim arkasından Türkiye'ye döner süper bir işim olur gibi hayalleriniz olmasın yıkılırsınız! Aupairlik aslında geleceğiniz için bir araç, nasıl değerlendireceğiniz size kalmış. Yani aldığınız diplomalara aupairlikle bir şeyler daha katıp diğerlerinden mümkün olduğunca fazla fark yaratıyorsunuz.

Eğitime özellikle değiniyorum çünkü lise mezunu Cansu'nun aupairlik konusundaki sorularını yanıtlıyorum bu sefer:

  • Üniversite mezunu olmamam benim için bir dezavantaj mı? 
Aupair programında çok etkili olmayabilir bu ancak aileler bence buna da bakarlar seçerken. Bunun dışında kendi hayatın için soruyorsan, biraz göreceli diyebilirim. İleride ne olmak istediğin, ne kadar yükselmeyi, ne kadar para kazanmayı hedeflediğin, yaşam koşullarının nasıl olmasını istediğin, nasıl bir anne olmak istediğin, nasıl bir koca bulmak istedigin vs... ile alakalı bir durum. Çünkü aldığın eğitim bu saydıklarımın hepsini etkiliyor olacak ileriki yaşantında. Sadece iş bulmak olarak bakmaman gerekir olaya, asgari ücret ile bir yerde çalışabilirsin tabi ama hayattan istediğin bu mu sadece. Herkes ingilizce konuşuyor artık bu bir ayrıcalık değil hatta 10 yıl sonra hiç olmayacak. Kısacası ne yap et ya yurtdışında ki bu çok daha iyi olur ya d Türkiye'de üniversiteyi oku.
Benimde sizin gibi gidip orada serfitika programına katılmam mümkün mü yada bu süreç içerisinde lise mezunu olarak orada alabileceğim ve Türkiye'de iş bulmama yardımcı olacak farklı eğitim/program seçenekleri var mı?
Benim okula üniversite mezunu olmadan giremezsin, belki benzer seçenekler vardır bakman gerek lise mezunları için. Ancak yine söylüyorum nasıl bir hayat istiyorsun, lise mezunluğu ile nasıl bir iş ve ne maaşla nereye kadar gidebilirsin. Bunlar seni tatmin etmeye yetecek mi vs..

  • Gözüm karadır aslında kafama koyduğum şeyi yaparım ama bazen korkmuyor da değilim. Mesela ingilizcem iyidir ama pratiğim yok. İllaki mükemmel olmasını beklemiyorlar ve oraya geliştirmek için gittiğim ortada ama herhangi bir şeyi anlatamamak yada anlayamamak beni korkutuyor, 4 yıllık ehliyetim var fakat arabam olmadığı için (her ne kadar arada baba arabası kullanılsa da) ne yazık ki trafiğe çıkmış değilim buna ek olarak çocukların sorumluluğu gözümü korkutuyor. Çocukları çok seviyorum. 2 kuzenim elimde büyüdü diyebilirim ama yabancı birinin çocuğunun/çocuklarının sorumluluğunu almak gerçekten zor bir iş. "ya yanlış bir şey yaparsam " gibi düşüncelere kapılıp korkuyorum
Gözüm karadır diyorsun ancak bu yazdıkların hiç  da gözü kara birine uyan yorumlar değil. Bunlardan korkmaman gerek çok basit noktalara takılıyorsun. Denemeden bilemezsin kaybedecek bir şeyin yok ama aslında senin var çünkü üniversiteye gitmemişsin, öncelikle onu tamamlaman gerek. Bu korkular dediğim gibi denersin olmazsa dönersin. İngilizce için telefonda aile ile konuşabilmen gerek gitmeden önce takılır konuşamaz anlamazsan seçilmen zorlaşır. Aktif araba kullanmamış olabilirsin orda yeniden ehliyet alacaksın zaten biraz pratikle toparlarsın. Yanlış bir şey yapılabilir tabi çocuklara ama aileler bunu bilerek bakıcı alıyor senin de elinden geleni yapıyor olman gerek.

  • Son olarak seçeceğim ailede sizce nelere dikkat etmeliyim ? 
Verdikleri cevapların tutarlılığı,  sana olan samimiyet ve yardımcı olma isteklerine, oturdukları yer, çalışma saatlerin, bir gününün nasıl geçeceğine dair detaylı bir plan, senden neler beklediklerinin madde madde yazılması gibi konulara bakarsan oldukça yardımcı olacaktır. Daha önceden aupairlerinin olup olmaması da sana fikir verebilir.

Üniversite diploma açısından çok önemli bunu bir şekilde tamamla ve üzerine de ne koyabilirsen koymaya bak derim Cansu.

Umarım yardımcı olabilmişimdir.

20 Ekim 2013 Pazar

Hedefler Set Edildi Mi?

Henüz edilmediyse bir an önce belirleyin ve kolları sıvayın derim.

Hedeflerini belirleyip araştırmalarını yapan bir aupair adayı yazdı bana. Kafasında özellikle eğitimle ilgili soruları varmış aşağıda cevaplamak istedim.


  • Ben de sizin gibi kendimi pazarlama alanında geliştirmek istiyorum. Şu anda iyi seviyede ingilizcem var. Pazarlama eğitimi almak istiyorum yurtdışında ancak maddi imkanlarım yetersiz olduğu için en mantıklı seçenek Au-pair olarak gitmek. Kafama takılan tek şey gittiğimde yanında kalacağım aile eğitim almam konusunda vs anlayışlı olmazsa bütün hayallerim yarım kalır. 
Aileler sizi çocuklarınıza bakmanız için alıyor eğitiminiz onların önceliği değil. Sadece programın zorunlu kıldığı (sanırım 60 saatti) eğitimi aldırmakla yükümlüler. Bu da ordaki ingilizce eğitimi oluyor zaten. Ama şansınıza bu konuda size destek olabilecek bir aileye denk gelebilirsiniz. Bu konuda Türk aileler daha anlayışlı aslında yani üniversite mezunu bir Türk'ün oraya ne için gittiğini çok iyi biliyor ve yardımcı oluyorlar ama bu demek değilki "Türk aileye gidersem süper eğitim alırım vs".. Sonuçta onlar yıllardır orda yaşadıkları için artık bildiğiniz Türk ilgisi ve özverisine sahip olmayabilirler. Gitmeden önce telefonda tanıştığınız aileye biraz eğitimden bahsedebilirsiniz ama çok anlatırsanız sizin çocuk bakmaktan çok eğitim için gideceğinizi düşünerek cayabilirler de. Korkutmayın yani. Ya da ilk yılı benim yaptığım gibi geçirir 2. yılınızda buna ok diyen bir aile bulur ve devam edersiniz.


  • O parayı biriktirebilicek miyim? Çünkü fiyat olarak 4500-4800 $ yazıyor sadece eğitim masrafı. Sadece Aupairlikten kazandığınız para ile mi eğitimleri aldınız? 
Hayır tabiki. O para ancak haftasonu yemeye ve dolaşmaya gidiyor. Ekstra çocuk bakıyorsun onunla oluyor eğitim. Akşamları ve haftasonları yani her boş anında başka ailelere bakıcılığa gidiyorsun. Buna tabiki esas ailenin izin vermesi gerek. Craigslist'ten bulabilirsin aile. Ancak çok dikkatli olmakta yarar var sonuçta herkes ilan koyabiliyor buraya o nedenle temkinli olmanı öneririm. Genelde akşam babsitlik falan oluyor, yani çocukla 1 saat oynayıp sonra uyutuyorsun, yorucu olmayan ve iyi parası olan (aupairliğe göre) bir iş. Aupairlikte saati 4 dolara falan gelirken saatine 20 dolar aldığım oluyordu ekstrada.


  • Onun dışında da "The curriculum comprises 4 required courses (8 units) and a minimum of 2 elective courses (4 units) for a total of 12 semester units (180 hours of instruction). Candidates must pay a nonrefundable certificate registration fee." yazıyor. 12 dönem 3 yıl demek... 3 yıl boyunca orada kalmadınız anladığım kadarıyla.
Benim okul Berkeley'de Extension'dı ve 7 ders almam yetiyordu sertifika için. Toplam unitsi hatırlamıyorum. 7 dersi de sanırım max 3 yıl içinde tamamlamam gerekiyordu ama 1 yılda tamamladım. Her ders 3 ay sürüyordu ama aynı dönemde 3 ders alabilirsin zamanı ayarlarsan.


