çocuklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mayıs 2017 Salı

Ne Kadar Zor Olabilir Ki?


2007-2009 yılları arasında Amerika'da aupair lik yaptım, nerdeyse 10 yıl geçti aradan yani. Şimdi geriye bakıp düşündüğüm de ne güzel eğlendim iyki gitmişim diyorum tabiki. Amerika'nın bana kattıklarını gerçekten anlatamam yaşamanız gerek. Tabi ki fırsatları kendim yarattım kapıları insanların yardımıyla açtım. Çocuk bakıcılığı da bu fırsatlar dünyasına giderken ki bir araçtı aslında.
Oldukça da mantıklı bir araç.

O günlerimi düşündüğümde ise tüm gün çocuklarla oynuyor olmaktan ya da üniversite mezunu bir Türk olarak (zihniyet ve algı bu) ben burada ne yapıyorum siniri oluyordu. Aslına bakarsanız psikolojik olarak kafanızda kurduğunuz bu düşüncelerden başka bir zorluğu yok Aupairliğin.

Tüm gün çocukla oynamak fiziksel ya da zihinsel yoruyor olabilir insanı ama beyaz yaka köle olarak çalışırken de yoruluyorsunuz zaten hem de hayallerinize giden yola belkide yaklaşamadan.
Bir de aileler bizimkilerden çok daha rahat, avrupalı bir yabancıya çocuklarını teslim etme rahatlığındalar yani hem de aslen hiç deneyimi olmayan genç kızlara. Kültür olarak daha kural setleri planları olabilir belki.

İnanın biraz fiziksel yorgunluk ve psikolojik kurgulardan başka bir zorluğu yok Amerika'da aupair olmanın. Ordan sonra Türkiye'de özel sektörde survive etmeye çalışmak çok çok daha zor :)

Zorlukları konusunda siz sorun ben yanıtlayayım.

17 Ocak 2014 Cuma

İşi Bırakıp Aupair Olmaya Gitsem mi?

Çok zor soru değil mi? Değer mi acaba? Gideceğim ama sonra dönünce işe yarayacak mı ? vs...

Zor bir soru. Tabiki işe yarıyor ama her şeyi bırakıp gitme durumu karar vermeyi zorlaştırıyor. Mezun olalı 7 yıl olmasının büyük etkeni olabilir bu hissimde. Aupairlik için bence en uygun dönem mezun olur olmaz gitmekte. Sizi bağlayan bir şey yok, kurulu düzen bozmanız gerekmiyor vs.. yapamazsanız dönersiniz vs.. Kurulu düzeni bozmak daha fazla risk almayı gerektiriyor ve bence omuzlara daha fazla sorumluluk bindiriyor. Ama çalışıp gitmenin orada avantajı da olabilir yani belki iş bulma şansını yakalatabilir belki (gerçekten çok zor olsa da)

Bu konuda bana yazan bir aupair adayının bazı soruları var aşağıda onları yanıtlamak istiyorum:

  • İşimden ayrılıp, hayatımı bir yıl erteledikten sonra döndüğümde elimde hiç bir avantajım olmama ihtimali beni oldukça korkutuyor. Asıl hedefim bir kaç ay ingilizce kursuna gidip ardından sertifika programına katılmak. Yazılarından okuduğum üzere ek iş yapmam gerekecek çünkü yanıma çok para alamayacağım. Ek iş bulmak kolay oluyor mu? Yani o süreç nasıl ilerliyor. Ek işte çalışmak sertifika programları için maddi imkanı sunabiliyor mu?
Çocuk bakarken senin gibi bakıcılarla tanıştığın için onlar da yol gösterebiliyor. Amerika'da yoğun kullanılan seri ilan sitesi http://www.craigslist.org/about/sites#US oldukça işe yarıyor bu konuda. Aileler ile mailleşip tanışabilirsin. Tabi aupair programında böyle bir şey yok. Çalıştığın ailenin izin vermesi ile ilgili bir durum bu.


  • Haftada kaç saat veya gün boş zamanın olabiliyor?
Bu aileden aileye değişen bir durum. Her ailenin bakıcı ihtiyaç duyduğu zamanlar benzerlik gösterdiği gibi çok farklı da olabilir. O tamamen ailenin ihtiyacı ve nasıl anlaştığınla ilgili. Yasal olarak haftada max 45 saat max çalışma iznin var orada. Bunun üzerine çıkman gerekebilir ama aile sorar sana kabul edersen extra para öder ve yaparsın. Bazı ailelerde ise çok daha az çalışırsın. Çocukların yaşı bu saatleri etkiler. İlkokula falan gidiyorsa çocuk yarım gün okulda olacağı için full yarım gün boş olursun. Ama bunun yanı sıra aile senden haftasonu çalışmanı talep edebilir çünkü yasal olarak sana verdiği paranın karşılığı olan 45 saati almaya hakkı var. Bu aileden aileye değişir.


  • Ben Truva'dan başvurmak istiyorum? Yanlış anlamıyorsam aracı ajansın Truvaydı. Önerir misin?
Ben de Truva ile gitmiştim, ozamanlar indirim kampanyaları vardı ve görüştüğüm yerlerin yanında en ilgili olandı. Tabi fiyatı daha etkili olmuştu tercihimde. Bunun yanı sıra öneririm ben memnun kaldım, hatta arada hala yazışırız selamımı söylersin eğer gidersen :)) Zaten US'e gittikten sonra artık oradaki ajansın bağındasın buradaki aracı ajans (taşeron ajans) orada çok sözü geçmiyor (bunu söylemeseler de) buradan ajansın sana müdahale edebilmesi yetişebilmesi tabiki mümkün ama bu çok zaman alır ve prosedür gerektirir. Orada parayı veren aile ve oradaki ajansa veriyor parayı o nedenle onların sözü geçer. Yani projeyi yapan oradaki ajanslar, buradakiler de oradakilerle anlaşmalı ajanslar. Önemli olan oradaki iyi ajansı seçmek. Aupaircare en iyisiydi onunla anlaşmış buradaki Türk ajanslarını seçebilirsin.


  • Amerika'dan alınan sertifika burada işe başvurularında bir nebzede olsa avantaj olabiliyor mu
Buradaki ilk cevap tabiki, aldığın sertifikanın yaptığın işinle ne kadar alakalı olduğu ve aldığın sertifikanın okulunun adı. Amerika'da sertifikan olması orada okuyabilecek ingilizcen olduğunu gösteriyor, işinle alakalı ise tabiki faydası olur ama ne buradaki ne de oradaki bir yüksek lisans gibi etkisi olmaz. Önünü açar, bir adım attırır ama hoop diye koltuğa oturtmaz. Eğer sertifika programı olacaksa illaki önerim, adı ünlü olan bir üniversitede işinle alakalı bir sertifika olması yönünde olur. Ama gitmişken bir şekilde yolunu bul yüksek lisans yap derim.

Umarım cevaplarım yardımcı olmuştur Bilkem.

