eğitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eğitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2018 Pazar

Hala Aile Bekliyorum ...



Sisteme kaydınız yapıldı ama hala belkiyorsunuz. Çok mu uzun bekledim, acaba aile bulamayacak mıyım, neden eşleşemiyorum gibi pek çok soru aklınıza takılmaya başladı ve huzursuz oluyorsunuz.
İçinizi rahatlatmak ve elinizden gelenin en iyisini yaptığınıza inanmak için aşağıdaki adımları bir kez daha gözden geçirebilirsiniz.

  • Tanıtım materyalleri: 
    • Kendinizi tanıttığınız video, fotoğraf yazı ne kadar heycanverici? 
    • Açıkça deneyimlerinizden bahsediyor musunuz? 
    • Sizi alacak aile bu materyallere baktığında sizi gerçekten tanıyıp güvenebilir mi? 
    • Oraya gittiğinizde kendi ayakları üzerinde durup, ülke ve aile özleminin sorun oluşturmayacağını gösteriyor mu?
    • Sosyalliğinizi gösteriyor musunuz? 
    • Kendinize güvendiğinizi gösterebiliyor musunuz?
  • İngilizce seviyem: 
    • Mail yazarken ve telefonda konuşurken derdinizi anlatacak ve karşı tarafı anlayacak kadar olması ilk başta yeterli. Eğer hiç anlayamıyor ya da kendinizi anlatamıyorsanız bu sorun olacaktır. 
    • Telefonda kelimeler aklınıza gelmiyor olabilir ancak söylemek istediğinizi birden çok cümle ile de olsa anlatmanız önemli. 
  • Türk olmak:
    • Bunun ne kadar etken olduğu konusunda net yorum yapamayacağım ancak günümüz koşullarında dışarıdaki algımızın iyi olmadığı açık. Amerika'da Aupair almak isteyen aileler bizim gündemimizi bizden iyi takip ediyorlar. Bir de onlar bu gündemi bizim maruz kaldığımız medyadan değil dış, açık olan yabancı medyadan takip ediyor. Ordan duyduklarından sonra bir Türk'ü evde ağırlamak onla yaşamak konusunda sahip oldukları algı tercihlerini etkiliyor olabilir. Rakibiniz Avrupalılar unutmayın. Kişisel özelliklerinizle önlerine geçebilirsiniz. Zira siz çok daha eğitimli ve vizyonlusunuz ki üniversite eğitimi sonrası daha iyi bir kariyer ya da gelecek için çocuk bakmaya razısınız. Onlar ise çoğunlukla gezmek yeni yerler görüp eğlenmek için bunu yapıyorlar. Farkınızı açıkça ortaya koymaktan çekinmeyin.

Aileler onlar evde yokken çocuklarını doğru insana emanet etmek ister. Hem kendi kurallarını dinleyecek, hem de çocuklarının eğlenip keyif alabileceği anlaşabileceği  biri olsun isterler. 
Bunu hem materyallerinizde hem de görüşmelerinizde yansıtmanız çok önemli. 
Okulda yaptığınız bir aktivite, katıldığınız eğitim ya da spor aslında aileyi çok da etkileyebilir. O nedenle ilgi alanlarınızı ve yetkinliklerinizi anlatmaktan çekinmeyin. 

Herkese bol şans.

27 Ocak 2017 Cuma

Çocuk Bakarken Çalışmak Para Biriktirmek ...


Tek sorumuz var Dilek'ten ....

Ailenin yanında çalıştığım süre haricinde kendime ait zamanlarda başka bir işte çalışabilir miyim? Bunu diğer ailelerin çocuklarına bakarak gerçekleştirdiği biliyorum :) fakat ben bunun dışında mesela garsonluk ya da kendi mesleğime yakın bir şeyler veya hiç bilgim olmayan bir alanda çalışmaya başlayıp başlayamayacağımı merak ediyorum. Kesinlikle au pair sorumluluklarını aksatmak yarıda bırakmak gibi bir düşüncem yok kuralları biliyorum :) Benim isteğim örneğin boş vakitlerimde evin yakınlarındaki bir restorantta ücretsiz bile olabilir bir şekilde çalışmaya başlamak mesela bir aşçıya yardım ederek ... Veya oradaki Türk firmalarında herhangi bir işe alınırsam 2 yıllık sürem dolduğunda bu firmada çalışıyor olmak bana abd de yasama ve çalışma hakkı getirir mi?

