ingilizce etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ingilizce etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ocak 2014 Cuma

İşi Bırakıp Aupair Olmaya Gitsem mi?

Çok zor soru değil mi? Değer mi acaba? Gideceğim ama sonra dönünce işe yarayacak mı ? vs...

Zor bir soru. Tabiki işe yarıyor ama her şeyi bırakıp gitme durumu karar vermeyi zorlaştırıyor. Mezun olalı 7 yıl olmasının büyük etkeni olabilir bu hissimde. Aupairlik için bence en uygun dönem mezun olur olmaz gitmekte. Sizi bağlayan bir şey yok, kurulu düzen bozmanız gerekmiyor vs.. yapamazsanız dönersiniz vs.. Kurulu düzeni bozmak daha fazla risk almayı gerektiriyor ve bence omuzlara daha fazla sorumluluk bindiriyor. Ama çalışıp gitmenin orada avantajı da olabilir yani belki iş bulma şansını yakalatabilir belki (gerçekten çok zor olsa da)

Bu konuda bana yazan bir aupair adayının bazı soruları var aşağıda onları yanıtlamak istiyorum:

  • İşimden ayrılıp, hayatımı bir yıl erteledikten sonra döndüğümde elimde hiç bir avantajım olmama ihtimali beni oldukça korkutuyor. Asıl hedefim bir kaç ay ingilizce kursuna gidip ardından sertifika programına katılmak. Yazılarından okuduğum üzere ek iş yapmam gerekecek çünkü yanıma çok para alamayacağım. Ek iş bulmak kolay oluyor mu? Yani o süreç nasıl ilerliyor. Ek işte çalışmak sertifika programları için maddi imkanı sunabiliyor mu?
Çocuk bakarken senin gibi bakıcılarla tanıştığın için onlar da yol gösterebiliyor. Amerika'da yoğun kullanılan seri ilan sitesi http://www.craigslist.org/about/sites#US oldukça işe yarıyor bu konuda. Aileler ile mailleşip tanışabilirsin. Tabi aupair programında böyle bir şey yok. Çalıştığın ailenin izin vermesi ile ilgili bir durum bu.


  • Haftada kaç saat veya gün boş zamanın olabiliyor?
Bu aileden aileye değişen bir durum. Her ailenin bakıcı ihtiyaç duyduğu zamanlar benzerlik gösterdiği gibi çok farklı da olabilir. O tamamen ailenin ihtiyacı ve nasıl anlaştığınla ilgili. Yasal olarak haftada max 45 saat max çalışma iznin var orada. Bunun üzerine çıkman gerekebilir ama aile sorar sana kabul edersen extra para öder ve yaparsın. Bazı ailelerde ise çok daha az çalışırsın. Çocukların yaşı bu saatleri etkiler. İlkokula falan gidiyorsa çocuk yarım gün okulda olacağı için full yarım gün boş olursun. Ama bunun yanı sıra aile senden haftasonu çalışmanı talep edebilir çünkü yasal olarak sana verdiği paranın karşılığı olan 45 saati almaya hakkı var. Bu aileden aileye değişir.


  • Ben Truva'dan başvurmak istiyorum? Yanlış anlamıyorsam aracı ajansın Truvaydı. Önerir misin?
Ben de Truva ile gitmiştim, ozamanlar indirim kampanyaları vardı ve görüştüğüm yerlerin yanında en ilgili olandı. Tabi fiyatı daha etkili olmuştu tercihimde. Bunun yanı sıra öneririm ben memnun kaldım, hatta arada hala yazışırız selamımı söylersin eğer gidersen :)) Zaten US'e gittikten sonra artık oradaki ajansın bağındasın buradaki aracı ajans (taşeron ajans) orada çok sözü geçmiyor (bunu söylemeseler de) buradan ajansın sana müdahale edebilmesi yetişebilmesi tabiki mümkün ama bu çok zaman alır ve prosedür gerektirir. Orada parayı veren aile ve oradaki ajansa veriyor parayı o nedenle onların sözü geçer. Yani projeyi yapan oradaki ajanslar, buradakiler de oradakilerle anlaşmalı ajanslar. Önemli olan oradaki iyi ajansı seçmek. Aupaircare en iyisiydi onunla anlaşmış buradaki Türk ajanslarını seçebilirsin.


  • Amerika'dan alınan sertifika burada işe başvurularında bir nebzede olsa avantaj olabiliyor mu
Buradaki ilk cevap tabiki, aldığın sertifikanın yaptığın işinle ne kadar alakalı olduğu ve aldığın sertifikanın okulunun adı. Amerika'da sertifikan olması orada okuyabilecek ingilizcen olduğunu gösteriyor, işinle alakalı ise tabiki faydası olur ama ne buradaki ne de oradaki bir yüksek lisans gibi etkisi olmaz. Önünü açar, bir adım attırır ama hoop diye koltuğa oturtmaz. Eğer sertifika programı olacaksa illaki önerim, adı ünlü olan bir üniversitede işinle alakalı bir sertifika olması yönünde olur. Ama gitmişken bir şekilde yolunu bul yüksek lisans yap derim.

Umarım cevaplarım yardımcı olmuştur Bilkem.

PS: Sizden her aldığım mail blogumun ne kadar yardımcı olduğu yönünde ve teşekkürleriniz ile başlıyor. Bunları okudukça yardımcı olabildiğimi görmek inanın çok daha mutlu ediyor beni. Bazen maillere geç dönüyorum yoğunluğumdan dolayı ama mailleriniz cevapsız kalmıyor. Bir de ricam var; blogu mümkün olduğunca çok yerde, sosyal medyada paylaşalım ki daha çok yayılsın ve kafasında bu konuda soru işareti olan arkadaşlara da yardımcı olsun. Teşekkürler.