PS: Sizden her aldığım mail blogumun ne kadar yardımcı olduğu yönünde ve teşekkürleriniz ile başlıyor. Bunları okudukça yardımcı olabildiğimi görmek inanın çok daha mutlu ediyor beni. Bazen maillere geç dönüyorum yoğunluğumdan dolayı ama mailleriniz cevapsız kalmıyor. Bir de ricam var; blogu mümkün olduğunca çok yerde, sosyal medyada paylaşalım ki daha çok yayılsın ve kafasında bu konuda soru işareti olan arkadaşlara da yardımcı olsun. Teşekkürler.

23 Aralık 2013 Pazartesi

Acenta Aldığı Parayı Hakediyor Mu?


Aupair olmak iyi hoş da çocuk bakmaya giderken bir de üzerine para mı vereceğiz?
Bu para nereye gidiyor? Acenta ne yapıyor ki? Arada acenta olmasa da kendimiz yolunu bulsak gitsek de acentaya para vermesek?

Gibi sorular bu süreçte aklınıza geliyor olabilir. Benzerleri Yağmur'dan geldi. Onun sordukları ve kendi eklediklerimle cevap vermeye çalışacağım, umarım yardımcı olur kafanızdaki soru işaretleri aydınlatmaya.


  • Buradaki bir acentayla gitmek mi daha doğru yoksa Amerika'daki bir acentayla anlaşmak mı?
Burdan Amerika'daki bir ajans ile anlaşabildiğinizi sanmıyorum, oradaki bir ajansa yazarsanız burdaki temsilcisine yönlendirecektir sizi. Ya da burada temsilcisi olmayan bir ajans bulmayı deneyebilirsiniz ama bunlarda risk taşıyabilir, sizi kandırabilir paranızı alabilirler gibi yorumlar geliyor aklıma. Tabi böyle bir şey yaşamadım, varlığını bile bilmiyorum ama ben araştırıyor olsam böyle düşünürdüm.


  • Acentalarla görüşmelerimde özellikle dikkat etmem ve sormam gerekenler nelerdir?
Sizinle gidiş öncesinde ne kadar ilgilenecekleri önemli. Evrak hazırlama, form doldurma sürecinde. Çünkü en sıkıntılı ve bilmediğini dönem bu sizi doğru yönlendirmeleri ve oldukça ilgilenmeleri gerekir ki eksiksizce tamamlayabilin her şeyi, vizeden dönmeyin, aileler sizi seçsin vs.. Oraya gittikten sonra ilgi beklemeyin, tabiki ilgilenirler ama zaten gitmiş olucaksınız ve ajans parasını almış olacak, saat farkından dolayı size dönmeleri geç olacak, orada parayı veren aile ve ordaki ajansın gücü buradakinden daha fazla gibi durumlar var. Yardımcı olmazlar demiyorum, olmayanları da olabilir ama uzaktasınız çok şey beklemeyin ki hayal kırıklığına uğramayın.


  • Acentaya yaptığım ödemenin heba olma ihtimali var mı ?
Yani tabi kötü bir ajans seçerseniz olabilir, size yardımcı olmaları yol göstermeleri için fee ödüyorsunuz aslında ve bunu yapmayan bir yer olursa tamamen olmasa da heba etmiş olursunuz. O nedenle internette falan o acenta ile ilgili yorumlara ulaşmaya çalışın, benim gibi önceden o acentayı kullanmış kişilerle konuşmaya çalışın ki yorum alın.

  • İngilizcem kötü durumda, yani aile beni aradığında onları anlayamamak ve cevaplayamamaktan çok korkuyorum. Süreç oraya gelene kadar ingilizcemi en kolay nasıl geliştirebilirim? 
Pratiğe kalmış bu ve sınavı geçtiysen konuşursun bence. Yabancı film izle ama en önemlisi git bir turist falan bul onu gezdir. En iyi pratikle gelişir, varsa yabancı arkadaşın onu koy skype ya da telefona onla konuş. Ama süreç kısa ise 10-15 gün zor tabi her gün pratik lazım. Bir de ailenin soracağı şeyler genelde aynı onların yanıtlarını da çalışabilirsin. Neden gidiyorsun? Ne zaman gidebilirsin? Neler yapmayı planlıyorsun orada? Ne tecrübelerin var? Okul vs.  neydi gibi sorular gelir muhtemelen.

Kısacası daha önce gidip gelmediyseniz ve bu programa dahil olmadıysanız acentasız gitmeyin derim. Çalışma koşulları ve saatleri konusunda acenta dahilinde olduğunuz sürece kurallar ve yasalar var sizi koruyan, yoksa her türlü extra talepler gelebilir vs..

Sorularınızı bekliyorum.

20 Ekim 2013 Pazar

Hedefler Set Edildi Mi?

Henüz edilmediyse bir an önce belirleyin ve kolları sıvayın derim.

Hedeflerini belirleyip araştırmalarını yapan bir aupair adayı yazdı bana. Kafasında özellikle eğitimle ilgili soruları varmış aşağıda cevaplamak istedim.


  • Ben de sizin gibi kendimi pazarlama alanında geliştirmek istiyorum. Şu anda iyi seviyede ingilizcem var. Pazarlama eğitimi almak istiyorum yurtdışında ancak maddi imkanlarım yetersiz olduğu için en mantıklı seçenek Au-pair olarak gitmek. Kafama takılan tek şey gittiğimde yanında kalacağım aile eğitim almam konusunda vs anlayışlı olmazsa bütün hayallerim yarım kalır. 
Aileler sizi çocuklarınıza bakmanız için alıyor eğitiminiz onların önceliği değil. Sadece programın zorunlu kıldığı (sanırım 60 saatti) eğitimi aldırmakla yükümlüler. Bu da ordaki ingilizce eğitimi oluyor zaten. Ama şansınıza bu konuda size destek olabilecek bir aileye denk gelebilirsiniz. Bu konuda Türk aileler daha anlayışlı aslında yani üniversite mezunu bir Türk'ün oraya ne için gittiğini çok iyi biliyor ve yardımcı oluyorlar ama bu demek değilki "Türk aileye gidersem süper eğitim alırım vs".. Sonuçta onlar yıllardır orda yaşadıkları için artık bildiğiniz Türk ilgisi ve özverisine sahip olmayabilirler. Gitmeden önce telefonda tanıştığınız aileye biraz eğitimden bahsedebilirsiniz ama çok anlatırsanız sizin çocuk bakmaktan çok eğitim için gideceğinizi düşünerek cayabilirler de. Korkutmayın yani. Ya da ilk yılı benim yaptığım gibi geçirir 2. yılınızda buna ok diyen bir aile bulur ve devam edersiniz.


  • O parayı biriktirebilicek miyim? Çünkü fiyat olarak 4500-4800 $ yazıyor sadece eğitim masrafı. Sadece Aupairlikten kazandığınız para ile mi eğitimleri aldınız? 
Hayır tabiki. O para ancak haftasonu yemeye ve dolaşmaya gidiyor. Ekstra çocuk bakıyorsun onunla oluyor eğitim. Akşamları ve haftasonları yani her boş anında başka ailelere bakıcılığa gidiyorsun. Buna tabiki esas ailenin izin vermesi gerek. Craigslist'ten bulabilirsin aile. Ancak çok dikkatli olmakta yarar var sonuçta herkes ilan koyabiliyor buraya o nedenle temkinli olmanı öneririm. Genelde akşam babsitlik falan oluyor, yani çocukla 1 saat oynayıp sonra uyutuyorsun, yorucu olmayan ve iyi parası olan (aupairliğe göre) bir iş. Aupairlikte saati 4 dolara falan gelirken saatine 20 dolar aldığım oluyordu ekstrada.