  • Bir yandan da çevre baskısı sen mühendis oldun, İngilizcen de var.Oraya gidip bebek bakıp ev mi temizleyeceksin diyenler oluyor. Benim düşüncem ise şu anki İngilizcemin profesyonel olmadığı ve bir şekilde gidip kendimi geliştirmem gerektiği yönünde. 
Yurtdışı deneyiminin her yönden okadar çok katkısı var ki bunu her geçen zaman ayrı ayrı anlıyorum. Ben mi şanslıydım diycem ama şansı da ortamı da kendimiz yaratıyoruz orda. Hiç bir şey yapamasan hayatının bir döneminde (ki başka hiç bir döneminde her şeyi bırakayım da bir Amerika'da yaşayıp geleyim diyemezsin) Amerika'da yaşamış oluyorsun. Diğer yazılarımda okuyabilirsin zaten neler kattığını. İngilizce gelişiyor, çevre yapıyorsun, o çevren döndükten sonra bile sana ne kapılar açabiliyor inanamazsın, evlenebilirsin, orda iş kurabilir ya da orda çalışabilirsin. Ha bunların hiç birini yapamayıp dönenler de çok tabiki. Ama hırslıysan, hedeflerin varsa, bunlar için çabalıyorsan illaki oluyor hiç de boşa geçmiş olmuyor. Bak insanlar şimdi ancak bayram tatilinde 10 günlüğüne gidip gezmeye çalışıyor oraları seninse en az 1 yıl yaşama imkanın olabilir. Tabiki oraya gittiğinde sana da koyacak, üniversite mezunuyum ama burda çocuk bakıyorum demek. Ya da aslında ülkende sahip olabileceğin statüye orada sahip olamamak, burada nerdese her akşam çıkabilecekken orada kazandığın para ile ancak starbuckstan 1 kahve ile takılmak. (orda starbucks ın hiç burdaki gibi havası yok)

Gerçekten düşünme daha fazla, sana uygun bir Aupair ajansını seç ve git derim. Umarım ailen bana çok kızmaz.

Sevgiler.

16 Eylül 2013 Pazartesi

Durumum Ne Kadar Vahim?

Düşünüp taşınıp aupairlik yoluna baş koymuş bir adaydan gelen sorular üzerine yazıyorum bu yazımı yine. Aşağıda sorularını ve yanıtlarımı bulabilirsiniz:
     

  • İngilizcem pre-intermediate -- intermediate civarı (konuşmam kem küm şu an), ehliyetim var usta şöför değilim ama geliştiriyorum şu ara.. Sigara kullanmıyorm, güleryüzlüyüm, çocuklarla aram iyi vesaire. Sence ne durumdayım ? Yani bi şirkete (ajans mı demeliyim) başvuru yapıp kabul edilme şansım yok mu?  İki gün önce telefonda bi şirketle görüştüm, en az upper-intermediate seviyesinde olmam gerektiğini ve en az 1 yıl araç kullanma deneyimim olması gerektiğini, aksi halde başvurumu alamayacağını söyledi. Yani bu mu gerçek. Çok iyi ingilizce mi konuşabilmem gerekiyor?
Hayır yani giderken anlaşman yeterli, net olarak seviye kuralını bilmiyorum. Ben giderken pre int olman yeterliydi. Bunu kafandan belirleme zaten illaki bir sınava gir orda dene umduğundan farklı çıkabilir. Hangi ajansla konuştun bilmiyorum ama Truva'yı bir dene istersen bir de onlarla konuş derim. Ve derim ki ortalama 5 farklı ajansla konuş ve öyle karar ver. Senin için hangisi en uygun olur ise onunla ilerle. Aile ile telefonda konuşabilmen önemli. Basic oruları yavaş yavaş soruyorlar zaten. Gittikten sonra da 3 ay sonra söküyorsun olayı.


  • Araç kullanmada çok mu iyi olmalıyım kabul edilebilmek için? Ne dersin hala şansım var mı? 
Başvurduğumda 2 yıllık ehliyetim vardı ve sürekli sürücü değildim arabam olmadığı için ama kullanıyordum. Gittiğimde orda da ehliyet aldım ve orda da alışmam gerekti. Hangi şehirde olursan ol olduğun şehirde yoksa da yeterli sayıda ajans günübirliğine İstanbul'a gel 3-4 ajansla görüş geri dön. Ajansın sana yardımı, evrakların toplanması, onlara ödeyeceğin miktar çok önemli. O nedenle 5 ajansla görüşmeden karar verme.


Bence kesinlikle durumun vahim değil gidebilirsin, dille ilgili kurallar değişmiş olabilir onları ajanstan öğrenmen gerek.


13 Haziran 2013 Perşembe

Amerika'ya Aupair Gitmişken Eğitim Atlanmaz

Haziran'ın ortalarına geldik. Bu yıl aupair olarak gitmek isteyenleriniz umarım ajanslarınız ile anlaşmış ve işlemlere başlamışsınızdır. Daha fazla gecikmeyin derim.

Semanur ulaştı bana ve kafasına takılan soruları paylaşmış. Burada yanıtlamak istiyorum.


  • Uzun zamandır aupair olmayı düşünüyorum ve bu konuda araştırma yapıyorum fakat bir türlü tamamdır deyip bir firmaya başvuramıyorum korkuyorum sanırım yaşım 25 geçen yıl üniversiteyi bitirdim İstanbul'da okudum Türk Dili ve Edebiyatı mezunuyum aynı zamanda Anadolu Üniversitesi Açık öğretim Medya ve İletişim bölümüne de bitirdim ve Eskişehirliyim sanırım siz de Anadolu Üniversitesi mezunusunuz gördüğüm kadarıyla. Bu ayrıntıları vermemdeki, amaç bende Amerika'ya gittiğimde sadece dil eğitimi alıp geri dönmek istemiyor aynı zamanda orada bulunan üniversitelerden dersler almak hatta Yüksek Lisans yapmak istiyorum fakat hangi alanda Yüksek Lisans yapmam gerektiği konusunda bile bilgisizim. Bu konuda sizden yardım isteyebilir miyim Türkiye'de geçerli olan alanlar siz nasıl bir eğitim aldığınızdan bahsetmişsiniz ama daha da açabilir miyiz konuyu? Sanırım dil eğitimini ücretsiz olarak karşılamak mümkün. Bu oldukça iyi bir durum.
Bu konu tamamen senin kariyer planınla ilgili. Ne olmak ve ne yapmak istiyorsun ileride. Pazarlama iletişimi masterı ya da MBA çok işine yarar pazarlama alanında çalışmak istiyorsan. Sosyal medyayı oraya gitmişken kesinlikle iyice kavra, hatta imkanın olur dijital bir eğitim al. Mobil, dijital, sosyal medya ile ilgili her şey olabilir ama bu benim kendi kariyerimle ilgili ilgimi çeken kısım. Dijital biraz daha geniş bir alan ve her sektöre uyarlanabilir. Dil eğitimi ücretsiz olabiliyor çoğu yerde. California bölgesinde çok göçmen olduğu için yaygın bu tarz okullar her eyalette olmayabili tabi. Örneğin köylerden İstanbul’a gelen Türkçe konuşamayanlar için belediyelern açtığı ücretsiz dil kursları gibi oluyor bunlar. Genelde oranın vatandaşı öğretiyor aslında öğretmen değil yani dersi öğreten ama öğretme belgesi vs.. var. Tam detayı bilmiyorum ama bu şekilde. Grammerına yardımı oluyor ama esas dışarda sokakta öğreniyorsun İngilizceyi günlük yaşamda. Üniversitelerden ders almak ya da yüksek lisans kısmını hangi bölgeye gidiyorsan orada araştırmaya daha gitmeden başlayabilir, gittikten sonra derinleştirebilirsin. Ya da önceden eğitim için bir bölge seç ve o bölgeye gitmeye çalış bakıcı olarak.

  • Ajans konusunda bende bir çok ajansla görüştüm aklıma yatanlardan biri de Truva oldu çok ilgili ve sıcaktılar, bir de icepworld hatta  Eskişehir'de de bulunan bir firma ikisi arasında karar vermek istiyorum.
Ben gideli yıllar oldu pek çok yeni ajansta açılmıştır zaten. Truva ile gittim memnun kaldım o nedenle öneriyorum. Başka iyi ajanslarda vardır tabiki. Çok ajans dinleyip kendinize göre doğrusuna karar verin en tutarlı ve ilgili olanını seçin derim. US’e gidince burdaki ajansın size yardım elini uzatabilmesi çok zor oluyor zaten, gidene kadar tüm evraklarınızda size yardım edecek doğru bilgilendirebilecek yeri seçin.


  • Bir de oralarda eğitim pedagojik formosyon adına sertifika programları bulmak mümkün mü? Bu konuda bir bilginiz var mı?
Bu konuda hiçbir fikrim yok. Pek çok sertifika programı oluyor. Bunu gitmeden netten araştırabilirsin zaten.

Umarım yardımcı olabilmişimdir.

Sevgiler.

17 Mart 2013 Pazar

İngilizcem Yeterli Mi? Bak Bakalım...

Bu sürecin her aşamasında biliyorum ki kafanızı bu soru kurcalıyor. Üniversiteden mezun olmaya yakın, iş ilanlarının hepsinde iyi derece ingilizce yazıları gözünüzü korkutmaya başladığı an acaba ne yapsam da çözem bu işi diye kıvranmaya başlıyorsunuz. Araştırırken gözünüze çarpan Aupairlik bu işi ne kadar çözer düşünürken, bu yola adım atmış olanlar da ne kadar bir ingilizceleri olması gerektiğini tartıyorlar. Bu yazımda tüm bunlara yanıt bulabilirsiniz.