20 Ekim 2013 Pazar

Hedefler Set Edildi Mi?

Henüz edilmediyse bir an önce belirleyin ve kolları sıvayın derim.

Hedeflerini belirleyip araştırmalarını yapan bir aupair adayı yazdı bana. Kafasında özellikle eğitimle ilgili soruları varmış aşağıda cevaplamak istedim.


  • Ben de sizin gibi kendimi pazarlama alanında geliştirmek istiyorum. Şu anda iyi seviyede ingilizcem var. Pazarlama eğitimi almak istiyorum yurtdışında ancak maddi imkanlarım yetersiz olduğu için en mantıklı seçenek Au-pair olarak gitmek. Kafama takılan tek şey gittiğimde yanında kalacağım aile eğitim almam konusunda vs anlayışlı olmazsa bütün hayallerim yarım kalır. 
Aileler sizi çocuklarınıza bakmanız için alıyor eğitiminiz onların önceliği değil. Sadece programın zorunlu kıldığı (sanırım 60 saatti) eğitimi aldırmakla yükümlüler. Bu da ordaki ingilizce eğitimi oluyor zaten. Ama şansınıza bu konuda size destek olabilecek bir aileye denk gelebilirsiniz. Bu konuda Türk aileler daha anlayışlı aslında yani üniversite mezunu bir Türk'ün oraya ne için gittiğini çok iyi biliyor ve yardımcı oluyorlar ama bu demek değilki "Türk aileye gidersem süper eğitim alırım vs".. Sonuçta onlar yıllardır orda yaşadıkları için artık bildiğiniz Türk ilgisi ve özverisine sahip olmayabilirler. Gitmeden önce telefonda tanıştığınız aileye biraz eğitimden bahsedebilirsiniz ama çok anlatırsanız sizin çocuk bakmaktan çok eğitim için gideceğinizi düşünerek cayabilirler de. Korkutmayın yani. Ya da ilk yılı benim yaptığım gibi geçirir 2. yılınızda buna ok diyen bir aile bulur ve devam edersiniz.


  • O parayı biriktirebilicek miyim? Çünkü fiyat olarak 4500-4800 $ yazıyor sadece eğitim masrafı. Sadece Aupairlikten kazandığınız para ile mi eğitimleri aldınız? 
Hayır tabiki. O para ancak haftasonu yemeye ve dolaşmaya gidiyor. Ekstra çocuk bakıyorsun onunla oluyor eğitim. Akşamları ve haftasonları yani her boş anında başka ailelere bakıcılığa gidiyorsun. Buna tabiki esas ailenin izin vermesi gerek. Craigslist'ten bulabilirsin aile. Ancak çok dikkatli olmakta yarar var sonuçta herkes ilan koyabiliyor buraya o nedenle temkinli olmanı öneririm. Genelde akşam babsitlik falan oluyor, yani çocukla 1 saat oynayıp sonra uyutuyorsun, yorucu olmayan ve iyi parası olan (aupairliğe göre) bir iş. Aupairlikte saati 4 dolara falan gelirken saatine 20 dolar aldığım oluyordu ekstrada.


  • Onun dışında da "The curriculum comprises 4 required courses (8 units) and a minimum of 2 elective courses (4 units) for a total of 12 semester units (180 hours of instruction). Candidates must pay a nonrefundable certificate registration fee." yazıyor. 12 dönem 3 yıl demek... 3 yıl boyunca orada kalmadınız anladığım kadarıyla.
Benim okul Berkeley'de Extension'dı ve 7 ders almam yetiyordu sertifika için. Toplam unitsi hatırlamıyorum. 7 dersi de sanırım max 3 yıl içinde tamamlamam gerekiyordu ama 1 yılda tamamladım. Her ders 3 ay sürüyordu ama aynı dönemde 3 ders alabilirsin zamanı ayarlarsan.


  • Bir yandan da çevre baskısı sen mühendis oldun, İngilizcen de var.Oraya gidip bebek bakıp ev mi temizleyeceksin diyenler oluyor. Benim düşüncem ise şu anki İngilizcemin profesyonel olmadığı ve bir şekilde gidip kendimi geliştirmem gerektiği yönünde. 
Yurtdışı deneyiminin her yönden okadar çok katkısı var ki bunu her geçen zaman ayrı ayrı anlıyorum. Ben mi şanslıydım diycem ama şansı da ortamı da kendimiz yaratıyoruz orda. Hiç bir şey yapamasan hayatının bir döneminde (ki başka hiç bir döneminde her şeyi bırakayım da bir Amerika'da yaşayıp geleyim diyemezsin) Amerika'da yaşamış oluyorsun. Diğer yazılarımda okuyabilirsin zaten neler kattığını. İngilizce gelişiyor, çevre yapıyorsun, o çevren döndükten sonra bile sana ne kapılar açabiliyor inanamazsın, evlenebilirsin, orda iş kurabilir ya da orda çalışabilirsin. Ha bunların hiç birini yapamayıp dönenler de çok tabiki. Ama hırslıysan, hedeflerin varsa, bunlar için çabalıyorsan illaki oluyor hiç de boşa geçmiş olmuyor. Bak insanlar şimdi ancak bayram tatilinde 10 günlüğüne gidip gezmeye çalışıyor oraları seninse en az 1 yıl yaşama imkanın olabilir. Tabiki oraya gittiğinde sana da koyacak, üniversite mezunuyum ama burda çocuk bakıyorum demek. Ya da aslında ülkende sahip olabileceğin statüye orada sahip olamamak, burada nerdese her akşam çıkabilecekken orada kazandığın para ile ancak starbuckstan 1 kahve ile takılmak. (orda starbucks ın hiç burdaki gibi havası yok)

Gerçekten düşünme daha fazla, sana uygun bir Aupair ajansını seç ve git derim. Umarım ailen bana çok kızmaz.