  • Onun dışında da "The curriculum comprises 4 required courses (8 units) and a minimum of 2 elective courses (4 units) for a total of 12 semester units (180 hours of instruction). Candidates must pay a nonrefundable certificate registration fee." yazıyor. 12 dönem 3 yıl demek... 3 yıl boyunca orada kalmadınız anladığım kadarıyla.
Benim okul Berkeley'de Extension'dı ve 7 ders almam yetiyordu sertifika için. Toplam unitsi hatırlamıyorum. 7 dersi de sanırım max 3 yıl içinde tamamlamam gerekiyordu ama 1 yılda tamamladım. Her ders 3 ay sürüyordu ama aynı dönemde 3 ders alabilirsin zamanı ayarlarsan.


  • Bir yandan da çevre baskısı sen mühendis oldun, İngilizcen de var.Oraya gidip bebek bakıp ev mi temizleyeceksin diyenler oluyor. Benim düşüncem ise şu anki İngilizcemin profesyonel olmadığı ve bir şekilde gidip kendimi geliştirmem gerektiği yönünde. 
Yurtdışı deneyiminin her yönden okadar çok katkısı var ki bunu her geçen zaman ayrı ayrı anlıyorum. Ben mi şanslıydım diycem ama şansı da ortamı da kendimiz yaratıyoruz orda. Hiç bir şey yapamasan hayatının bir döneminde (ki başka hiç bir döneminde her şeyi bırakayım da bir Amerika'da yaşayıp geleyim diyemezsin) Amerika'da yaşamış oluyorsun. Diğer yazılarımda okuyabilirsin zaten neler kattığını. İngilizce gelişiyor, çevre yapıyorsun, o çevren döndükten sonra bile sana ne kapılar açabiliyor inanamazsın, evlenebilirsin, orda iş kurabilir ya da orda çalışabilirsin. Ha bunların hiç birini yapamayıp dönenler de çok tabiki. Ama hırslıysan, hedeflerin varsa, bunlar için çabalıyorsan illaki oluyor hiç de boşa geçmiş olmuyor. Bak insanlar şimdi ancak bayram tatilinde 10 günlüğüne gidip gezmeye çalışıyor oraları seninse en az 1 yıl yaşama imkanın olabilir. Tabiki oraya gittiğinde sana da koyacak, üniversite mezunuyum ama burda çocuk bakıyorum demek. Ya da aslında ülkende sahip olabileceğin statüye orada sahip olamamak, burada nerdese her akşam çıkabilecekken orada kazandığın para ile ancak starbuckstan 1 kahve ile takılmak. (orda starbucks ın hiç burdaki gibi havası yok)

Gerçekten düşünme daha fazla, sana uygun bir Aupair ajansını seç ve git derim. Umarım ailen bana çok kızmaz.

Sevgiler.

13 Haziran 2013 Perşembe

Zamanlama-Ehliyet-Çocuk Bakım Tecrübesi

Temmuz'da mezun olucak Yağmur'un da bir kaç sorusu var:

Şu anda ABD ' de aupair olmak için gereken şartları tamamen sağlamıyorum. Şöyle ki; ehliyetim var ama araç kullanma deneyimim yok ayrıca çocuk bakım tecrübem yok. Bu nedenle okulum bittikten sonra yani temmuz ayının ortalarına doğru  ailemin yanına gidip 2 ay gibi bir süre çocuk bakıcılığı yapmak ve araba kullanma durumunu geliştirmek niyetindeyim. Hal böyle olunca benim başvuru yapmam eylül ayını bulacak. Yazılarınız da başvuru sürecinin mart-nisan aylarında başlaması gerektiğini belirtmişsiniz. Bu durumda hiç şansım yok mu sizce? Önümüzdeki seneye mi kalacak başvurum?  Yoksa şu an başvuru yapıp gereken şartları (ehliyet- çocuk bakım tecrübesi) sağlayacağıma dair taahhüt vermem ağustosta gitmeme yeterli olabilir mi?

Ne kadar erken bu sürece dahil olursan o kadar iyi olur anlamında mart – nisan dedim. Ben çok fazla ajansla görüştüm zamanında onlar arasında karar vermek, internette araştırmak da zaman alıyor sonuçta. Ehliyetim var demişsin zaten o zaman dert yok gidene kadar pratik yapar geliştirirsin. Çocuk bakım tecrübesi de hallolabilen bir şey, bugüne kadar komşunun çocuğa, kuzene falan bakmışsındır sanırım. Tabi sen görüşmede bunların hiç birini yapmadım dersen o zaman yap da gel denebilir.

Kısa oldu biraz yanıtım ama başka sorun varsa burdan sorabilirsin yine. 

28 Aralık 2012 Cuma

Evdeki Erkek Sorun Olur Mu?


Yılın bu zamanı Amerika'da olmayı özlediğim zamanlardan biri işte. Holiday season diye geçen bu uzun süreçte hem Christmas hem New Year Eve kutlanır. 1 aydan uzun bir süre etraf süslü, evlerde kocaman yılbaşı ağaçları, altlarında kocaman hediye paketleri, şöminelere asılı çoraplar.. Filmde, dizide gördüğümüz bu renkli süslemeleri yerinde deneyimleme imkanı oldukça keyifli oluyor. Aupair olarak değil tatil amaçlı Amerika'ya giderseniz de holiday season'ı görün derim.

Emaille bana ulaşan bir aupair adayının sorularına yer vermek istiyorum yine. Umarım yardımcı olabilirim ve biraz aydınlatabilirim sizleri.

  • İngilizcem lisede ki hazırlık seviyemde yani temelim var ama konuşmakta ve anlamakta zorluk çekiyorum. Yani en azından telefonda konuşurken zorlanacağımı düşünüyorum. Aileler tanımak için aradığında yanlış anlaşma olursa diye korkuyorum sizce bu büyük problem mi? 
Telefonda bir şekilde anlaşıyorsun aslında ilk aradıklarında. Onlar zaten ingilizcemizin çok yeterli olmadığını ve oraya ingilizceyi geliştirme amaçlı gittiğimizi biliyorlar. Yani telefonda biraz anlaşırsan sorun olmayacaktır. Oraya gittikten sonra 3. ayında zaten her şeyi rahat anlar ve konuşur hale geleceksin. Tabi hiç konuşamıyor ve hiç anlamıyorsan bu problem, aile hiç bir dediğimi anlamıyor diye istemiyor. Ama burada aradıklarında telefonda birazcık konuşman mailleşmeleri iyi yapabiliyor olman olayı çözer. Anlamadığında boşver deyip geçme kesinlikle tekrarlattır. Çok hızlı konuşuyorlarsa söyle yavaş konuşsunlar vs.. Nasılda oraya gittiğinde 3 ayda çözeceksin.