X bir şeyi öğrenmenin en iyi yolu onu deneyimlemek, pratiğini yapmaktır. Pilates, basketbol, araba kullamak vs.. Hepsinde dinler, izler, okursunuz ama siz deneyene kadar olmaz bu iş ve bunu yerinde yaparsınız. Kapalı sokakta kullanmazsınız arabayı öğrenmek için trafiğe çıkarsınız, tek başınıza topu sürmezsiniz karşınıza bir kaç rakip alırsınız vs.. Dili öğrenmek de bu şekilde işte. Dil kurslarında dilbilgisini kitaplardan çok güzel öğrenebiliyoruz hatta o dili konuşanlardan daha iyi dilbilgisi kurallarına hakim olabiliyoruz ancak iş konuşmaya gelince bunun pratiğine ihtiyaç duyuyoruz. Haftada 1-2 saat başka bir dili pratiğini yaparak bir yerlere varmak da oldukça zamanımızı alıyor aslında. O nedenle diyorum ki her zaman bu işi imkan var ise (yoksa da yaratmaya çalışmalı) yerinde öğrenmeye çalışmalı.

Bu kadar ikna çabamdan sonra hadi diyelim karar verdiniz ve gidiyorsunuz ne kadar süreli gitmeli, ne olarak gitmeli kısmı var bir de. EN AZ 1 YIL!!! Daha kısa sürelerde inanın istediğiniz gibi  olmayacaktır, hele ki work n travel gibi programlar sizi gezip tozmaktan öteye götüremeyecektir maalesef. Çok güzel gezer yeni insanlarla tanışırsınız ancak ingilizcenizde yeterli gelişmeyi göremezsiniz. İşin en ucuz, en kolay yolu diye baktığmızda da olay Aupairlik'e bağlanıyor zaten.

Aupair olmaya karar verip ajanslarla konuşuyorsunuz, kimisi gel önce kursa diyor belki, kimisi yetmez ingilizcen vs. gözünüz korkuyor. Korkmasın. Ajansın testini bir yaptırın yoksa internette yapın ve seviyenize bakın. Intermediate seviyesindeyseniz korkmayın, altındaysanız biraz çalışın yeter. Tabi daha da altıysa biraz kurs desteğine ihtiyacınız olabilir. Burdan kastım ajanslar size kurslarını da satmak isteyebilir ama boşuna para vermeyin kendinizden emin olun demek istiyorum. Aupair olarak gittiğimde low int-intermediate seviyesindeydim.

Ajansın sınavını geçtiğinizi düşünelim. Aileler size önce mail ardından telefon yoluyla ulaşırlar. Korkmayın desem de korkacaksınız biliyorum. Sakin olup tane tane konuşmaya çalışın. Zaten sizin amacınızın dil öğrenmek olduğunu biliyorlar, o nedenle yavaş ve tane tana konuşurlar telefonda. Anlamadığınızı tekrarlatın mesela. Konuşmadaki amaç da sizin hangi amaçla oraya gittiğinizi öğrenmek, kendi ayaklarınızın üzerinde durup duramadığınızı anlamak, yazılı verdiğiniz bilgilerin doğruluğunu teyit etmek, gittiğinizde annemi özledim diye ağlar mısınız ağlamaz mısınız onu anlamaya çalışmak ve tabiki ingilizce seviyeniz anlaşmanıza yeter mi ona bakmak. Ama öyle uzun konuşmalar olmuyor, yazdığınız şeyleri soruyorlar zaten. Basic bir ingilizce ile bir kaç geldim gittim cümlesi ile kıvırabiliyorsunuz durumu. Hiç konuşamayan ben nasıl olduysa kadının tüm dediklerini anlamıştım, üzerine kısa yanıtlar bile vermiştim. Aklınızdaki soruları bir kağıda yazıp hazır da bekleyebilirsiniz bu arada.

Bu kısmı da geçip bir aile ile eşleştiğinizi düşünelim, sıra konsolosluk görüşmesinde. O da genelde ingilizce olur. Basic soruları yöneltirler. Nereye, kime gidiyorsun, napıcan döndükten sonra, ailen nerde vs.. gibi. Çok heycanlanmadan yanıtladınız mı evraklarınızda bir sorun yoksa dert olmayacaktır. Yalan olup olmadığına ve gidip oraya yerleşme derdiniz var mı yok mu ona bakıyorlar. Yok ben dönücem zaten derseniz o da dert olmayacaktır.

Vize elinizde artık, gerçekten gidiyorsunuz. Uçtunuz gittiniz aile karşıladı sizi işe başladınız çocuklar, arkadaşlar vs.. İlk 3 ay zorlu geçen dönem, ama hızlı geçiyor merak etmeyin. 3 ay sonra ingilizce de neymiş beeee diyip nasıl olduğunu anlamadan geliştirdiğiniz görmüş olacaksınız. Gittiğimde telefonda konuşamıyordum, grup içinde yüzüme konuşmaları gerekiyordu ortaya konuşulduğunda yine anlamıyordum, ama 3 ay sonra hepsini çözmüştüm. Buna garanti veriyorum bu arada! YALNIZ! Orada kaldığınız süre içinde Türk arkadaş yasağı olması kaydı ile. Herhangi bir şekilde sadece merhaba demek için bile bir türk arkadaşınız olur ise inanın bana ingilizce yalan olur, değil 1 yıl min 3 yıl gerekir o zaman size. Bu işi 1 yılda çözücem dönücem diyorsanız beni dinleyin ve Türk arkadaştan Türkçe'den uzak durun 1 yıllığına. Zaten aileniz ile konuşuyor olacaksınız.

Ordaki dil kurslarına gelelim. Eyaletten eyalete ve şehirden şehire değişiyordur. Burlingame'de yaşadım ben, San Fransicso'ya 20 dk uzaklıkta. Bir çok devlet okulu vardı bizim gibi yurtdışından gelenler için ve okul ücretsizdi. Gidip paralı dil okullarına para vermeyin derim. Orda da sizle dersi alan öğrenciler yabancı burda da. Ana dili ingilizce olan insanla zaten sokakta dışarda karşılaşacaksınız. Yani dili sokakta öğreniceksiniz. O nedenle ders ve grammer için devlet okuluna ücretsize/en ucuzuna gidin ve mümkün olduğunca Amerikalı arkadaş yapmaya bakın. Bu sayede harika bir ingilizce ile geri dönebilirsiniz Diğer kattıklarınız da yanında hediyesi olur :)

Umarım ingilizce konusunu detaylı açıklayabilmişimdir.

Sorularınız için idilkucuk@gmail.com dan bana ulaşabilirsiniz.

Sevgiler,

Yurdışı Deneyimi ve Aupair Maaşı



Bana gelen sorularla devam ediyorum yine bu yazıda. Daha sonra bana gelen maillerdeki soruların her birine ayrı bir blog yazısı hazırlayacağım ki daha kolay okuma imkanınız olur.

Mediha'nın bir kaç sorusu var. Onları buradan yanıtlamak istiyorum:

  • İngilizcemin pratik olmadan güzel bir seviyeye getiremeyeceğimi ve yurtdışı deneyiminin olması gerektiğini düşünüyorum. Yurtdışı tecrübesinin beni bir çok açıdan geliştireceğini, Türkiye'ye dönüş yaptığımda da bir çok iş imkanı sağlayacağı kanaatindeyim. Beni bu konu da biraz aydınlatır mısın? Sen neler düşünüyorsun. 
Kesinlikle katılıyorum. Buradaki ingilizce kursları grammer ı gerçekten iyi öğretiyor ama konuşabilmemiz için maalesef yeterli gelmiyor. Pilates yapmayı sadece videolardan izlediğinizi ama hiç yapmadığınızı düşünün. Tüm detayları iyice öğrenmiş olursunuz ama nasıl uygulanıyor emin olmazsınız. Bu biriktirdiklerinizi uyguladığınız an hepsi pekişmiş olur. Demiyorum ki sakın burdaki kurslara gitmeyin. Sadece intermediate seviyede olan biri kursun en üst seviyesini tamamlayana kadar harcadığı para ile Amerika'ya gidip 1 yıl kalma imkanı varken neden burda grammer ile yetinsin ki! Ben böyle yola çıkmıştım. Yurtdışı deneyiminin kattığı çok şey var, kaybedicek hiç bir şeyim yok en kötüsü atlar geri dönerim diyip gitmek gerek. Çevre ediniyorsun, iş çevresine bağlanabilir bu, dil gelişiyor, burada yapamayacağın pek çok sporla ilgilenebiliyorsun vs.. Bana bunlrın hepsini sağladı, vizyonum gelişti, zaten kendi ayakları üzerinde durabilen biriydim daha da sağlamlaştı. Yurtdışı deneyiminin illaki burda iş anlamında faydası var. Gözünün kariyer anlamında ne kadar yüksekte olduğu ile de ilgili bu. Amerika'da yapabileceğinin en iyisini yapmak için kastın mı burda illa işine yarar. Sertifika programlarını çok büyütme gözünde, döndüğümde uluslararası firmalara girmemi sağlamadı tek başına maalesef. Tabi iyi bir üniversitenin mühendislik ya da işletme bölümü mezunuysanız ardından US'de marketing programı sertifikanız olur ise benden çok işinize yarayabilir. Anadolu Reklamcılık ve Halkla İlişkiler mezunu olarak beni uluslararası firmalara Brand Manager Assistant olarak sokmaya yaramadı.  Ama aldığım sosyal medya dersi Efes Pilsen, Eti gibi çok büyük firmaların sosyal medya hesaplarını yönetme imkanı sağladı.