Sevgiler.

13 Haziran 2013 Perşembe

Amerika'ya Aupair Gitmişken Eğitim Atlanmaz

Haziran'ın ortalarına geldik. Bu yıl aupair olarak gitmek isteyenleriniz umarım ajanslarınız ile anlaşmış ve işlemlere başlamışsınızdır. Daha fazla gecikmeyin derim.

Semanur ulaştı bana ve kafasına takılan soruları paylaşmış. Burada yanıtlamak istiyorum.


  • Uzun zamandır aupair olmayı düşünüyorum ve bu konuda araştırma yapıyorum fakat bir türlü tamamdır deyip bir firmaya başvuramıyorum korkuyorum sanırım yaşım 25 geçen yıl üniversiteyi bitirdim İstanbul'da okudum Türk Dili ve Edebiyatı mezunuyum aynı zamanda Anadolu Üniversitesi Açık öğretim Medya ve İletişim bölümüne de bitirdim ve Eskişehirliyim sanırım siz de Anadolu Üniversitesi mezunusunuz gördüğüm kadarıyla. Bu ayrıntıları vermemdeki, amaç bende Amerika'ya gittiğimde sadece dil eğitimi alıp geri dönmek istemiyor aynı zamanda orada bulunan üniversitelerden dersler almak hatta Yüksek Lisans yapmak istiyorum fakat hangi alanda Yüksek Lisans yapmam gerektiği konusunda bile bilgisizim. Bu konuda sizden yardım isteyebilir miyim Türkiye'de geçerli olan alanlar siz nasıl bir eğitim aldığınızdan bahsetmişsiniz ama daha da açabilir miyiz konuyu? Sanırım dil eğitimini ücretsiz olarak karşılamak mümkün. Bu oldukça iyi bir durum.
Bu konu tamamen senin kariyer planınla ilgili. Ne olmak ve ne yapmak istiyorsun ileride. Pazarlama iletişimi masterı ya da MBA çok işine yarar pazarlama alanında çalışmak istiyorsan. Sosyal medyayı oraya gitmişken kesinlikle iyice kavra, hatta imkanın olur dijital bir eğitim al. Mobil, dijital, sosyal medya ile ilgili her şey olabilir ama bu benim kendi kariyerimle ilgili ilgimi çeken kısım. Dijital biraz daha geniş bir alan ve her sektöre uyarlanabilir. Dil eğitimi ücretsiz olabiliyor çoğu yerde. California bölgesinde çok göçmen olduğu için yaygın bu tarz okullar her eyalette olmayabili tabi. Örneğin köylerden İstanbul’a gelen Türkçe konuşamayanlar için belediyelern açtığı ücretsiz dil kursları gibi oluyor bunlar. Genelde oranın vatandaşı öğretiyor aslında öğretmen değil yani dersi öğreten ama öğretme belgesi vs.. var. Tam detayı bilmiyorum ama bu şekilde. Grammerına yardımı oluyor ama esas dışarda sokakta öğreniyorsun İngilizceyi günlük yaşamda. Üniversitelerden ders almak ya da yüksek lisans kısmını hangi bölgeye gidiyorsan orada araştırmaya daha gitmeden başlayabilir, gittikten sonra derinleştirebilirsin. Ya da önceden eğitim için bir bölge seç ve o bölgeye gitmeye çalış bakıcı olarak.

  • Ajans konusunda bende bir çok ajansla görüştüm aklıma yatanlardan biri de Truva oldu çok ilgili ve sıcaktılar, bir de icepworld hatta  Eskişehir'de de bulunan bir firma ikisi arasında karar vermek istiyorum.
Ben gideli yıllar oldu pek çok yeni ajansta açılmıştır zaten. Truva ile gittim memnun kaldım o nedenle öneriyorum. Başka iyi ajanslarda vardır tabiki. Çok ajans dinleyip kendinize göre doğrusuna karar verin en tutarlı ve ilgili olanını seçin derim. US’e gidince burdaki ajansın size yardım elini uzatabilmesi çok zor oluyor zaten, gidene kadar tüm evraklarınızda size yardım edecek doğru bilgilendirebilecek yeri seçin.


  • Bir de oralarda eğitim pedagojik formosyon adına sertifika programları bulmak mümkün mü? Bu konuda bir bilginiz var mı?
Bu konuda hiçbir fikrim yok. Pek çok sertifika programı oluyor. Bunu gitmeden netten araştırabilirsin zaten.

Umarım yardımcı olabilmişimdir.

Sevgiler.

17 Mart 2013 Pazar

İngilizcem Yeterli Mi? Bak Bakalım...

Bu sürecin her aşamasında biliyorum ki kafanızı bu soru kurcalıyor. Üniversiteden mezun olmaya yakın, iş ilanlarının hepsinde iyi derece ingilizce yazıları gözünüzü korkutmaya başladığı an acaba ne yapsam da çözem bu işi diye kıvranmaya başlıyorsunuz. Araştırırken gözünüze çarpan Aupairlik bu işi ne kadar çözer düşünürken, bu yola adım atmış olanlar da ne kadar bir ingilizceleri olması gerektiğini tartıyorlar. Bu yazımda tüm bunlara yanıt bulabilirsiniz.