  • Ne kadar rahat bir insansam da sonuçta Türkiye şartlarında ve kültüründe yetişmiş insanız. Gideceğimiz ailede ne kadar güvenilir olabilir ve evde yetişkin bir adamın olması biraz soru işareti yaratıyor. Türkiye'de bile onca şey yaşanırken. Sizce bu kafaya takılabilecek bir şey mi? Siz evde kendinizi güvende hissettiniz mi?
Bu konuda ne benim başıma bir şey geldi ne de bu kadar yıldır duydum. Bu kesin olmaz anlamına gelmez tabiki garantisini veremem ama oradaki yasa ve kurallar burdan çok daha iyi ve keskin. Aradaki ajans da daha detaylı araştırıyor buradakilere nazaran. Türkiye'de bile onca şey yaşanırken yazmışsın ya, burda yaşananların yarısı orda yaşanmaz. Zaten öyle vasat aileler almıyor aupairi, okumuş, belli maddi gelirin ve sosya ekonomik gruba ait aileler alıyor tabi gittiğin lokasyona da bağlı bu. Dediğim gibi kimse garanti edemez ama aklını buna takarsan çok tedirgin olursun. Benin ilk 1 yıl çalıştığım aile single mom'dı eşi yoktu ama sevgilisi ve onun arkadaşları da gelirdi eve. Fakat hiç birinden yanlış bir tavırla karşılaşmadım. İkinci ailem çiftti. Onların da hem arkadaşları hem akrabaları geldi eve yine hiç bir olumsuz bir şeyle karşılaşmadım aksine çok yardımseverdiler.

  • Ehliyetim var ama her gün araba kullanan biri değilim. Amerika'nın trafik kuralları vs.. ilk başlarda çok sıkıntı yaşanıyor mu acaba?
Ben de aynen senin gibi gitmiştim, ehliyetim vardı ancak arabam yoktu. İlk gittiğimde aile biraz pratik yaptırdı alıştım zaten. Trafik burdan çok daha rahat ve kolay. Yine gittiğin lokasyonla da alakalı. Çocukları okula götürürken otobana girmem gerekmezdi sokak aralarında zaten alıştım. 2. yılımda diğer aile kendi kullanımım için araba verdi zaten. Hele park çok kolay iki araba arasına falan girmen gerekmez. Kafamı tek karıştıran orada adres tarifi verilirken, daha kuzeyde, güneyde, ya da bakkalın doğusunda vs.. şeklinde veriliyor. Yönlerini iyi bilmen gerek sadece. Bizdeki gibi marketi geçince sola dön gibi değil.

  • Bu aklıma gelmemişti tecrübe ettim şöyle yapsam daha iyi olurmuş dediğiniz, sakın öyle yapma böyle yap uyaracağınız şeyler var mı?
Blogumda pek çok konuya değindim aslında her bir yazıyı okursan öneriler ve uyarılarımı görürsün detaylı. Onun dışında şunları diyebilirim. Aileyi kendine yakın ve akraban gibi görmeye çalış ve benim gibi evi otel gibi kullanma. Sen arayı açarsan onlar da sensen soğur. Ama sen sıcak tutarsan onlar seni aileden biri gibi kabul etmeye hazırlar. Ben işim bu sıkılıyorum deyip her boş anda evden çıktım, halbuki aile ile zaman geçirseydim aile gibi farklı olurdu. Tabi sakın kendinden de çok verme her şeylerine koşma iyiliğini istismar edilmesine izin verme.
Eğitim için gittiğini unutma ve en iyisini bulmak için çabala. Sakın ve sakın 1 yıl türklerden uzak dur. 1 arkadaşın bile olursa İngilizce yalan olur. Amaç ingilizce ise görüşmeyeceksin türklerle.

  • Stanford Üniversitesi'nden ders aldığınızı yazmışsınız, nasıl irtibat kurdunuz ve oraya gittikten ne kadar zaman sonra UC Berkeley'de ders almaya başladınız?
Stanford Üniversitesin'de Stanford Continuing Studies diye geçiyor internetten kaydını yapıp derslere girebiliyorsun.
3 ay gittim buraya 2 ders aldım. Mart ayında bitti aynı yıl haziranda da UC Berkeley Certification
Programına başladım.

  • Son olarak da, ailede sağlık problemleri var ne olacağı belli olmaz hani ailem olmasa hiç düşünmeden gidicem ama onları bırakıp oralara gitmek değer mi acaba?
Bu senin ailenle birlikte vereceğin bir karar. Kendin için artıları ve eksileri değerlendirerek karar vermen gerek. Gidersen çok şey kazanacağın kesin. Ancak ailevi konular olunca işin içinde senin kararın oluyor.


Aklınıza takılanlar var ise bana yazmayı unutmayın. idilkucuk@gmail.com


11 Eylül 2012 Salı

Bir Aupair Videosu


Aupair olmak istiyorsanız Türkiye'de bir ajansla anlaştıktan sonra ilk yapmanız gerekenlerden biri de sizi seçecek olan ailelere kendinizi anlatan belgeleri oluşturmak. Ailelerin, sizin sosyal hayat ve çocuklar ile olan deneyimlerinizi anlayabilmelerinin en güzel yollarından biri de bunu mümkün olduğunca canlandırarak görsellerle anlatmak olur. Burada yaratıcılığınız da işe yarayabilir.
Ben aupair olarak gittiğim zaman yazılı anlatıp fotoğraflar eklemiştim ama sanırım şimdi video isteniyor bunun için. Bu konu ile ilgili Başak'tan bir mail aldım dün, bu tanıtım videosunun nasıl olması ve nelere dikkat etmesi gerektiği hakkında.





Önerim şu şekilde olur, 

Sizi seçecek olan aileler kendi ailelerine ve yaşantılarına uygun, çocukları için ideal bir bakıcı arıyorlar. Sizin de o aile için doğru insan olduğunuzu anlatmanız en uygun aile ile eşleşebilmenize yardımcı olacaktır.
Hazırladığınız videonun çok uzun olmamasına dikkat edin, yoksa iş sıkıcı bir boyut kazanabilir. Kendinizi düşünün ne kadar uzunlukta bir videoyu sıkılmadan izleyebiliyorsunuz? Önerim max 2-3 dakika olur.

Aslında bu video sizi tanıtan kısa bir özet. Ama önemli ve çarpıcı noktaları yansıtıyor olmalı.

Sosyal hayatınız ve çocuk deneyimleriniz mutlaka içinde olmalı. Eğer yaptığınız sporlar vs.. var ise mutlaka gösterin ki sizin gibi faal bir aile ile eşleşme imkanınız olsun. Hobileriniz, arkadaşlarınızla neler yaptığınız vs..

Videonuzun müziği de çok önemli. Ne kadar eğlenceli ve hareketli olur ise o kadar izlenmeyi kolaylaştırır ve keyfini arttırır. Hatta bu aralara Amerika'da ünlü bir çizgi filmin soundtrackini de kullanabilirsiniz dikkat çekmek için. Çünkü bu videoları önce aileler ardından da çocukları izleyecek, eğer çocuklar büyükse birlikte de bakıyor olabilirler ve seçim sürecinde etkili olacaktır tercihleri.