>>>> Yasal olarak bu mümkün değil. Aupairlikte anlaşmış olduğunuz aileye haftada max 45 saat olmak üzere çalışma ile yükümlüsünüz. Bunun dışındaki süreçler yasal değildir. Ancak ek gelir için ailenin de bilgisi dahilinde başka çalışma alanları deneme imkanınız olabileceği gibi olamayabilir. Bunu ancak oraya gittikten sonra keşfedebilirsiniz. Oradaki kurallar ve yasalar çerçevesinde aile buna pek izin vermeyecektir.


6 Eylül 2015 Pazar

Hangi Ajansı Seçmeli

Amerika'ya giderken hangi ajansı seçmek konusunda çokça soru alıyorum. Bu nedenle size doğru olacak ajans seçimi konusunda kısa bir video hazırlarım buradan sorunuza yanıt alabilirsiniz.


5 Ağustos 2014 Salı

Lise Mezunu Aupair Olur mu?



Aupairlik kültürel değişim programı diye adlandırılsa da iyi değerlendirildiğinde gezip tozmak, dili geliştirmek, yeni insanlar tanımak, eğitim almak gibi pek çok avantaj sağlayabiliyor. Ancak tek başına Türkiye'ye döndüğünğüzde pek de işinize yaramayabilir. Yani Amerika'ya aupair olarak gideyim arkasından Türkiye'ye döner süper bir işim olur gibi hayalleriniz olmasın yıkılırsınız! Aupairlik aslında geleceğiniz için bir araç, nasıl değerlendireceğiniz size kalmış. Yani aldığınız diplomalara aupairlikle bir şeyler daha katıp diğerlerinden mümkün olduğunca fazla fark yaratıyorsunuz.

Eğitime özellikle değiniyorum çünkü lise mezunu Cansu'nun aupairlik konusundaki sorularını yanıtlıyorum bu sefer:

  • Üniversite mezunu olmamam benim için bir dezavantaj mı? 
Aupair programında çok etkili olmayabilir bu ancak aileler bence buna da bakarlar seçerken. Bunun dışında kendi hayatın için soruyorsan, biraz göreceli diyebilirim. İleride ne olmak istediğin, ne kadar yükselmeyi, ne kadar para kazanmayı hedeflediğin, yaşam koşullarının nasıl olmasını istediğin, nasıl bir anne olmak istediğin, nasıl bir koca bulmak istedigin vs... ile alakalı bir durum. Çünkü aldığın eğitim bu saydıklarımın hepsini etkiliyor olacak ileriki yaşantında. Sadece iş bulmak olarak bakmaman gerekir olaya, asgari ücret ile bir yerde çalışabilirsin tabi ama hayattan istediğin bu mu sadece. Herkes ingilizce konuşuyor artık bu bir ayrıcalık değil hatta 10 yıl sonra hiç olmayacak. Kısacası ne yap et ya yurtdışında ki bu çok daha iyi olur ya d Türkiye'de üniversiteyi oku.
Benimde sizin gibi gidip orada serfitika programına katılmam mümkün mü yada bu süreç içerisinde lise mezunu olarak orada alabileceğim ve Türkiye'de iş bulmama yardımcı olacak farklı eğitim/program seçenekleri var mı?
Benim okula üniversite mezunu olmadan giremezsin, belki benzer seçenekler vardır bakman gerek lise mezunları için. Ancak yine söylüyorum nasıl bir hayat istiyorsun, lise mezunluğu ile nasıl bir iş ve ne maaşla nereye kadar gidebilirsin. Bunlar seni tatmin etmeye yetecek mi vs..