X bir şeyi öğrenmenin en iyi yolu onu deneyimlemek, pratiğini yapmaktır. Pilates, basketbol, araba kullamak vs.. Hepsinde dinler, izler, okursunuz ama siz deneyene kadar olmaz bu iş ve bunu yerinde yaparsınız. Kapalı sokakta kullanmazsınız arabayı öğrenmek için trafiğe çıkarsınız, tek başınıza topu sürmezsiniz karşınıza bir kaç rakip alırsınız vs.. Dili öğrenmek de bu şekilde işte. Dil kurslarında dilbilgisini kitaplardan çok güzel öğrenebiliyoruz hatta o dili konuşanlardan daha iyi dilbilgisi kurallarına hakim olabiliyoruz ancak iş konuşmaya gelince bunun pratiğine ihtiyaç duyuyoruz. Haftada 1-2 saat başka bir dili pratiğini yaparak bir yerlere varmak da oldukça zamanımızı alıyor aslında. O nedenle diyorum ki her zaman bu işi imkan var ise (yoksa da yaratmaya çalışmalı) yerinde öğrenmeye çalışmalı.

Bu kadar ikna çabamdan sonra hadi diyelim karar verdiniz ve gidiyorsunuz ne kadar süreli gitmeli, ne olarak gitmeli kısmı var bir de. EN AZ 1 YIL!!! Daha kısa sürelerde inanın istediğiniz gibi  olmayacaktır, hele ki work n travel gibi programlar sizi gezip tozmaktan öteye götüremeyecektir maalesef. Çok güzel gezer yeni insanlarla tanışırsınız ancak ingilizcenizde yeterli gelişmeyi göremezsiniz. İşin en ucuz, en kolay yolu diye baktığmızda da olay Aupairlik'e bağlanıyor zaten.

Aupair olmaya karar verip ajanslarla konuşuyorsunuz, kimisi gel önce kursa diyor belki, kimisi yetmez ingilizcen vs. gözünüz korkuyor. Korkmasın. Ajansın testini bir yaptırın yoksa internette yapın ve seviyenize bakın. Intermediate seviyesindeyseniz korkmayın, altındaysanız biraz çalışın yeter. Tabi daha da altıysa biraz kurs desteğine ihtiyacınız olabilir. Burdan kastım ajanslar size kurslarını da satmak isteyebilir ama boşuna para vermeyin kendinizden emin olun demek istiyorum. Aupair olarak gittiğimde low int-intermediate seviyesindeydim.

Ajansın sınavını geçtiğinizi düşünelim. Aileler size önce mail ardından telefon yoluyla ulaşırlar. Korkmayın desem de korkacaksınız biliyorum. Sakin olup tane tane konuşmaya çalışın. Zaten sizin amacınızın dil öğrenmek olduğunu biliyorlar, o nedenle yavaş ve tane tana konuşurlar telefonda. Anlamadığınızı tekrarlatın mesela. Konuşmadaki amaç da sizin hangi amaçla oraya gittiğinizi öğrenmek, kendi ayaklarınızın üzerinde durup duramadığınızı anlamak, yazılı verdiğiniz bilgilerin doğruluğunu teyit etmek, gittiğinizde annemi özledim diye ağlar mısınız ağlamaz mısınız onu anlamaya çalışmak ve tabiki ingilizce seviyeniz anlaşmanıza yeter mi ona bakmak. Ama öyle uzun konuşmalar olmuyor, yazdığınız şeyleri soruyorlar zaten. Basic bir ingilizce ile bir kaç geldim gittim cümlesi ile kıvırabiliyorsunuz durumu. Hiç konuşamayan ben nasıl olduysa kadının tüm dediklerini anlamıştım, üzerine kısa yanıtlar bile vermiştim. Aklınızdaki soruları bir kağıda yazıp hazır da bekleyebilirsiniz bu arada.

Bu kısmı da geçip bir aile ile eşleştiğinizi düşünelim, sıra konsolosluk görüşmesinde. O da genelde ingilizce olur. Basic soruları yöneltirler. Nereye, kime gidiyorsun, napıcan döndükten sonra, ailen nerde vs.. gibi. Çok heycanlanmadan yanıtladınız mı evraklarınızda bir sorun yoksa dert olmayacaktır. Yalan olup olmadığına ve gidip oraya yerleşme derdiniz var mı yok mu ona bakıyorlar. Yok ben dönücem zaten derseniz o da dert olmayacaktır.

Vize elinizde artık, gerçekten gidiyorsunuz. Uçtunuz gittiniz aile karşıladı sizi işe başladınız çocuklar, arkadaşlar vs.. İlk 3 ay zorlu geçen dönem, ama hızlı geçiyor merak etmeyin. 3 ay sonra ingilizce de neymiş beeee diyip nasıl olduğunu anlamadan geliştirdiğiniz görmüş olacaksınız. Gittiğimde telefonda konuşamıyordum, grup içinde yüzüme konuşmaları gerekiyordu ortaya konuşulduğunda yine anlamıyordum, ama 3 ay sonra hepsini çözmüştüm. Buna garanti veriyorum bu arada! YALNIZ! Orada kaldığınız süre içinde Türk arkadaş yasağı olması kaydı ile. Herhangi bir şekilde sadece merhaba demek için bile bir türk arkadaşınız olur ise inanın bana ingilizce yalan olur, değil 1 yıl min 3 yıl gerekir o zaman size. Bu işi 1 yılda çözücem dönücem diyorsanız beni dinleyin ve Türk arkadaştan Türkçe'den uzak durun 1 yıllığına. Zaten aileniz ile konuşuyor olacaksınız.