Bir hikayesi, kurgusu olmasına dikkat edebilirsiniz mesela daha keyif verebilir belli bir sırayı izleyen videolar. Oradan oraya atlamayın konularda, çocuklarla iletişim, aileniz ve sosyal hayatınız kendi içinde bir grup olabilir ya da bağlantılı ise birlikte gösterebilirsiniz. Örneğin kayak yapıyorsunuzdur ve bunu yeğeninize de öğretmişsinizdir. O zaman her ikisini birlikte verebilirsiniz.

Video yapıyorsunuz diye sadece kayıt yapmanız da gerekmez bazı kısımlar kayıt, bazı kısımlar fotoğraf hatta bazı kısımlar da yazı ve çizim olabilir.

Kendinizi olduğu gibi yansıtmaya çalışın, olmadığınız gibi görünmek sizi orada mutsuz edebilir. Örneğin sosyal ve aktif bir yaşantınız olduğunu düşünün  burada ve siz bunlardan videoda bahsetmiyorsunuz. Ardından onlara çok uygun olduğunuzu düşünen bir aile (sizinle sosyalliği ve aktifliği hiç örtüşmeyen) ile eşleşiyorsunuz. Oraya gittiğinizde onların yaşantısı ile örtüşmeyen beklentileriniz sizi sıkıcı bir hayata sürükleyebilir.

İş deneyiminiz, okulunuz gibi detaylara çok da yer vermeye gerek yok eğer anaokulu vs.. gibi bir yerlerde eğitim ya da tecrübeniz yok ise. Çünkü aile sizin hangi üniversiteden mezun olduğunuzu zaten okuyor bilgilerde okulu videoda görmesine gerek yok. Dediğim gibi vurgulamanız gereken şeyler yabancı bir ülkede yepyeni insanlarla 1 yıl boyunca rahatça yaşayabileceğinizi göstermek ve onların çocuklarına çok iyi bakabileceğinizi anlatmak. Yalnızlık çekip sorun yaşar mısınız diye de korkuyorlar? Sonuçta tam bilmediğiniz bir dil, hiç bilmediğiniz bir kültür ve aile. Onlara bunların çok kolay olduğunu ve çok rahat iletişim kurabileceğinizi anlatmanız gerek.

Çok yaratıcı olmanıza gerek yok sonuçta sizi tanımaları için yapıyorsunuz bu videoyu ama ilginç ve çekici olması dikkat çekecektir.

Biraz stresli de olsa keyifli çekimler herkese...



28 Ağustos 2012 Salı

Amerika'da Yüksek Lisansı ve Kursu Ne Yapsak?



Amerika'da yüksek lisans yapmak isteyip yeterli bütçeyi bir araya getirmek isteyen Nurdan'ın kurslar ve okullar ile ilgili bazı sorular var.  Aşağıda O'nun izni ile mailinden alıntılar yaptım ve altlarına da cevaplarımı yazdım. Umarım yardımcı olabilirim ancak yeniden belirtmeliyim ki yüksek lisans yapmadım ben. Stanford University'den marketing dersleri aldım ve UC Berkeley'de Marketing Certification programını tamamladım. 

İnternetten bir süredir Aupair programı ve sağlayabilecekleri ile ilgili araştırma yapıyorum. Gelecek sene Nisan-Mayıs gibi gitmeyi düşünüyorum kararım kesinleşirse.
  • Aupairlik'i araştırmak için kesinlikle doğru zaman. Mart-Nisan gibi ajansla görüşmeye başlar evrak toplarsın. Aileler okullar açılmadan bakıcılarını ayarlamak ister gelsin aileye alışsın ister. Ağustos ortası gibi oraya gitmen doğru olur bunun için de Haziran da aile ile anlaşman gerekir ki vize vs.. işler hallolsun. 

İngilizcem en fazla intermediate alt düzeyinde olabilir, iyi değil. Birkaç ay öncesine kadar Avrupa’da yüksek lisans düşünüyordum. Ancak son zamanlarda Amerika araştırıyorum, burs bulmak, research asistant olmak vs. belki daha kolay olabilir mi diye (Aupairken yüzyüze görüşürüm orda diye düşündüğümden). Aslında benim çıkmazım para. Çünkü internette hersey cok maliyetli gözüküyor :/  
  •  Aynı şeyi ben de oraya gittiğimde araştırdım dediğin gibi nette çok yüksek duruyor orada daha uygun belki bir şeyler bulabilirim demiştim. Hatta SF State’te matematik hocası bir tanıdığım vardı onla da görüştüm. Ancak yine fiyatlar bana çok yüksek geld karşılayamıyordum istediğim alanda yüksek lisansı. O nedenle UC Berkeley’de Marketing Certification programına girdim. Kesinlikle orada fırsatları yakından takip edip inceleyebiliyorsun. Hatta nette görmediğin şeylerle de karşılaşabilirsin en azından nasıl araman gerektiğini bilemiyorsun her zaman. Ayrıca belki orada tanışacağın biri sana çok farklı kapıları açabilir. Burdan daha kolay olma imkanı var kesinlikle çünkü gidip çalışabilir ve yeterli para kazandığını fark edip okula girebilirsin örneğin. Asistanlık konusunu bilmiyorum açıkçası onu orada yüzyüze öğrenmen gerek. İngilizceni de oraya gittiğinde 3 ay içinde toparlasın. 

Yazın da bedava dil kurslarından bahsetmişsin. Göremediğimiz çok mu fırsat varki diye düşünüyorum nette. Toefl ve GRE için ing. istiyorum. Bedava varsa ve beni geciktirecekse  gireceğim sınavlara diğerlerinden faydalanmam hususunda bilgi verebilir misin? Orada durum nasıl, hangi kurslar uygun düşer bilmiyorum? Ya da Türkiye'de Toefl kursuna mı gitmelıyim gitmeden?
  •  Bedava dil okulları her zaman 7/24 gibi neredeyse. Sabah, öğlen, akşam, h sonu vs.. Devlet okulu gibi düşün, yabancılar için açılmış yerler. Ama kesinlikle işe yarıyor. Derse oranın vatandaşı kişiler gidiyor yani normal hoca falan diiller. Toefl kursları da var, yani kendin oturur çalışır bir de öyle kursa gidersen işe yarar bence. GRE için yok sanırım ama kursları. Çünkü yabancıların ülkeye alışmasını sağlamak için bu kurslar.Onun dışında paralı pek çok kurs bulabilirsin, yine orada kursa giden insanlara bir şekilde ulaşırsan daha kolay bulursun ya da gezerek. Burda mı orda mı kısmı da parana ve vaktine bağlı bence. Orda ingilizceni biraz daha ilerletip gidersen TOEFL kursunu daha kolay kavrarsın tabiki. Hem burdaki kurslar da az para değil zaten. 