  • Ben işletme mezunuyum. Kendi alanımla ilgili bu sertifika programına nasıl  katılabilirim? Yazılarından okuduğum kadarı ile çok yüksek meblağlar ödemek durumundayız. Au pair kazancı ile bu miktarı ödeyebildin mi?
Çok çocuk baktım oralarda ama orda bunu bir ben değil bütün aupairler yapıyor. Yani extradan bahsediyorum. Gittiğin aile izin verdiği takdirde akşam ve h sonları başka ailelerin çocuklarına bakıp extra para kazanabilirsin. Bu sayede okulu halledebildim. Yoksa gezmeyi ve sosyalliği seven biriysen haftalık aldığın para h sonu biter zaten. Gittiğin bölgede araştırma yapacaksın nerede hangi okul ve hangi sertifika programı var diye. Aile seçerken bölgeye bu yüzden dikkat et. Okulların bol olduğu bir kaç şehir ve eyalet belirle ve oradan gelen ailelere yönel. O zaman okul ve program bulman kolaylaşır.


  • Ayrıca çok güzel gezmişsin bir yandan da eğlenmişsin. Bu kazanç bunca şeyi yapmana elveriyor mu? Yoksa aileden yardım almak zorunda kalıyor musun? 
Dediğim gibi extra çocuk baktım. En güzel parayı böyle yaparsın. Şuan ne kadar veriyorlar bilmiyorum ama çalıştığım esas ailede saat ücrtim 6 dolara falan geliyordu ama extra dan 12-15 dolar alabiliyordum saatine. Haftada 3 saatten 3 gece baksan mesela. Aileden bir-iki kez geldi destek bu arada. Ama gelmese de halledersin çok çalışarak.

Bu kazanç yetiyor mu?

Umarım yardımcı olabilmişimdir.
Sorunuz olduğunda lütfen mail atmaktan çekinmeyin.  idilkucuk@gmail.com



28 Aralık 2012 Cuma

Evdeki Erkek Sorun Olur Mu?


Yılın bu zamanı Amerika'da olmayı özlediğim zamanlardan biri işte. Holiday season diye geçen bu uzun süreçte hem Christmas hem New Year Eve kutlanır. 1 aydan uzun bir süre etraf süslü, evlerde kocaman yılbaşı ağaçları, altlarında kocaman hediye paketleri, şöminelere asılı çoraplar.. Filmde, dizide gördüğümüz bu renkli süslemeleri yerinde deneyimleme imkanı oldukça keyifli oluyor. Aupair olarak değil tatil amaçlı Amerika'ya giderseniz de holiday season'ı görün derim.

Emaille bana ulaşan bir aupair adayının sorularına yer vermek istiyorum yine. Umarım yardımcı olabilirim ve biraz aydınlatabilirim sizleri.

  • İngilizcem lisede ki hazırlık seviyemde yani temelim var ama konuşmakta ve anlamakta zorluk çekiyorum. Yani en azından telefonda konuşurken zorlanacağımı düşünüyorum. Aileler tanımak için aradığında yanlış anlaşma olursa diye korkuyorum sizce bu büyük problem mi? 
Telefonda bir şekilde anlaşıyorsun aslında ilk aradıklarında. Onlar zaten ingilizcemizin çok yeterli olmadığını ve oraya ingilizceyi geliştirme amaçlı gittiğimizi biliyorlar. Yani telefonda biraz anlaşırsan sorun olmayacaktır. Oraya gittikten sonra 3. ayında zaten her şeyi rahat anlar ve konuşur hale geleceksin. Tabi hiç konuşamıyor ve hiç anlamıyorsan bu problem, aile hiç bir dediğimi anlamıyor diye istemiyor. Ama burada aradıklarında telefonda birazcık konuşman mailleşmeleri iyi yapabiliyor olman olayı çözer. Anlamadığında boşver deyip geçme kesinlikle tekrarlattır. Çok hızlı konuşuyorlarsa söyle yavaş konuşsunlar vs.. Nasılda oraya gittiğinde 3 ayda çözeceksin.

  • Ne kadar rahat bir insansam da sonuçta Türkiye şartlarında ve kültüründe yetişmiş insanız. Gideceğimiz ailede ne kadar güvenilir olabilir ve evde yetişkin bir adamın olması biraz soru işareti yaratıyor. Türkiye'de bile onca şey yaşanırken. Sizce bu kafaya takılabilecek bir şey mi? Siz evde kendinizi güvende hissettiniz mi?
Bu konuda ne benim başıma bir şey geldi ne de bu kadar yıldır duydum. Bu kesin olmaz anlamına gelmez tabiki garantisini veremem ama oradaki yasa ve kurallar burdan çok daha iyi ve keskin. Aradaki ajans da daha detaylı araştırıyor buradakilere nazaran. Türkiye'de bile onca şey yaşanırken yazmışsın ya, burda yaşananların yarısı orda yaşanmaz. Zaten öyle vasat aileler almıyor aupairi, okumuş, belli maddi gelirin ve sosya ekonomik gruba ait aileler alıyor tabi gittiğin lokasyona da bağlı bu. Dediğim gibi kimse garanti edemez ama aklını buna takarsan çok tedirgin olursun. Benin ilk 1 yıl çalıştığım aile single mom'dı eşi yoktu ama sevgilisi ve onun arkadaşları da gelirdi eve. Fakat hiç birinden yanlış bir tavırla karşılaşmadım. İkinci ailem çiftti. Onların da hem arkadaşları hem akrabaları geldi eve yine hiç bir olumsuz bir şeyle karşılaşmadım aksine çok yardımseverdiler.

  • Ehliyetim var ama her gün araba kullanan biri değilim. Amerika'nın trafik kuralları vs.. ilk başlarda çok sıkıntı yaşanıyor mu acaba?
Ben de aynen senin gibi gitmiştim, ehliyetim vardı ancak arabam yoktu. İlk gittiğimde aile biraz pratik yaptırdı alıştım zaten. Trafik burdan çok daha rahat ve kolay. Yine gittiğin lokasyonla da alakalı. Çocukları okula götürürken otobana girmem gerekmezdi sokak aralarında zaten alıştım. 2. yılımda diğer aile kendi kullanımım için araba verdi zaten. Hele park çok kolay iki araba arasına falan girmen gerekmez. Kafamı tek karıştıran orada adres tarifi verilirken, daha kuzeyde, güneyde, ya da bakkalın doğusunda vs.. şeklinde veriliyor. Yönlerini iyi bilmen gerek sadece. Bizdeki gibi marketi geçince sola dön gibi değil.

  • Bu aklıma gelmemişti tecrübe ettim şöyle yapsam daha iyi olurmuş dediğiniz, sakın öyle yapma böyle yap uyaracağınız şeyler var mı?
Blogumda pek çok konuya değindim aslında her bir yazıyı okursan öneriler ve uyarılarımı görürsün detaylı. Onun dışında şunları diyebilirim. Aileyi kendine yakın ve akraban gibi görmeye çalış ve benim gibi evi otel gibi kullanma. Sen arayı açarsan onlar da sensen soğur. Ama sen sıcak tutarsan onlar seni aileden biri gibi kabul etmeye hazırlar. Ben işim bu sıkılıyorum deyip her boş anda evden çıktım, halbuki aile ile zaman geçirseydim aile gibi farklı olurdu. Tabi sakın kendinden de çok verme her şeylerine koşma iyiliğini istismar edilmesine izin verme.
Eğitim için gittiğini unutma ve en iyisini bulmak için çabala. Sakın ve sakın 1 yıl türklerden uzak dur. 1 arkadaşın bile olursa İngilizce yalan olur. Amaç ingilizce ise görüşmeyeceksin türklerle.

  • Stanford Üniversitesi'nden ders aldığınızı yazmışsınız, nasıl irtibat kurdunuz ve oraya gittikten ne kadar zaman sonra UC Berkeley'de ders almaya başladınız?
Stanford Üniversitesin'de Stanford Continuing Studies diye geçiyor internetten kaydını yapıp derslere girebiliyorsun.
3 ay gittim buraya 2 ders aldım. Mart ayında bitti aynı yıl haziranda da UC Berkeley Certification
Programına başladım.

  • Son olarak da, ailede sağlık problemleri var ne olacağı belli olmaz hani ailem olmasa hiç düşünmeden gidicem ama onları bırakıp oralara gitmek değer mi acaba?
Bu senin ailenle birlikte vereceğin bir karar. Kendin için artıları ve eksileri değerlendirerek karar vermen gerek. Gidersen çok şey kazanacağın kesin. Ancak ailevi konular olunca işin içinde senin kararın oluyor.