Ordaki dil kurslarına gelelim. Eyaletten eyalete ve şehirden şehire değişiyordur. Burlingame'de yaşadım ben, San Fransicso'ya 20 dk uzaklıkta. Bir çok devlet okulu vardı bizim gibi yurtdışından gelenler için ve okul ücretsizdi. Gidip paralı dil okullarına para vermeyin derim. Orda da sizle dersi alan öğrenciler yabancı burda da. Ana dili ingilizce olan insanla zaten sokakta dışarda karşılaşacaksınız. Yani dili sokakta öğreniceksiniz. O nedenle ders ve grammer için devlet okuluna ücretsize/en ucuzuna gidin ve mümkün olduğunca Amerikalı arkadaş yapmaya bakın. Bu sayede harika bir ingilizce ile geri dönebilirsiniz Diğer kattıklarınız da yanında hediyesi olur :)

Umarım ingilizce konusunu detaylı açıklayabilmişimdir.

Sorularınız için idilkucuk@gmail.com dan bana ulaşabilirsiniz.

Sevgiler,

21 Ağustos 2012 Salı

Gitmek ya da Gitmemek

Yine çok uzun zaman oldu yazmayalı. Aupairlik üzerinden yıllar geçtikçe anılar da unutulmaya başlıyor. Arada sizlerden gelen sorular sayesinde hem blogu update etme şansım oluyor hem de anılarımı tazeleme.

Bu sefer sorular Sema'dan geldi. Aşağıda bana attığı soruları onun izni ile paylaşıyorum. Cevaplarımı da altlarına kırmızı ile yazdım. Kısaca Sema'dan da bahsedeyim, 26 yaşında (yani aupairlik şansının son yılında), 3 yıldır özel bir şirkette çalışıyor ve arkadaşı da izin alabilirse 2 kişi birlikte gitmeyi planlıyorlar. Bakalım sizin yorumunuz ne olacak "Gitmek ya da Gitmemek" için...

 Sema ben, mail adresinizi Au pair Confessions bloğunuzdan aldım. Bloğunuzu inceledim, bir çok şeyi açıkca yazıp yol gösterici olmuşsunuz. Bende au pair olarak dil eğitimine gitmek istiyorum ama klasik olarak kafam oldukça karışık... ...daha önce ikimizde hiç yurt dışına çıkmadık ve haliyle terddütlerimiz aslında tereddütten ziyade korkularımız var. Eğer bi sakıncası yoksa sormak istediğim bi kaç soru var; 

  1. İstanbul'da oturuyorum, 4 kur olarak kursa gittim. Klasiktir, az çok anlayabiliyorum ama konuşamıyorum. Aile seçme süreci çok zor. Nasıl güvenmeliyiz, ya da güvenmeye nereden başlamalıyız? siz nasıl güvendiniz?