Senin gibi bir kaç kişi yüksek lisansı bitirip geldiğinden bahsetmiş. Bütçeni ayarlayıp mı gittin? Nasıl bir yol izlemeliyim? Siz nasıl yaptınız? 
  • Dediğim gibi ben yüksek yapmadım. UC Berkeley’de Marketing Certification programını tamamladım. Parayı da orada aupairlikten kazandım tabi ekstra babysittinglerle. Yoksa sadece aupairlikten kazandığın para ile ne yoğun bir sosyal hayat ne de bu tarz bir okul olmaz. Ders başı 700$ dı. 7 ders almam gerekiyordu. F1 vizesi olmadığı için international student olarak da geçmedim ben o nedenle onun fee sini de vermedim. Yani 5000-6000$ civarlarında oluyor şimdi max 10.000$ olsun. 2 yıl da zamanın var bitirmek için. Ancak yüksekle bunun arasında fark var tabiki. Eğitimdense sonrasında sana getirecekleri açısından. F1 la olup yüksek yapınca çevrene ve okuluna bağlı olarak staj ve iş imkanı doğabilir. Ancak certificate olunca okulun isminden dolayı Türkiye'de biraz işine yarayabilir okadar. Türkiye'de advance olarak iyi bir kursu bitirmem için yaklaşık 1000$ ayırmam gerekiyordu. O para ile US'e bakıcı olarak gitmeyi seçtim. Evet yüksek lisans yapamamış olabilirim ki belki daha çok uğraşsaydım yapılabilirdi ki senin elinde zaten bir miktar para var sen onun üzerini tamamlayacaksın. 

Silikon Vadisi'ne yakın bir yer istiyorum ben de. Orada seminer ve aktivitelere, gruplara katılanları duydum. Ancak internetten onlar da çok maliyetli gözüküyor. Orayı seçsem imkanlarından yararlanabilir miyim? Bedava ya da uygun bütçeli etkinlikler var mı? Çünkü mesleğimle alakalı yazılım sektöründe de yer almak istiyorum. 
  •  Seminer vs.. olaylar burda da olduğu gibi paralısı da var parasız olanı da. Tabiki uzaktan bakınca sen sadece reklamı yapılanlare erişebiliyorsun ama orda olduğunda networkler sayesinde pek çoğunu öğrenebiliyorsun. Örneğin Turkish and American Business Connections http://www.tabc-us.org/  benim ilgili olduğum topluluktu. Onlara da şu şekilde ulaştım. Stanford Unv.’den marketing dersleri alıyordum ve staj sormak için hocam Tony Seba’ya gittim. O da böyle bir topluluk olduğundan bahsedip onlarla tanıştırdı beni. Derken orası aracılığı ile staj ayarladım, konferans düzenleme sürecinde görev aldım ve pek çok networküm oldu. Bunun dışında pek çok dernek vs.. var. Ama en iyisini oraya gidince görebiliyorsun. 

Seneye o para ile Avrupa'ya yüksek lisansa da gidebilirim ve Amerika yolu belki bir gün açılır. Bana bir önerin olabilir mi merak ediyorum? 
  •  Ben senin kadar yüksek araştırmadım hele Avrupa’da hiç araştırmadım o nedenle yanıltıcı olmak istemem, ayrıca kendi bölümüne göre de değişkenlik gösterecektir. Ancak ben de aynı amaçla yola çıkmıştım. Marketing, Marketing Communications alanında yüksek yapmak istiyordum, burdan bakınca fiyatlar çok yüksekti ve oraya gidip orda araştırmak istedim. Gitmenin en ucuz yolu da aupairlikti. Ve kaybedicek hiç bir şeyim yoktu en kötüsü ingilizcemi geliştirip dönücektim. Oraya gittiğimde de fiyatların yüksek olduğunu ve aupair vizesi ile iyi para kazanmanın imkansız olduğunu gördüm. Bulabildiğim en iyi okul (Stanford ve UC Berkeley) ve programlardan eğitim almaya çalıştım.Eğer öğrenci vizesi ile gitmiş olsaydım belki daha çok para yapabilirsim garsonluk vs.. ama yine de aileden biraz gerekli olucaktır kalıcak yer ve yüksek lisans söz konusu olunca. Ya da ordan bir sponsor bulabilirsin belki, çalışırsın ona okulunu öder vs.. Her şey oraya gidince belli oluyor işte. Aupairlik’te Avrupa’da da olabilirdi ama amacım marketing eğitimi olduğu için aslında o yönlendirdi gideceğim yeri. Amerika daha iyi olacaktı ve CA’da da çok fazla okul olması ve Silicon Valley’e yakın olmasından dolayı seçtim. Tabi aupairlikte öyle seçtim gittim olmuyor aslında. Benim şansıma San Francisco’ya yakın ve eğitimime, stajıma izin veren aileler karşıma çıktı. 

Yüksek lisans konusunda pek aydınlatıcı olamasam da umarım biraz yardımım dokunmuştur. 


Bol şans..

21 Ağustos 2012 Salı

Gitmek ya da Gitmemek

Yine çok uzun zaman oldu yazmayalı. Aupairlik üzerinden yıllar geçtikçe anılar da unutulmaya başlıyor. Arada sizlerden gelen sorular sayesinde hem blogu update etme şansım oluyor hem de anılarımı tazeleme.

Bu sefer sorular Sema'dan geldi. Aşağıda bana attığı soruları onun izni ile paylaşıyorum. Cevaplarımı da altlarına kırmızı ile yazdım. Kısaca Sema'dan da bahsedeyim, 26 yaşında (yani aupairlik şansının son yılında), 3 yıldır özel bir şirkette çalışıyor ve arkadaşı da izin alabilirse 2 kişi birlikte gitmeyi planlıyorlar. Bakalım sizin yorumunuz ne olacak "Gitmek ya da Gitmemek" için...

 Sema ben, mail adresinizi Au pair Confessions bloğunuzdan aldım. Bloğunuzu inceledim, bir çok şeyi açıkca yazıp yol gösterici olmuşsunuz. Bende au pair olarak dil eğitimine gitmek istiyorum ama klasik olarak kafam oldukça karışık... ...daha önce ikimizde hiç yurt dışına çıkmadık ve haliyle terddütlerimiz aslında tereddütten ziyade korkularımız var. Eğer bi sakıncası yoksa sormak istediğim bi kaç soru var; 

  1. İstanbul'da oturuyorum, 4 kur olarak kursa gittim. Klasiktir, az çok anlayabiliyorum ama konuşamıyorum. Aile seçme süreci çok zor. Nasıl güvenmeliyiz, ya da güvenmeye nereden başlamalıyız? siz nasıl güvendiniz?