Aklınıza takılanlar var ise bana yazmayı unutmayın. idilkucuk@gmail.com


10 Eylül 2012 Pazartesi

Aupairlik Yolunda Heyecan Dolu Anlar



Aupairlik fikrini duyup heyecanlananlardan biri de Dilek. Konuyu araştırmaya başladığından beri de birden çok soru aklına takılmış ve bazılarını da bizimle paylaştı. Onun sorularına verdiğim yanıtları aşağıda bulabilirsiniz. Yok bu çok uzun olmuş derseniz de 3 maddelik bir özetim de var en altında. 

Au pair'lık fikrini duyunca açıkçası çok heycanlandım. Ama tabiki aklımda bir çok soru işareti oluştu. Birkaç tanesini sizinle paylaşıp yanıt bulabilirsem çok sevinirim. 
Öncelikle hangi şirketi seçme konusunda çok kararsızım. Çok firma var ama güvenebileceğim bir firma konusunda çok tedirginim. 

  • Doğru firmayı bulabilmen için önerim mümkün olduğunca çok ajans ile görüşmen olur. Böylece doğrusunu ve iyi olanı kendin de ayırd edebilirsin. Ayrıca burdaki ajans sana gitmeden önce yardımda bulunuyor oraya gittikten sonra her şey oradaki ajansın elinde. Tabiki resmi ve yasal olarak böyle değil ancak gittiğinde anlıyorsun bunu. Asıl parayı veren seni alan aile ve onların ülkesindesin sonuçta. Orda bir sorunla karseılasetığında burdaki ajansa mail atacaksın, onlar uyanıp okuyacaklar, sana cevap yazacaklar, sorunu anlamaya çalışacaklar vs.... oldukça zaman geçicek ve belki sen çoktan çözmüş olucaksın. Burdaki ajansın da sen gitmeden önce doğru evrakları toplattığına ve senle her an ilgileendiklerine dikkat et, her soruna hemen cevap alıyor musun vs.. Tabi araştırmalarını hep internetten de devam ettir, öğrendiklerini ajansla teyitle. Ben de yüzyüze farklı şehirlerdeki aupair ajansları ile görüşüp pek çok forum okuyup diğer giden kişileri dinlemiştim. ozaman için bana en uygun gelen Truva ajansıydi ve onlarla gittim. Açıkçası ilgi ve alakalarından da çok memnun kaldım. Bu arada vericeğin ücret de çok önemli sonuçta hepsi aynı şeyi yapıyor.


Diğer bir sorum hangi eyaleti seçmem gerektiği. ben iktisadi ve idari bilimler fakultesi iktisat bölümü çıkışlıyım. aslında yurtdışında yüksek lisans yapmak da istiyorum. Nasıl gelişir bilmiyorum ama az çok eğitimimle ilgili de birşeyler yapmak istiyorum eyalet seçimimde bu konuda etkili olacaktır benim için. Kriter olarak neyleri belirlemem gerektiğini bilmiyorum aslında. 

  • Ben eyaleti kendi önceliklerim doğrultusunda belirledim, sana da bunu öneririm. Orya gitmekteki amacın ne ise onu en iyi gerçekleştirme imkanının olduğu eyaleti seçebilirsin. Örneğin ingilizcemi geliştirmenin ardından marketing eğitimi ve tecrübesi edinmekti. Okul ve iş imkanları açısından California'nın en doğru yer olduğuna inandım. Çok da doğru bir karar almışım. Şuankia kariyerimin temelleri orada atıldı, sosyal medyanın burada S'si konuşulurken ben orada dersini alıyordum vs... Sen de madem eğiti, diyorsun, okulları araştı, girebileceğine inandığın istediğin okulların olduğu eyaleti seç.


4 yaşından küçük çocukları seçmem daha mantıklı olur diye düşündüm ama sizin cevaplarınız emin olun bana ışık tutacaktır. 

  • Yaş konusunda bana zaman kalması açısından büyük çocuklarda çok ısrarcı oldum ve istediğim gibi bir aile ile de karşılaştım. Biri 6 biri 10 yaşındaydı çocukların. Ve bu sayede öğleden sonra çocuklar okuldan gelene kadar da gün bana kalıyordu. Ancak çocuklarla hiç bir duygusal paylaşımım yoktu ve pek de rahat hissetmiyordum. Tabi bu şans eseri çıkan aileye göre de değişebilir. Ama sanırım genel tecrübe kküçük çocukların daha iyi olduğu yönünde. Çünkü eşleşme sürecimde ajans da bana kküçü çocuklu aile seçeneğini kapama diye uyarmıştı. Ancak biran önce eşleşmelerimi istediklerini düşündüm ve dinlemedim onları. İkinci yılımda biri 3 aylık digeri 1,5 yaşında 2 çocuğa baktım ve çok daha mutlu oldum. En büyük nedeni de verdiğim ilgi ve sevgiyi çocukların sevgisi ve gülüşü ile alıyor olmamdı. Bu kadar önemli mi dersen, sonuçta senin işin ve ordaki yaşantın bu şekilde geçiyor. Bu işi yaparkenki tek tatmin ve geri dönüş bu çünkü.

Özetle;
Gideceğin ajansı seçebilmek için mümkün olduğunca çok ajansla yüzyüze görüş ve forumlarda diğer aupairlerin yorumlarını oku,
Seçeceğin eyaleti oradaki amacına göre belirle,
Çocuk olayı şansa bağlı yaş tek kriter değil maalesef ama önerim küçük çocuk olur.

Bol şanslar Dilek.

21 Ağustos 2012 Salı

Gitmek ya da Gitmemek

Yine çok uzun zaman oldu yazmayalı. Aupairlik üzerinden yıllar geçtikçe anılar da unutulmaya başlıyor. Arada sizlerden gelen sorular sayesinde hem blogu update etme şansım oluyor hem de anılarımı tazeleme.

Bu sefer sorular Sema'dan geldi. Aşağıda bana attığı soruları onun izni ile paylaşıyorum. Cevaplarımı da altlarına kırmızı ile yazdım. Kısaca Sema'dan da bahsedeyim, 26 yaşında (yani aupairlik şansının son yılında), 3 yıldır özel bir şirkette çalışıyor ve arkadaşı da izin alabilirse 2 kişi birlikte gitmeyi planlıyorlar. Bakalım sizin yorumunuz ne olacak "Gitmek ya da Gitmemek" için...

 Sema ben, mail adresinizi Au pair Confessions bloğunuzdan aldım. Bloğunuzu inceledim, bir çok şeyi açıkca yazıp yol gösterici olmuşsunuz. Bende au pair olarak dil eğitimine gitmek istiyorum ama klasik olarak kafam oldukça karışık... ...daha önce ikimizde hiç yurt dışına çıkmadık ve haliyle terddütlerimiz aslında tereddütten ziyade korkularımız var. Eğer bi sakıncası yoksa sormak istediğim bi kaç soru var; 

  1. İstanbul'da oturuyorum, 4 kur olarak kursa gittim. Klasiktir, az çok anlayabiliyorum ama konuşamıyorum. Aile seçme süreci çok zor. Nasıl güvenmeliyiz, ya da güvenmeye nereden başlamalıyız? siz nasıl güvendiniz?