--Amerika'ya gittiğimde intermediate seviyesindeydi ingilizcem ve dediğin gibi derdimi anlatabiliyor ama konuşamıyordum. Kalabalık içinde olunca sadece direk bana söylendiğinde anlıyordum. Telefonda söylenenleri anlamıyordum vs... 3 ay sürdü bunu çözebilmem. Çok uzun değil bu arada oraya gittiğinde nasıl geçtiğini anlamıyorsun bir bakmışsın hem akıcı konuşuyorsun hem de anlayabiliyorsun. Tabi kesinlikle ve kesinlikle Türklerden, Türkçe konuşan kişilerden uzak kalmak şartı ile. Merhaba demek bile yasak :) Bunun tek mantıklı açıklaması var, bir kere tadını aldın mı bırakamıyor ve kopamıyorsun. İngilizceni geliştirmek istiyorsan bununla başlaman gerek.
 --Aile seçme süreci çok zor. Önceliklerini sırala ve ona göre seçim yapmaya çalış. Bir kaç kriter; hangi şehir, hangi bölge, kaç yaşlarında çocuk, single mom or not, sakın Türk aileye gitme!!!!! bir kaç nedeni var bunu dememin. Birincisi az önce yazdığım Türkçe konuşma kısmı. Aile her ne kadar biz evde konuşmuyoruz desede 2 Türk yan yana gelince hemen kolaya kaçar. Diğeri de bizim kültür gereği beklentimiz biraz daha fazla olabiliyor yabancılar ile kıyasladığımızda. Örneğin Türk aile senden kurallar gereği yaptığın işlerin dışında duygusal olarak daha fazla yardım beklentisinde olabilir. Nasıl burda misafirliğe birine gittiğimiz zaman sofra toplamak vs.. yardım etmeye çalışırız ve karşı taraftan da bu beklenir, buna benzer beklentiler olabilir. Yabancılar söylenen kurallara daha sadık olabilirler.
 --Benim aile seçme sürecimden bahsedeyim. Öncelikle marketing okumak istediğime karar verip en doğru okulların nerede olduğuna baktım. California'ydı. Ardından büyük çocuklar ile olursam onlar tüm gün okulda olacağı ve çok iş gerektirmedikleri için istediğim okula gidebileceğimi düşündüm. Ve alt değiştir arkasından bak yemek yedir gibi dertler olmaz diye düşündüm. Kesinlikle formda çocuk yaşı belirledim ve küçük çocuk istemiyorum dedim. Ki gittiğim ajans kesinlikle böyle bir sınırlandırma yapmamamı söyledi ama dinlemedim. California yı kafama koymuştum ama tabiki şehirden uzak köy gibi bir yere de gitmek istemiyordum çünkü çok sosyal bir insanım yapamazdım. Biraz da şansım yaver gitti diyebilirim. Aileler çıkmaya aramaya başladı ve şans eseri San Francisco ya çok yakın, single mom(34 yaşında) 2 çocuk (7 ve 11 yaşlarında) bir aile çıktı ve tabi atladım hemen. Kadın dedi zaten sonradan telefonda konuşurken ne dedilerse olur yaparım ok demişim :)) İlk etapta eğitim amacımdan bahsetmemeye çalıştım tabi çok. Burdaki eğitim bu arada ingilizce diil marketing olan. Çünkü 60 saat ingilizce eğitim aldırmak zorundalar sana ancak sonrası için bir kural yok. Aile ile anlaşabilirsen izin verebilirler sadece. Ki ingilizceyi orada okulda diil sokakta öğreniyorsun. Ama orada kaldığın her dakikanın kıymetini bilip değerlendirmen gerek ve mümkün oldukça ingilizce ya da başka eğitimler al. Evet seçtim bu aileyi gittim ancak sonradan anladım ki büyük çocuk daha dert ve zormuş. Evet nerdeyse yarım günüm boştu vs.. ama seni dinlemeyip kafa tutan ya da minnet olmayan sevgisini göstermeyen çocuklara bakmak pek de iyi diil. Ya da biz anlaşamadık vs.. 10 ay ardından yaşadığımız bazı sorunlardan dolayı ayrıldık ve başka aileye geçtim ki onun bir yeni doğmuş bir de 1,5 yaşında bir çocuğu vardı. Çok çok daha mutlu oldum çocuklarını çok seviyordum kendi çocuğum gibi vs.. hala da görüşüyoruz hatta çooook özlüyorum rüyalarıma bile giriyorlar.
 --Güven konusu ayrı bir şey aradaki ajansa, programa, Amerika'ya güveniyorsun aslında. Bilemezsin ne çıkacağını. Sorunun olduğunda öyle çat diye de bırakamıyorsun vs.. Yani terk edersin tabi evi de nerde kalıcan sonra ne olucak dönücek misin Türkiye'ye gibi durumlar var. Şans yani ne çıkacağı. Kötü bir hikaye duymadım bugüne kadar demekki ajanslar ve program iyi çalışıyor, bizim araştırıldığımız gibi onlar da iyi araştırılıyor. 


 2. Danışmanlık şirketlerinin yorumlarında herşey o kadar toz pembe ki, burda boşuna duruyoruz gidip orda çalışmalı diyesi geliyor insanın. o sebepten inanmıyorum o yorumlara. bu sürecin, çok olumlu olacağını düşünmüyorum en azından oraya çalışmaya gittiğimi, çalışmadan arta kalan zamanda dil eğitimine gideceğimi vs biliyorum. En kötü ihtimalle yapamazsam dönerim diyorum, gitmeyip bütün hayatım boyunca acaba gitsemiydim, keşke gitseydim gibi pişmanlıklar yaşamamak adına. Yapamazsam dönmek o kadar kolay olur mu? 1 sene tahütlü gidiliyor sanırım. dönme şartları kolay olur mu? (bunu danışmanlık şirketlerinin samimi şekilde cevaplayacağını düşünmüyorum) 

En doğrusunu öğrenebilmen adına tavsiyem mümkün olduğunca çok ajans ve aupair deneyimi yaşamış kişi ile görüşmen ve ortak sözleri baz alman. Ben gideli 5 yıl oldu. Değişen kural vs.. olmuş olabilir. Yaptığım sözleşmeyi de çok iyi hatırlamıyorum fakat eğer olmuyor ve sorun yaşanıyorsa dönebilirsin tabiki. Hayatının hiç bir döneminde bir daha yaşayamayacağın bir deneyim bu. Kesinlikle uzun dönem yurtdışı deneyimini tavsiye ediyorum, eğer şartlar aupairliği gerektiriyorsa da ok yapılır amaç için biraz katlanılır kim bilir belki de çocuk olayını çok seversin ve çok keyifli bir yıl geçirirsin. Karşına ne fırsatlar çıkacağını bilemezsin. Aupairliği bırakıp master yapan vs. arkadaşlarım var, ardından orda çalışan, ya da aupairken orada evlenip mutlu mesut yaşayan. Ya da benim gibi inat edip kalıcam deyip, okula gidip staj yapıp çocuk bakıp gezip eğlenip dönen... Şu var sen ben aileyi istemiyorum deyip çekip gidemiyorsun ciddi nedenlerin olmalı. Bir anda gidersen de 2 haftan var yeni aile bulabilmen için. Bulamazsan ülkene dönmek zorundasın. Kaybedecek hiç bir şeyin yok bence en azından ben öyle düşünüp gittim ve olmadığını gördüm. Çok da mutluyum yaptığım bu tercih için. Orada neler yapabileceğin senin hırsına ve isteğine bağlı. 


 3. Eğer arkadaşım gitmese dahi ben gitmek istiyorum, yani bu dil eğitimini bi şekilde halletmek istiyorum ve tek yolum aupair (maddi açıdan). Siz tek başınıza mı gittiniz? tek başına gitmek doğru olur mu? 