--Amerika'ya gittiğimde intermediate seviyesindeydi ingilizcem ve dediğin gibi derdimi anlatabiliyor ama konuşamıyordum. Kalabalık içinde olunca sadece direk bana söylendiğinde anlıyordum. Telefonda söylenenleri anlamıyordum vs... 3 ay sürdü bunu çözebilmem. Çok uzun değil bu arada oraya gittiğinde nasıl geçtiğini anlamıyorsun bir bakmışsın hem akıcı konuşuyorsun hem de anlayabiliyorsun. Tabi kesinlikle ve kesinlikle Türklerden, Türkçe konuşan kişilerden uzak kalmak şartı ile. Merhaba demek bile yasak :) Bunun tek mantıklı açıklaması var, bir kere tadını aldın mı bırakamıyor ve kopamıyorsun. İngilizceni geliştirmek istiyorsan bununla başlaman gerek.
 --Aile seçme süreci çok zor. Önceliklerini sırala ve ona göre seçim yapmaya çalış. Bir kaç kriter; hangi şehir, hangi bölge, kaç yaşlarında çocuk, single mom or not, sakın Türk aileye gitme!!!!! bir kaç nedeni var bunu dememin. Birincisi az önce yazdığım Türkçe konuşma kısmı. Aile her ne kadar biz evde konuşmuyoruz desede 2 Türk yan yana gelince hemen kolaya kaçar. Diğeri de bizim kültür gereği beklentimiz biraz daha fazla olabiliyor yabancılar ile kıyasladığımızda. Örneğin Türk aile senden kurallar gereği yaptığın işlerin dışında duygusal olarak daha fazla yardım beklentisinde olabilir. Nasıl burda misafirliğe birine gittiğimiz zaman sofra toplamak vs.. yardım etmeye çalışırız ve karşı taraftan da bu beklenir, buna benzer beklentiler olabilir. Yabancılar söylenen kurallara daha sadık olabilirler.
 --Benim aile seçme sürecimden bahsedeyim. Öncelikle marketing okumak istediğime karar verip en doğru okulların nerede olduğuna baktım. California'ydı. Ardından büyük çocuklar ile olursam onlar tüm gün okulda olacağı ve çok iş gerektirmedikleri için istediğim okula gidebileceğimi düşündüm. Ve alt değiştir arkasından bak yemek yedir gibi dertler olmaz diye düşündüm. Kesinlikle formda çocuk yaşı belirledim ve küçük çocuk istemiyorum dedim. Ki gittiğim ajans kesinlikle böyle bir sınırlandırma yapmamamı söyledi ama dinlemedim. California yı kafama koymuştum ama tabiki şehirden uzak köy gibi bir yere de gitmek istemiyordum çünkü çok sosyal bir insanım yapamazdım. Biraz da şansım yaver gitti diyebilirim. Aileler çıkmaya aramaya başladı ve şans eseri San Francisco ya çok yakın, single mom(34 yaşında) 2 çocuk (7 ve 11 yaşlarında) bir aile çıktı ve tabi atladım hemen. Kadın dedi zaten sonradan telefonda konuşurken ne dedilerse olur yaparım ok demişim :)) İlk etapta eğitim amacımdan bahsetmemeye çalıştım tabi çok. Burdaki eğitim bu arada ingilizce diil marketing olan. Çünkü 60 saat ingilizce eğitim aldırmak zorundalar sana ancak sonrası için bir kural yok. Aile ile anlaşabilirsen izin verebilirler sadece. Ki ingilizceyi orada okulda diil sokakta öğreniyorsun. Ama orada kaldığın her dakikanın kıymetini bilip değerlendirmen gerek ve mümkün oldukça ingilizce ya da başka eğitimler al. Evet seçtim bu aileyi gittim ancak sonradan anladım ki büyük çocuk daha dert ve zormuş. Evet nerdeyse yarım günüm boştu vs.. ama seni dinlemeyip kafa tutan ya da minnet olmayan sevgisini göstermeyen çocuklara bakmak pek de iyi diil. Ya da biz anlaşamadık vs.. 10 ay ardından yaşadığımız bazı sorunlardan dolayı ayrıldık ve başka aileye geçtim ki onun bir yeni doğmuş bir de 1,5 yaşında bir çocuğu vardı. Çok çok daha mutlu oldum çocuklarını çok seviyordum kendi çocuğum gibi vs.. hala da görüşüyoruz hatta çooook özlüyorum rüyalarıma bile giriyorlar.
 --Güven konusu ayrı bir şey aradaki ajansa, programa, Amerika'ya güveniyorsun aslında. Bilemezsin ne çıkacağını. Sorunun olduğunda öyle çat diye de bırakamıyorsun vs.. Yani terk edersin tabi evi de nerde kalıcan sonra ne olucak dönücek misin Türkiye'ye gibi durumlar var. Şans yani ne çıkacağı. Kötü bir hikaye duymadım bugüne kadar demekki ajanslar ve program iyi çalışıyor, bizim araştırıldığımız gibi onlar da iyi araştırılıyor. 


 2. Danışmanlık şirketlerinin yorumlarında herşey o kadar toz pembe ki, burda boşuna duruyoruz gidip orda çalışmalı diyesi geliyor insanın. o sebepten inanmıyorum o yorumlara. bu sürecin, çok olumlu olacağını düşünmüyorum en azından oraya çalışmaya gittiğimi, çalışmadan arta kalan zamanda dil eğitimine gideceğimi vs biliyorum. En kötü ihtimalle yapamazsam dönerim diyorum, gitmeyip bütün hayatım boyunca acaba gitsemiydim, keşke gitseydim gibi pişmanlıklar yaşamamak adına. Yapamazsam dönmek o kadar kolay olur mu? 1 sene tahütlü gidiliyor sanırım. dönme şartları kolay olur mu? (bunu danışmanlık şirketlerinin samimi şekilde cevaplayacağını düşünmüyorum) 

En doğrusunu öğrenebilmen adına tavsiyem mümkün olduğunca çok ajans ve aupair deneyimi yaşamış kişi ile görüşmen ve ortak sözleri baz alman. Ben gideli 5 yıl oldu. Değişen kural vs.. olmuş olabilir. Yaptığım sözleşmeyi de çok iyi hatırlamıyorum fakat eğer olmuyor ve sorun yaşanıyorsa dönebilirsin tabiki. Hayatının hiç bir döneminde bir daha yaşayamayacağın bir deneyim bu. Kesinlikle uzun dönem yurtdışı deneyimini tavsiye ediyorum, eğer şartlar aupairliği gerektiriyorsa da ok yapılır amaç için biraz katlanılır kim bilir belki de çocuk olayını çok seversin ve çok keyifli bir yıl geçirirsin. Karşına ne fırsatlar çıkacağını bilemezsin. Aupairliği bırakıp master yapan vs. arkadaşlarım var, ardından orda çalışan, ya da aupairken orada evlenip mutlu mesut yaşayan. Ya da benim gibi inat edip kalıcam deyip, okula gidip staj yapıp çocuk bakıp gezip eğlenip dönen... Şu var sen ben aileyi istemiyorum deyip çekip gidemiyorsun ciddi nedenlerin olmalı. Bir anda gidersen de 2 haftan var yeni aile bulabilmen için. Bulamazsan ülkene dönmek zorundasın. Kaybedecek hiç bir şeyin yok bence en azından ben öyle düşünüp gittim ve olmadığını gördüm. Çok da mutluyum yaptığım bu tercih için. Orada neler yapabileceğin senin hırsına ve isteğine bağlı. 


 3. Eğer arkadaşım gitmese dahi ben gitmek istiyorum, yani bu dil eğitimini bi şekilde halletmek istiyorum ve tek yolum aupair (maddi açıdan). Siz tek başınıza mı gittiniz? tek başına gitmek doğru olur mu? 