--Amerika'ya gittiğimde intermediate seviyesindeydi ingilizcem ve dediğin gibi derdimi anlatabiliyor ama konuşamıyordum. Kalabalık içinde olunca sadece direk bana söylendiğinde anlıyordum. Telefonda söylenenleri anlamıyordum vs... 3 ay sürdü bunu çözebilmem. Çok uzun değil bu arada oraya gittiğinde nasıl geçtiğini anlamıyorsun bir bakmışsın hem akıcı konuşuyorsun hem de anlayabiliyorsun. Tabi kesinlikle ve kesinlikle Türklerden, Türkçe konuşan kişilerden uzak kalmak şartı ile. Merhaba demek bile yasak :) Bunun tek mantıklı açıklaması var, bir kere tadını aldın mı bırakamıyor ve kopamıyorsun. İngilizceni geliştirmek istiyorsan bununla başlaman gerek.
 --Aile seçme süreci çok zor. Önceliklerini sırala ve ona göre seçim yapmaya çalış. Bir kaç kriter; hangi şehir, hangi bölge, kaç yaşlarında çocuk, single mom or not, sakın Türk aileye gitme!!!!! bir kaç nedeni var bunu dememin. Birincisi az önce yazdığım Türkçe konuşma kısmı. Aile her ne kadar biz evde konuşmuyoruz desede 2 Türk yan yana gelince hemen kolaya kaçar. Diğeri de bizim kültür gereği beklentimiz biraz daha fazla olabiliyor yabancılar ile kıyasladığımızda. Örneğin Türk aile senden kurallar gereği yaptığın işlerin dışında duygusal olarak daha fazla yardım beklentisinde olabilir. Nasıl burda misafirliğe birine gittiğimiz zaman sofra toplamak vs.. yardım etmeye çalışırız ve karşı taraftan da bu beklenir, buna benzer beklentiler olabilir. Yabancılar söylenen kurallara daha sadık olabilirler.
 --Benim aile seçme sürecimden bahsedeyim. Öncelikle marketing okumak istediğime karar verip en doğru okulların nerede olduğuna baktım. California'ydı. Ardından büyük çocuklar ile olursam onlar tüm gün okulda olacağı ve çok iş gerektirmedikleri için istediğim okula gidebileceğimi düşündüm. Ve alt değiştir arkasından bak yemek yedir gibi dertler olmaz diye düşündüm. Kesinlikle formda çocuk yaşı belirledim ve küçük çocuk istemiyorum dedim. Ki gittiğim ajans kesinlikle böyle bir sınırlandırma yapmamamı söyledi ama dinlemedim. California yı kafama koymuştum ama tabiki şehirden uzak köy gibi bir yere de gitmek istemiyordum çünkü çok sosyal bir insanım yapamazdım. Biraz da şansım yaver gitti diyebilirim. Aileler çıkmaya aramaya başladı ve şans eseri San Francisco ya çok yakın, single mom(34 yaşında) 2 çocuk (7 ve 11 yaşlarında) bir aile çıktı ve tabi atladım hemen. Kadın dedi zaten sonradan telefonda konuşurken ne dedilerse olur yaparım ok demişim :)) İlk etapta eğitim amacımdan bahsetmemeye çalıştım tabi çok. Burdaki eğitim bu arada ingilizce diil marketing olan. Çünkü 60 saat ingilizce eğitim aldırmak zorundalar sana ancak sonrası için bir kural yok. Aile ile anlaşabilirsen izin verebilirler sadece. Ki ingilizceyi orada okulda diil sokakta öğreniyorsun. Ama orada kaldığın her dakikanın kıymetini bilip değerlendirmen gerek ve mümkün oldukça ingilizce ya da başka eğitimler al. Evet seçtim bu aileyi gittim ancak sonradan anladım ki büyük çocuk daha dert ve zormuş. Evet nerdeyse yarım günüm boştu vs.. ama seni dinlemeyip kafa tutan ya da minnet olmayan sevgisini göstermeyen çocuklara bakmak pek de iyi diil. Ya da biz anlaşamadık vs.. 10 ay ardından yaşadığımız bazı sorunlardan dolayı ayrıldık ve başka aileye geçtim ki onun bir yeni doğmuş bir de 1,5 yaşında bir çocuğu vardı. Çok çok daha mutlu oldum çocuklarını çok seviyordum kendi çocuğum gibi vs.. hala da görüşüyoruz hatta çooook özlüyorum rüyalarıma bile giriyorlar.
 --Güven konusu ayrı bir şey aradaki ajansa, programa, Amerika'ya güveniyorsun aslında. Bilemezsin ne çıkacağını. Sorunun olduğunda öyle çat diye de bırakamıyorsun vs.. Yani terk edersin tabi evi de nerde kalıcan sonra ne olucak dönücek misin Türkiye'ye gibi durumlar var. Şans yani ne çıkacağı. Kötü bir hikaye duymadım bugüne kadar demekki ajanslar ve program iyi çalışıyor, bizim araştırıldığımız gibi onlar da iyi araştırılıyor. 


 2. Danışmanlık şirketlerinin yorumlarında herşey o kadar toz pembe ki, burda boşuna duruyoruz gidip orda çalışmalı diyesi geliyor insanın. o sebepten inanmıyorum o yorumlara. bu sürecin, çok olumlu olacağını düşünmüyorum en azından oraya çalışmaya gittiğimi, çalışmadan arta kalan zamanda dil eğitimine gideceğimi vs biliyorum. En kötü ihtimalle yapamazsam dönerim diyorum, gitmeyip bütün hayatım boyunca acaba gitsemiydim, keşke gitseydim gibi pişmanlıklar yaşamamak adına. Yapamazsam dönmek o kadar kolay olur mu? 1 sene tahütlü gidiliyor sanırım. dönme şartları kolay olur mu? (bunu danışmanlık şirketlerinin samimi şekilde cevaplayacağını düşünmüyorum) 

En doğrusunu öğrenebilmen adına tavsiyem mümkün olduğunca çok ajans ve aupair deneyimi yaşamış kişi ile görüşmen ve ortak sözleri baz alman. Ben gideli 5 yıl oldu. Değişen kural vs.. olmuş olabilir. Yaptığım sözleşmeyi de çok iyi hatırlamıyorum fakat eğer olmuyor ve sorun yaşanıyorsa dönebilirsin tabiki. Hayatının hiç bir döneminde bir daha yaşayamayacağın bir deneyim bu. Kesinlikle uzun dönem yurtdışı deneyimini tavsiye ediyorum, eğer şartlar aupairliği gerektiriyorsa da ok yapılır amaç için biraz katlanılır kim bilir belki de çocuk olayını çok seversin ve çok keyifli bir yıl geçirirsin. Karşına ne fırsatlar çıkacağını bilemezsin. Aupairliği bırakıp master yapan vs. arkadaşlarım var, ardından orda çalışan, ya da aupairken orada evlenip mutlu mesut yaşayan. Ya da benim gibi inat edip kalıcam deyip, okula gidip staj yapıp çocuk bakıp gezip eğlenip dönen... Şu var sen ben aileyi istemiyorum deyip çekip gidemiyorsun ciddi nedenlerin olmalı. Bir anda gidersen de 2 haftan var yeni aile bulabilmen için. Bulamazsan ülkene dönmek zorundasın. Kaybedecek hiç bir şeyin yok bence en azından ben öyle düşünüp gittim ve olmadığını gördüm. Çok da mutluyum yaptığım bu tercih için. Orada neler yapabileceğin senin hırsına ve isteğine bağlı. 


 3. Eğer arkadaşım gitmese dahi ben gitmek istiyorum, yani bu dil eğitimini bi şekilde halletmek istiyorum ve tek yolum aupair (maddi açıdan). Siz tek başınıza mı gittiniz? tek başına gitmek doğru olur mu? 

Neden doğru olmasın. Güven kendine biraz. Tabiki ne olacağını bilemeyiz ama risk alıp denemeden ne güzelliği ne de kötüsünü göremeyiz. Arkadaşınla gidersen hele bir de yakın bir yerlere giderseniz ingilizceyi unutun benden demesi o kadar vereceğiniz parayı çöpe atarsınız hiç gitmeyin derim. Başkaları bu kadar kesin konuşmayabilir yargı ve yorumlarım biraz keskin ama oraya gelen pek çok Türk aıupair arkadaşıma önce bir özet geçerdim aupairlik hayatını 3 ay sonra "idil dediklerin hepsi çıktı" diye yorum yaparlardı. İstiyorsan kesinlikle yap, inşallah şansına iyi bir de aile çıkar çok rahat geçirirsin 1 yılını. Önerim 2 yıl olur bu arada. 1 yıl bittiğinde çünkü ingilizcenin hala tam olmadığını hissediyorsun çünkü. Ve en kolay yoldan ingilizceni süper yapmanın yolu yerinde öğrenmek kesinlikle. Burdak kurslarla olmuyor. Ben ilk hesabı öyle yaptım 2007 yılında. Advanced seviyede kursu bitirmem için 1000Tl ödemem gerekicekti aupair olarak gitmek de bana 1000TL ye mal oluyordu. Kesinlikle çok doğru bir karar aldım ve bana ingilizce yanında pek çok şey kattı. İşlerine apayrı katkısı oluyor vs.. cv nde bilr orada yaşamış olmak vs. kursa gidip advanced mezun oldum diil orda yaşadım diyorsun. 


 4. En büyük kafamı karıştıran sorulardan biriside şu; çok iyi konuşamadığım için aileler bizim iyi niyetimizi suistimal ederler mi? yani ben elimden geleni yapmaya çalışırım ama yaptığınız iyilik bir süre sonra göreviniz haline gelir ya, bu iş yerlerinde de böyledir. Elimden geleni yapsam da suistimal edilme endişesi korkutuyo insanı:/ 

Yok orda her şey kurallı. Kurallar çiğnendğinde direk şikayet edebilirsin oradaki ajansa. Aileler de seni zorlayamazlar. Örneğin orada yasal çalışmamış haftada 45 saat(ti) daha fazlası yasak. Ama aile sana para teklif edip extra geceleri çalışmanı rica edebilir. Kabul edip etmemek senin elinde. Bizler paraya ihtiyacımız olduğu için genelde de kabul ederiz. Ya da kimi aile temizlik isteyebilir yine extra ücretle. Kırmamak için bi kere yapayım dersen hep teklifle gelirler çünkü senin kırmamak için yaptığını bilmezler. Ama istersen hiç birini kabul etmeyebilirsin yani direk kusura bakmayın 45 saat max dahası da illegal dersen biter olay. Aileden aileye tavırlar değişiyor iyi niyet suistimalliği denk gelebilir, emin dilim ama yasa ve kurallar çok net kullanabilirsin onları. Kuruşu kuruşuna paranı öderler bu arada. Hatta iyi olan hediyeler alır exstra verir vs..


5. Aslında çok gitmek istiyorum, en kötü ihtimalle yapamaz ve geri gelirim diyorum, 3 senedir kurumsal bi şirkette çalışıyorum, işten ayrılmak adına da olsa yine de denemeye değer diyorum. bu derece gözümü karartmam doğru mu onu da bilmiyorum:) bu sene son şansım çünkü 26 yaşındayım. 