Neden doğru olmasın. Güven kendine biraz. Tabiki ne olacağını bilemeyiz ama risk alıp denemeden ne güzelliği ne de kötüsünü göremeyiz. Arkadaşınla gidersen hele bir de yakın bir yerlere giderseniz ingilizceyi unutun benden demesi o kadar vereceğiniz parayı çöpe atarsınız hiç gitmeyin derim. Başkaları bu kadar kesin konuşmayabilir yargı ve yorumlarım biraz keskin ama oraya gelen pek çok Türk aıupair arkadaşıma önce bir özet geçerdim aupairlik hayatını 3 ay sonra "idil dediklerin hepsi çıktı" diye yorum yaparlardı. İstiyorsan kesinlikle yap, inşallah şansına iyi bir de aile çıkar çok rahat geçirirsin 1 yılını. Önerim 2 yıl olur bu arada. 1 yıl bittiğinde çünkü ingilizcenin hala tam olmadığını hissediyorsun çünkü. Ve en kolay yoldan ingilizceni süper yapmanın yolu yerinde öğrenmek kesinlikle. Burdak kurslarla olmuyor. Ben ilk hesabı öyle yaptım 2007 yılında. Advanced seviyede kursu bitirmem için 1000Tl ödemem gerekicekti aupair olarak gitmek de bana 1000TL ye mal oluyordu. Kesinlikle çok doğru bir karar aldım ve bana ingilizce yanında pek çok şey kattı. İşlerine apayrı katkısı oluyor vs.. cv nde bilr orada yaşamış olmak vs. kursa gidip advanced mezun oldum diil orda yaşadım diyorsun. 


 4. En büyük kafamı karıştıran sorulardan biriside şu; çok iyi konuşamadığım için aileler bizim iyi niyetimizi suistimal ederler mi? yani ben elimden geleni yapmaya çalışırım ama yaptığınız iyilik bir süre sonra göreviniz haline gelir ya, bu iş yerlerinde de böyledir. Elimden geleni yapsam da suistimal edilme endişesi korkutuyo insanı:/ 

Yok orda her şey kurallı. Kurallar çiğnendğinde direk şikayet edebilirsin oradaki ajansa. Aileler de seni zorlayamazlar. Örneğin orada yasal çalışmamış haftada 45 saat(ti) daha fazlası yasak. Ama aile sana para teklif edip extra geceleri çalışmanı rica edebilir. Kabul edip etmemek senin elinde. Bizler paraya ihtiyacımız olduğu için genelde de kabul ederiz. Ya da kimi aile temizlik isteyebilir yine extra ücretle. Kırmamak için bi kere yapayım dersen hep teklifle gelirler çünkü senin kırmamak için yaptığını bilmezler. Ama istersen hiç birini kabul etmeyebilirsin yani direk kusura bakmayın 45 saat max dahası da illegal dersen biter olay. Aileden aileye tavırlar değişiyor iyi niyet suistimalliği denk gelebilir, emin dilim ama yasa ve kurallar çok net kullanabilirsin onları. Kuruşu kuruşuna paranı öderler bu arada. Hatta iyi olan hediyeler alır exstra verir vs..


5. Aslında çok gitmek istiyorum, en kötü ihtimalle yapamaz ve geri gelirim diyorum, 3 senedir kurumsal bi şirkette çalışıyorum, işten ayrılmak adına da olsa yine de denemeye değer diyorum. bu derece gözümü karartmam doğru mu onu da bilmiyorum:) bu sene son şansım çünkü 26 yaşındayım. 

 Madem bu kadar düşündün kesinlikle git derim. Annemler beni istanbul'a staja yollamıyorlardı ben okadar kafama koymuştum ki bir anda Amerika'ya gidiyorum ben diyerek çıktım karşılarına. Ajansla gidip görüşmüştüm vs.. Senin de dediğin gibi yapamazsan dönersin, ama ya yaparsan? Orada burdakinden çok daha iyi fırsatlarla karşılaşırsan. Hadi hiç biri olmadı diyelim en basitinden kazanacakların: 
  • Süper ingilizce 
  • İngilizce mülakat yapıyoruz diyen işverene karşı sonsuz güven 
  • 1 yıl Amerika deneyimi 
  • Bir yığın yabancı arkadaş 
  • Yabancı arkadaş dolayısıyla farklı ülkelerde ücretsiz konaklama şansı :)) 
  •  Türkiye'ye döndüğünde Amerika'da 1 yıl yaşamış olmanın hazzı 
  •  Farklı kültürleri tanıma şansı Amerika'nın çok farklı yerlerini gezme şansı
  • Burada yapamadığın sporları deneyebilme şansı (hem maddi koşullardan hem de erişim kolaylığından)

Sema, umarım cevaplarım yardımcı olmuştur. Aklına takılan bir şey var ise malini bekliyor olacağım.

24 Şubat 2011 Perşembe

Bir hikaye paylaşıyorum bu sefer sizinle.izinli bir alıntıdır aşağıda okıyacağınız durum. Bana gelen maili yazdıktan sonra ona cevabı buradan vermek istiyorum ki aynı durumda olan arkadaşlara da ışık tutabilsin.