Neden doğru olmasın. Güven kendine biraz. Tabiki ne olacağını bilemeyiz ama risk alıp denemeden ne güzelliği ne de kötüsünü göremeyiz. Arkadaşınla gidersen hele bir de yakın bir yerlere giderseniz ingilizceyi unutun benden demesi o kadar vereceğiniz parayı çöpe atarsınız hiç gitmeyin derim. Başkaları bu kadar kesin konuşmayabilir yargı ve yorumlarım biraz keskin ama oraya gelen pek çok Türk aıupair arkadaşıma önce bir özet geçerdim aupairlik hayatını 3 ay sonra "idil dediklerin hepsi çıktı" diye yorum yaparlardı. İstiyorsan kesinlikle yap, inşallah şansına iyi bir de aile çıkar çok rahat geçirirsin 1 yılını. Önerim 2 yıl olur bu arada. 1 yıl bittiğinde çünkü ingilizcenin hala tam olmadığını hissediyorsun çünkü. Ve en kolay yoldan ingilizceni süper yapmanın yolu yerinde öğrenmek kesinlikle. Burdak kurslarla olmuyor. Ben ilk hesabı öyle yaptım 2007 yılında. Advanced seviyede kursu bitirmem için 1000Tl ödemem gerekicekti aupair olarak gitmek de bana 1000TL ye mal oluyordu. Kesinlikle çok doğru bir karar aldım ve bana ingilizce yanında pek çok şey kattı. İşlerine apayrı katkısı oluyor vs.. cv nde bilr orada yaşamış olmak vs. kursa gidip advanced mezun oldum diil orda yaşadım diyorsun. 


 4. En büyük kafamı karıştıran sorulardan biriside şu; çok iyi konuşamadığım için aileler bizim iyi niyetimizi suistimal ederler mi? yani ben elimden geleni yapmaya çalışırım ama yaptığınız iyilik bir süre sonra göreviniz haline gelir ya, bu iş yerlerinde de böyledir. Elimden geleni yapsam da suistimal edilme endişesi korkutuyo insanı:/ 

Yok orda her şey kurallı. Kurallar çiğnendğinde direk şikayet edebilirsin oradaki ajansa. Aileler de seni zorlayamazlar. Örneğin orada yasal çalışmamış haftada 45 saat(ti) daha fazlası yasak. Ama aile sana para teklif edip extra geceleri çalışmanı rica edebilir. Kabul edip etmemek senin elinde. Bizler paraya ihtiyacımız olduğu için genelde de kabul ederiz. Ya da kimi aile temizlik isteyebilir yine extra ücretle. Kırmamak için bi kere yapayım dersen hep teklifle gelirler çünkü senin kırmamak için yaptığını bilmezler. Ama istersen hiç birini kabul etmeyebilirsin yani direk kusura bakmayın 45 saat max dahası da illegal dersen biter olay. Aileden aileye tavırlar değişiyor iyi niyet suistimalliği denk gelebilir, emin dilim ama yasa ve kurallar çok net kullanabilirsin onları. Kuruşu kuruşuna paranı öderler bu arada. Hatta iyi olan hediyeler alır exstra verir vs..


5. Aslında çok gitmek istiyorum, en kötü ihtimalle yapamaz ve geri gelirim diyorum, 3 senedir kurumsal bi şirkette çalışıyorum, işten ayrılmak adına da olsa yine de denemeye değer diyorum. bu derece gözümü karartmam doğru mu onu da bilmiyorum:) bu sene son şansım çünkü 26 yaşındayım. 

 Madem bu kadar düşündün kesinlikle git derim. Annemler beni istanbul'a staja yollamıyorlardı ben okadar kafama koymuştum ki bir anda Amerika'ya gidiyorum ben diyerek çıktım karşılarına. Ajansla gidip görüşmüştüm vs.. Senin de dediğin gibi yapamazsan dönersin, ama ya yaparsan? Orada burdakinden çok daha iyi fırsatlarla karşılaşırsan. Hadi hiç biri olmadı diyelim en basitinden kazanacakların: 
  • Süper ingilizce 
  • İngilizce mülakat yapıyoruz diyen işverene karşı sonsuz güven 
  • 1 yıl Amerika deneyimi 
  • Bir yığın yabancı arkadaş 
  • Yabancı arkadaş dolayısıyla farklı ülkelerde ücretsiz konaklama şansı :)) 
  •  Türkiye'ye döndüğünde Amerika'da 1 yıl yaşamış olmanın hazzı 
  •  Farklı kültürleri tanıma şansı Amerika'nın çok farklı yerlerini gezme şansı
  • Burada yapamadığın sporları deneyebilme şansı (hem maddi koşullardan hem de erişim kolaylığından)

Sema, umarım cevaplarım yardımcı olmuştur. Aklına takılan bir şey var ise malini bekliyor olacağım.

21 Haziran 2010 Pazartesi

Özlemek...



Bilemiyorum kaç Aupair'in başına geliyordur ama ben çok şaşırıyorum bu halime.
Amerika'dan döneli yani Aupair'liği bitireli 1 yıla yakın oldu. En son birlikte olduğum aile ile iletişimimiz neredeyse kalmadı. Ancak rüyalarımdan çıkmıyorlar.

Nasıl bir durumdur çözemedim. Ya bilinç altındakiler yada özlem buna neden oluyor. Çocukların büyümüş halini sadece Facebook'taki fotoğraflarında gördüğüm için rüyalarımda da bıraktığım minik halleriyle yer alıyorlar. Ama her seferinde çok ama çok özlediğimi fark ediyorum.

Dün gece yine o rüyalardan birini gördüm. Ufaklığı kucağımdan indirmiyordum. O kadar çok özlemişim ki öpe öpe bir hal oldum. Kendisi bıraktığımda 2.5 yaşındaydı. Şimdi 3.5. Rüyamda annesi elimden almak istiyor artık ama ben bırakmıyorum. Ve "madem o kadar çok istiyorsun gel geri ve bak yine çocuklara" diyor. Bende "yok iş olarak yapamam ama sevmeye gelirim böyle" diyorum. Bu sefer diğer rüyalardan farklı olarak anne ile de aramız çok iyiydi. Rüyalarımda hiç iyi olmadığımızı görüyordum nedeni de pek iyi ayrılmamış olmamız olsa gerek.

Kimi özlersem özleyeyim bu sıklıkla rüyalarımda görmemiştim. Ayrı bir duygu bu anlam veremediğim. Aupair'ken işimden o kadar şikayetçiydim ki, hayatta aklıma gelmezdi rüyalarımda göreceğim.

Sonuçta sevdiğin, bir yıl boyunca evini, hayatını paylaştığın insanlar, sevmediğinse yaptığın iş. Ancak kaybedilince anlaşılıyor sanırım değeri. Biraz geç de olsa anladım bunu.

PS: Benim ufaklığın aynen böyle bir teddy bear ı vardı yatarken elinden bırakmadığı.

6 Nisan 2009 Pazartesi

The Dream of America ???

Everything starts with dreaming. Did you dream to be in US? Sounds exciting and interesting, right?

First of all, you decided to come to US. Then you started to look for the ways to come here. Yeap, here it is. You found it, the easiest and the cheapest way to come to US. Wow!! Also, you can leave with an American family. You can improve your English, you can learn American culture, you can travel in the US. Isn't it amazing? But there is one little requirement: `taking care of kids`. Upps !!!
It should not be a problem. You love kids. You have great relationships with kids. You helped to your neighbor's kids child care. You took care of your cousin/brother/sister. Look at you! You have lots of experiences about taking care of kids. Being an Au pair
should be just for you.

If you think this is it, you need to read my next post.


Take care yourself.