 Madem bu kadar düşündün kesinlikle git derim. Annemler beni istanbul'a staja yollamıyorlardı ben okadar kafama koymuştum ki bir anda Amerika'ya gidiyorum ben diyerek çıktım karşılarına. Ajansla gidip görüşmüştüm vs.. Senin de dediğin gibi yapamazsan dönersin, ama ya yaparsan? Orada burdakinden çok daha iyi fırsatlarla karşılaşırsan. Hadi hiç biri olmadı diyelim en basitinden kazanacakların: 
  • Süper ingilizce 
  • İngilizce mülakat yapıyoruz diyen işverene karşı sonsuz güven 
  • 1 yıl Amerika deneyimi 
  • Bir yığın yabancı arkadaş 
  • Yabancı arkadaş dolayısıyla farklı ülkelerde ücretsiz konaklama şansı :)) 
  •  Türkiye'ye döndüğünde Amerika'da 1 yıl yaşamış olmanın hazzı 
  •  Farklı kültürleri tanıma şansı Amerika'nın çok farklı yerlerini gezme şansı
  • Burada yapamadığın sporları deneyebilme şansı (hem maddi koşullardan hem de erişim kolaylığından)

Sema, umarım cevaplarım yardımcı olmuştur. Aklına takılan bir şey var ise malini bekliyor olacağım.

24 Şubat 2011 Perşembe

Bir hikaye paylaşıyorum bu sefer sizinle.izinli bir alıntıdır aşağıda okıyacağınız durum. Bana gelen maili yazdıktan sonra ona cevabı buradan vermek istiyorum ki aynı durumda olan arkadaşlara da ışık tutabilsin.

"Yaklaşık 2 senedir aupair lık için uğraşıyorum en başında ajans seçiminde Truva ve Explore arasında kalmıştım, Truva ozamanlar ingilizce için kurs sertifikası istediği için Explore a yöneldim çünkü amerikaya gitmiş gelmiş bir yakınımız olduğu için bu şirketi tercih ettim ama şuan soracak olursan pek memnun değilim ..
Bir çok belge bir çok şey istendi hazırladığım 12 dk lık tanıtım videom da dahil hepsinin tamamen bitmesi 3 ay önceydi ve 3 ay önce tüm belgelerim amerikadaki sponsor şirkete CHI aupair USA ya gitti , 1 ay öncede amerikadaki sponsor firma skype tan benimle bi görüşme yapmak istedi ekledik 1 saat görüştük yani konuşmaya çalıştım ama çok heyecanlandım kem küm takıldım durdum vs. kapattıktan sonrada 3 gün ağladım ya batırdıysam yüzüme gözüme bulaştırdıysam diye sonra istanbuldaki explore dan haber geldi görüşme iyi geçmiş tekrar bi görüşmeye gerek kalmamış .. sonra bekliyorduk ki dosyam artık ailelere açıksın ki amerikadaki sponsor firma 1987 yılı aşı tarihlerimi günü gününe istedi neyse aşı kartımı bulduk vs bi kaç olumsuz durumlar oldu sonunda 2 hafta önce teslim ettik ve dosyam profilim amerikalı ailelere açıldı 1 hafta önce ..
Şimdiki durum ise : halen aranmadım yani hiç bi amerikalı aileden hiç bir haber yok :( 1 mail bile yok artık psikolojim çok bozuldu her dk bakıyorum mail var mı skype ta ekleyen bi aile var mı telimi yanımdan ayırmıyorum ya ararlarsa die vs. vs. ama hiç bir haber yok :(
ingilizcemden de korkuyorum ya aradıklarında anlayamazsam konuşamazsam die .. ne zaman ararlar ne sorarlar? hiç bir şey bilmiyorum ve daha da gerildiğim nokta hadi oldu aile aradı anlaştık vs. ya sonrası? vize işlemleri nasl oluyor ya vize alamazsam ya her şey biterse ..
okadar çok soru var ki kafamda bir fikir bir yardım alabileceğim hiç kimsem yok ( bu şirketle giden yakınımız 2006 da gittiği için pek hatırlayamıyor ve sistem çok değişmiş ozamanlar bu şekilde deilmiş o yüzden bana pek yardımcı olamıyor )."


Cevabım:
İlk önerim şu olur: Amerika'da Aupairlik konusunda başarılı olan ajansın Türk temsilcisini bulup onunla gitmeye çalışın. Bunun için de Amerika'da aupair olan yada aupairlik yapmış kişilere danışın. Çünkü Amerika'ya gittiğinizde buradaki ajansa mail atıp dönüş almak yada onların müdahalesi okadar zaman alırki Amerika'daki ajans her şeyi çözmüş olur vs.. Orada parayı veren ailedir, parayı kazanan ise oradaki ajans. Ben Aupaircare ajansı ile oradaydım onların Türkiye temsilcisi Truva idi. Buradaki evrak işlemlerim sırasında Truva'dan çok memnun kaldım, oradayken sorun yaşadığımda Truvaya yazsam da kendim çözmem çok daha net ve temiz oldu.

2007'de US'e Aupair olarak gitmek istediğimde benden sadece belgeler ve çocuk bakıcılığı tecrübelerimi istediler. Video vs.. istenmedi. US'deki Aupair ajansından onay geldikten sonra aileler aramaya başladı. Kısa süreda aramalarının bir kaç nedeni vardı:
Sistemde online olduğumda yaz başıydı ve aileler ağustos sonu için aupair bakıyordu. Vize almanız işlemler vs.. tam denk gelen bir dönemdir ve en çok aupaire ihtiyaç duyulan dönem okul başlarkendir.
3 yıllık bir ehliyetim vardı.Ki bu aileler için çok önemli bir kriter aktif sürücü olmanız. Ehtliyetiniz yoksa unutun US'e aupair gitmeyi derim.
Sosyal olmam,üniversite mezunu olmam ve telefonda cana yakın konuşmam aileler için diğer artı durumlardı.
10 gün içinde sanırım 7-10 aile ile hem mail hemde tel ile görüştüm ki ingilizcem low intermediate seviyedeydi.
Aileler aramıyor diye çekinceleriniz varsa kaldırın bunları. Ve sakın ilk arayan aileye atlamayın.
Beni ilk arayan aile mezuniyet töreninde aradı ve doğal olarak konuşamadım. Ondan sonra konuştuğum aile ne kadar iyi ingilizcem olduğundan bahsediyordu. Düşünün iki farklı durumdaki halimi.

Sonuç olarak sanırım 4. aile ile anlaştım. 11 ay onlarla yaşadım. 11 ay sonra sorun yaşadığımız için ayrıldık. Daha çok hırs yapıp 1 yıl daha kalmaya karar verdim çünkü eğitim için gitmiştim ve tamamlamam gereken şeyler vardı. Hedeflerim için 1 yıl daha çocuk bakmaya karar verdim. UC Berkeley'i bitirdim çocuk bakarken. Vs... Şans yanımdaydı ama ne aileler, ne çocuk bakmak,ne okul ne çocuk bakıp, staj yapıp aynı anda okula gitmek kolay olmadı. Haftada 65 saat çalıştım. Ama başardım, yaptım! Ben yaptım! Koyduğum hedefi gerçekleştirdim. En mutlu eden noktası bu olduğu gibi,her ynü ile harika bir tecrübeydi.

İsteyin, hedef koyun ve yapın. İnanın kaybedeceğiniz hiç bir şey yok. Hele aupair olarak!

6 Şubat 2011 Pazar

Ayrıntılı Aupairlik Vol.1


Yine çok ara verdim ihmal ettim blogumu. 2011'in ilk yazısı bir derleme aslında. Blogum sayesinde bana ulaşan kişilerin sorduğu soruları bu ve bundan sonraki yazımda sizlerle paylaşıyor olacağım. Soru ve cevap şeklindeki bu yazı da kafanızdaki pek çok soruya cevap bulabileceğinizi düşünüyorum.

Au pair olarak gittiğin ülkede havaalanında kim karşılar? Aupairler toplu olarak mı gönderilirler? Aupair ailenin yanına gitmeden eğitim alır mı?
Türkiye'den Amerika’ya aupairleri götüren ajansın Amerika'da anlaşmalı olduğu ajans yetkilileri gelen aupairleri havaalanında karşılar ve topluca kalacakları otele götürür.
Belirli tarihler vardır o tarihlerde toplu gelir aupairler. New Jersey ya da New York’da Amerika’daki Aupair ajansının ayarladığı otelde 3 gün konaklayıp ajans tarafından eğitim alırlar. Eğitimde aupairlik, çocuklar ve Amerika Kültürü’nü içerir. Tabi özet haldedir hepsi. *Bu eğitimlerde Amerika Kültürü ile ilgili kısmı ve CPR (ilk yardım) eğitimini kaçırmadan iyi dinleyin derim.

Aupairler nasıl sosyalleşirler? Yabancılarla nasıl dostluk kurarlar?
İlk arkadaşlıklar genelde diğer aupairler ile kurulur. Aupair ajansı her ay yaptığı toplantılar veya eventlerle buna zemin hazırlar. Yada gidilen ailenin önceki aupairi ve onun arkadaşlarıyla aile sayesinde tanışma imkanı olabilir. Aupair kısa sure içinde dil okuluna da başladığı için diğer yabancılarla (çoğunluğu Asyalıdır) ve pek çok yeni aupair ile tanışma imkanı olur.