"Yaklaşık 2 senedir aupair lık için uğraşıyorum en başında ajans seçiminde Truva ve Explore arasında kalmıştım, Truva ozamanlar ingilizce için kurs sertifikası istediği için Explore a yöneldim çünkü amerikaya gitmiş gelmiş bir yakınımız olduğu için bu şirketi tercih ettim ama şuan soracak olursan pek memnun değilim ..
Bir çok belge bir çok şey istendi hazırladığım 12 dk lık tanıtım videom da dahil hepsinin tamamen bitmesi 3 ay önceydi ve 3 ay önce tüm belgelerim amerikadaki sponsor şirkete CHI aupair USA ya gitti , 1 ay öncede amerikadaki sponsor firma skype tan benimle bi görüşme yapmak istedi ekledik 1 saat görüştük yani konuşmaya çalıştım ama çok heyecanlandım kem küm takıldım durdum vs. kapattıktan sonrada 3 gün ağladım ya batırdıysam yüzüme gözüme bulaştırdıysam diye sonra istanbuldaki explore dan haber geldi görüşme iyi geçmiş tekrar bi görüşmeye gerek kalmamış .. sonra bekliyorduk ki dosyam artık ailelere açıksın ki amerikadaki sponsor firma 1987 yılı aşı tarihlerimi günü gününe istedi neyse aşı kartımı bulduk vs bi kaç olumsuz durumlar oldu sonunda 2 hafta önce teslim ettik ve dosyam profilim amerikalı ailelere açıldı 1 hafta önce ..
Şimdiki durum ise : halen aranmadım yani hiç bi amerikalı aileden hiç bir haber yok :( 1 mail bile yok artık psikolojim çok bozuldu her dk bakıyorum mail var mı skype ta ekleyen bi aile var mı telimi yanımdan ayırmıyorum ya ararlarsa die vs. vs. ama hiç bir haber yok :(
ingilizcemden de korkuyorum ya aradıklarında anlayamazsam konuşamazsam die .. ne zaman ararlar ne sorarlar? hiç bir şey bilmiyorum ve daha da gerildiğim nokta hadi oldu aile aradı anlaştık vs. ya sonrası? vize işlemleri nasl oluyor ya vize alamazsam ya her şey biterse ..
okadar çok soru var ki kafamda bir fikir bir yardım alabileceğim hiç kimsem yok ( bu şirketle giden yakınımız 2006 da gittiği için pek hatırlayamıyor ve sistem çok değişmiş ozamanlar bu şekilde deilmiş o yüzden bana pek yardımcı olamıyor )."


Cevabım:
İlk önerim şu olur: Amerika'da Aupairlik konusunda başarılı olan ajansın Türk temsilcisini bulup onunla gitmeye çalışın. Bunun için de Amerika'da aupair olan yada aupairlik yapmış kişilere danışın. Çünkü Amerika'ya gittiğinizde buradaki ajansa mail atıp dönüş almak yada onların müdahalesi okadar zaman alırki Amerika'daki ajans her şeyi çözmüş olur vs.. Orada parayı veren ailedir, parayı kazanan ise oradaki ajans. Ben Aupaircare ajansı ile oradaydım onların Türkiye temsilcisi Truva idi. Buradaki evrak işlemlerim sırasında Truva'dan çok memnun kaldım, oradayken sorun yaşadığımda Truvaya yazsam da kendim çözmem çok daha net ve temiz oldu.

2007'de US'e Aupair olarak gitmek istediğimde benden sadece belgeler ve çocuk bakıcılığı tecrübelerimi istediler. Video vs.. istenmedi. US'deki Aupair ajansından onay geldikten sonra aileler aramaya başladı. Kısa süreda aramalarının bir kaç nedeni vardı:
Sistemde online olduğumda yaz başıydı ve aileler ağustos sonu için aupair bakıyordu. Vize almanız işlemler vs.. tam denk gelen bir dönemdir ve en çok aupaire ihtiyaç duyulan dönem okul başlarkendir.
3 yıllık bir ehliyetim vardı.Ki bu aileler için çok önemli bir kriter aktif sürücü olmanız. Ehtliyetiniz yoksa unutun US'e aupair gitmeyi derim.
Sosyal olmam,üniversite mezunu olmam ve telefonda cana yakın konuşmam aileler için diğer artı durumlardı.
10 gün içinde sanırım 7-10 aile ile hem mail hemde tel ile görüştüm ki ingilizcem low intermediate seviyedeydi.
Aileler aramıyor diye çekinceleriniz varsa kaldırın bunları. Ve sakın ilk arayan aileye atlamayın.
Beni ilk arayan aile mezuniyet töreninde aradı ve doğal olarak konuşamadım. Ondan sonra konuştuğum aile ne kadar iyi ingilizcem olduğundan bahsediyordu. Düşünün iki farklı durumdaki halimi.

Sonuç olarak sanırım 4. aile ile anlaştım. 11 ay onlarla yaşadım. 11 ay sonra sorun yaşadığımız için ayrıldık. Daha çok hırs yapıp 1 yıl daha kalmaya karar verdim çünkü eğitim için gitmiştim ve tamamlamam gereken şeyler vardı. Hedeflerim için 1 yıl daha çocuk bakmaya karar verdim. UC Berkeley'i bitirdim çocuk bakarken. Vs... Şans yanımdaydı ama ne aileler, ne çocuk bakmak,ne okul ne çocuk bakıp, staj yapıp aynı anda okula gitmek kolay olmadı. Haftada 65 saat çalıştım. Ama başardım, yaptım! Ben yaptım! Koyduğum hedefi gerçekleştirdim. En mutlu eden noktası bu olduğu gibi,her ynü ile harika bir tecrübeydi.

İsteyin, hedef koyun ve yapın. İnanın kaybedeceğiniz hiç bir şey yok. Hele aupair olarak!