Aupair okul seçimini nasıl yapar?
İlk gittiğinde aupair dil okuluna yazılır. 2 seçenek vardır. Biri ücretsiz olanlar biri de özel okullar yada üniversitelerin dil okulları. Aradaki fark alınan sertifikada yazan okul adıdır. Sonuçta CV’de kimse dil okulunun sertifikasına değil ingilizceyi kullanabilmenize bakacağı için paralı olanlara gitmeye gerek görmüyorum. Ttürk Aupair dışındakiler sadece dil kursuna gider. Türk Aupairler dil kursu ardından başka eğitim alma çabasındadır.
Okul tercihi aile ile ortak karardır. Aile, aupaire yasal olarak 60 saat eğitimi aldırmakla yükümlüdür. Fazlası ailenin inisiyatifine ve iyiliğine kalmıştır. Saatlerde aile ile anlaşılarak çocuk bakılmadığı zamanlarda aile izin verirse okula gidilebilir. Ancak aupair programı gençlere Amerika Kültürü’nü öğrenmeleri için hazırlanmış bir programdır ve ailenin de aupairin de belli sorumlulukları vardır. Aupair çocuk bakmakla yükümlü iken aile de temek seviyede aupair in bazı eğitimleri almasını sağlamada. Öğrencilik değildir yani aupairlik.

Ailelerle ne gibi anlaşmazlıklar yaşanır? Banyo yapma saati, eve giriş saati vs..?
Bunların hepsi ilk haftalarda aile ile konuşulur. Aile ya kural koyar yada aupaire bırakır. Aupaire bıraktığı durumlarda rahatsız olduğu bir durum olursa yine konuşulur çözülür. Banyo saati vs.. derdi olmaz. Ama banyonun konumuna gore değişebilir. Banyo çocukların yatakodasına bitişik ise çocuğu uyandırmamak için saatler sınırlanabilir. Eve giriş saati aileden aileye değişiklik gösterse de ajans yetkilileri aileye öneride bulunur. Aupair’in tüm gün sağlıklı şekilde çocuk bakabilmesi için 8 saat uykusunu alması gerekmektedir. Sabah 6 da uyanan bir aupair en geç gece 10 da evde olmalıdır. Kimi aile ise bu saati aupaire bırakır.

Hem aile yanında hem de Amerikan sosyal hayatı içinde başa gelen ilginç olaylar neler? Aupair diye gidip de Amerikan özgürlüğünde delirip sapıtanlar olur mu? Orada sonsuza kadar kalmak için bir takım numaralar yapanlar vs…?
Evlenen cok olur. Özellikle Güney Afrika’dan gelen kızlar. Ancak Türk Aupair’in gidiş amacı yüksek lisanstır. 1 yıl aupairlik ardından parası olan yüksek lisansa yada başka okula geçer ve daha uzun sure kalır Amerika’da.
Sapıtanına denk gelmedim. Ancak illaki o culture gore değişiklikler oluyor hayatında tavırlarında.

Devamı bir sonraki yazımda yer alacak.

Sevgiyle kalın.

8 Nisan 2010 Perşembe

Miami Tatili


İki haftanız var. Çok mu uzun geldi? Bütün yıl yorgunluğundan sonra anlamıyorsunuz bile o tatilin nasıl geçtiğini. Biterken de "yine mi çocuklar, yine mi iş" diyorsunuz.

Aupair'in yıllık tatil süresi 2 haftadır. Aile ile karşılıklı anlaşmanız üzerine istediğiniz her yere gidebilir haftaları bölerek kullanabilirsiniz. İster ülkenize ister başka ülkeye ister Amerika içinde bir yer. Tabi ülke dışına çıkarsanız vize konuları işin içine girecek uğraşacak zamanınız varsa ne ala ama ben hazır Amerika'dasınız burayı önce gezin derim. Böyle uzun bir tatilde de size uzak bir noktayı seçin derim. Hawaii, Miami California'da yaşayan biri için güzel seçeneklerden ikisi bence.

Hawaii'ye gitmek çok istemiştim ancak maddi durum buna el vermemişti. Maddi durum Miami'yi tercih etmemin bir nedeniyken diğeri de üniversiteden çok yakın arkadaşımın da Tennessee'de aupair olmasıydı. Ağustos ayının o sıcağında Miami'de buharlaştık ama süper bir tatil geçirdik. Buradan çıkarılacak ders yazın Miami'ye gitmemek olur. Ancak yazın daha ucuz olduğunu unutmayalım :)

San Francisco'da gece hayatını doya doya yaşayabildiğim için, tatili dinlenme ve etrafı gezme üzerine planladık. Ve tabiki hostelda kaldık. Bu en büyük tavsiyem olur sanırım. Özellikle Avrupa gezinizde ve Amerika'da mutlaka hostel deneyimini yaşayın hatta mümkün olduğu kadar kalabalık odada kalın. Tatilimizin çok güzel geçmesinin bir diğer etkeniydi odada kurduğumuz ve hala devam ettirdiğimiz arkadaşlıklar. İspanyol, İtalyan ve Amerikalı olan 5 erkekle aynı odada kaldık. "Aman nasıl yani erkeklerle mi?" demeyin. Emin olun çok daha rahattı. Çünkü ortada bıraktığımız hiç bir eşyanın kurcalanma, karışma ya da çalınma ihtimali olmuyor. Hatta dolaplarını, kilitlerini size verme inceliğinde bile olabiliyorlar. Tamamen international olması süper paylaşımlara ortam hazırladı. Zaten hostel mantığı sosyalleşmek için harika bir deneyim. Herkes gezgin ve genç. Anlatmaya, paylaşmaya hazır. Herkesle çok kolay tanışıp arkadaş olunabilen bir ortam. Yani Amerika'da tecrübe edilmesi gereken başka bir durum. Hostel seçimimiz uzun bir süreçti. Haritadan tam yerini öğrenmek fiyatları karşılaştırmak ve promosyonlarını incelemek. Ama çok doğru bir seçim yapmışız gidince anladık. (Jazz Hostel)

Miami'ye gelince. Bütün gün deniz, kum, güneş takıldık. Tabi kavrulduk ve sürekli yağlandık. Hostel South Beach'teydi. Böylece en meşhur plajın dibinde hem gündüz hem geceleri eğlenme imkanımız oldu.

Sonu gözükmeyen plajda hiç bir atraksiyon yok. Bizim beach clublardan sonra çok sakin geldi. Denizle cadde arasında çok geniş plaj ve park alanı olduğu için cadde kenarındaki bar ve restorantların denizi görme imkanı olmuyor. Sokak dizaynı ve çalışanların turistlere yaklaşımı bana Kuşadası'nı anımsattı. Bir paralel uzun caddede mağazalar var ve her yer turist kaynıyor. Bizi de İspanyol sanıyorlardı zaten.

Bir gün Miami downtown a gidip gezdik. Bir gün meşhur Florida Key lerinden Key West'e gittik. Aslında bu hostelin promosyonuydu. Eğer 3 gece 8 kişilik karma odada kalıyorsanız size bu turu hediye ediyorlardı. Tabi atladık. Amerika'nın en güney ucuna da gittik. Snorkeling yaptık. Denizin dibini izleme yani. Okyanusta rengarenk balıkları yukarıdan izlemek çok keyif vericiydi. Her gün aynı yerde denize girmekten sıkılınca da, atlayıp public transportation a şehrin bir ucuna gidip girdik denize.

Ozaman Miami'de de hiç bir şey yokmuş çok sıradan deyip geçmiştim ama şimdi geriye bakınca çok güzel tecrübeler yaşadığımı fark ediyorum. İyi ki yapmışım.

PS: Bu arada koca okyanusta yüzerken Türklerle karşılaşmıştık. Her yerde varız bir kez daha yüz yüze geldim bununla. Amerika'nın her köşesinde Türk var yani.

6 Mart 2010 Cumartesi

Tavsiye ediyor muyum? Kesinlikle! Ama neyi?

Bunu diyen patronumdu.

Facebook profilime gözü takılmış. Daha doğrusu Facebook'taki fotoğraflarıma. 52 adet albümden oluşan Facebook fotoğraf arşivimde gezinirkenki yorumu "ne çılgınmışsın sen" oldu.

Amerika'dan döndüğümden beri herkes soruyor nasıldı? diye. Eğlenceli kısmı, bana kattıklarının bir kısmı ve tecrübelerim Facebook fotoğraflarında var aslında. Tabiki diğer yüzü de bende. Ve anlatmakla anlaşılması zor ancak yaşanması gereken bir durum.

İki yılı Amerika'da aupairlik yaparak geçirmiş biri olarak (yani iki yıl aupair olarak dayanabilen nadir Türklerden biri olarak) kesinlikle tavsiye ediyorum. Yanlış anlaşılmasın burada üzerine basarak tavsiye ettiğim şey yurtdışı tecrübesi. Aupairlikte bunun yollarından biri. Amerika'ya gidebilmek için eğer daha iyi bir imkanınız var ise kesinlikle onu tercih edin. Yok ise aupairlik okadar da kötü olmayabilir.