  • Gözüm karadır aslında kafama koyduğum şeyi yaparım ama bazen korkmuyor da değilim. Mesela ingilizcem iyidir ama pratiğim yok. İllaki mükemmel olmasını beklemiyorlar ve oraya geliştirmek için gittiğim ortada ama herhangi bir şeyi anlatamamak yada anlayamamak beni korkutuyor, 4 yıllık ehliyetim var fakat arabam olmadığı için (her ne kadar arada baba arabası kullanılsa da) ne yazık ki trafiğe çıkmış değilim buna ek olarak çocukların sorumluluğu gözümü korkutuyor. Çocukları çok seviyorum. 2 kuzenim elimde büyüdü diyebilirim ama yabancı birinin çocuğunun/çocuklarının sorumluluğunu almak gerçekten zor bir iş. "ya yanlış bir şey yaparsam " gibi düşüncelere kapılıp korkuyorum
Gözüm karadır diyorsun ancak bu yazdıkların hiç  da gözü kara birine uyan yorumlar değil. Bunlardan korkmaman gerek çok basit noktalara takılıyorsun. Denemeden bilemezsin kaybedecek bir şeyin yok ama aslında senin var çünkü üniversiteye gitmemişsin, öncelikle onu tamamlaman gerek. Bu korkular dediğim gibi denersin olmazsa dönersin. İngilizce için telefonda aile ile konuşabilmen gerek gitmeden önce takılır konuşamaz anlamazsan seçilmen zorlaşır. Aktif araba kullanmamış olabilirsin orda yeniden ehliyet alacaksın zaten biraz pratikle toparlarsın. Yanlış bir şey yapılabilir tabi çocuklara ama aileler bunu bilerek bakıcı alıyor senin de elinden geleni yapıyor olman gerek.

  • Son olarak seçeceğim ailede sizce nelere dikkat etmeliyim ? 
Verdikleri cevapların tutarlılığı,  sana olan samimiyet ve yardımcı olma isteklerine, oturdukları yer, çalışma saatlerin, bir gününün nasıl geçeceğine dair detaylı bir plan, senden neler beklediklerinin madde madde yazılması gibi konulara bakarsan oldukça yardımcı olacaktır. Daha önceden aupairlerinin olup olmaması da sana fikir verebilir.

Üniversite diploma açısından çok önemli bunu bir şekilde tamamla ve üzerine de ne koyabilirsen koymaya bak derim Cansu.

Umarım yardımcı olabilmişimdir.

13 Haziran 2013 Perşembe

Amerika'ya Aupair Gitmişken Eğitim Atlanmaz

Haziran'ın ortalarına geldik. Bu yıl aupair olarak gitmek isteyenleriniz umarım ajanslarınız ile anlaşmış ve işlemlere başlamışsınızdır. Daha fazla gecikmeyin derim.

Semanur ulaştı bana ve kafasına takılan soruları paylaşmış. Burada yanıtlamak istiyorum.


  • Uzun zamandır aupair olmayı düşünüyorum ve bu konuda araştırma yapıyorum fakat bir türlü tamamdır deyip bir firmaya başvuramıyorum korkuyorum sanırım yaşım 25 geçen yıl üniversiteyi bitirdim İstanbul'da okudum Türk Dili ve Edebiyatı mezunuyum aynı zamanda Anadolu Üniversitesi Açık öğretim Medya ve İletişim bölümüne de bitirdim ve Eskişehirliyim sanırım siz de Anadolu Üniversitesi mezunusunuz gördüğüm kadarıyla. Bu ayrıntıları vermemdeki, amaç bende Amerika'ya gittiğimde sadece dil eğitimi alıp geri dönmek istemiyor aynı zamanda orada bulunan üniversitelerden dersler almak hatta Yüksek Lisans yapmak istiyorum fakat hangi alanda Yüksek Lisans yapmam gerektiği konusunda bile bilgisizim. Bu konuda sizden yardım isteyebilir miyim Türkiye'de geçerli olan alanlar siz nasıl bir eğitim aldığınızdan bahsetmişsiniz ama daha da açabilir miyiz konuyu? Sanırım dil eğitimini ücretsiz olarak karşılamak mümkün. Bu oldukça iyi bir durum.
Bu konu tamamen senin kariyer planınla ilgili. Ne olmak ve ne yapmak istiyorsun ileride. Pazarlama iletişimi masterı ya da MBA çok işine yarar pazarlama alanında çalışmak istiyorsan. Sosyal medyayı oraya gitmişken kesinlikle iyice kavra, hatta imkanın olur dijital bir eğitim al. Mobil, dijital, sosyal medya ile ilgili her şey olabilir ama bu benim kendi kariyerimle ilgili ilgimi çeken kısım. Dijital biraz daha geniş bir alan ve her sektöre uyarlanabilir. Dil eğitimi ücretsiz olabiliyor çoğu yerde. California bölgesinde çok göçmen olduğu için yaygın bu tarz okullar her eyalette olmayabili tabi. Örneğin köylerden İstanbul’a gelen Türkçe konuşamayanlar için belediyelern açtığı ücretsiz dil kursları gibi oluyor bunlar. Genelde oranın vatandaşı öğretiyor aslında öğretmen değil yani dersi öğreten ama öğretme belgesi vs.. var. Tam detayı bilmiyorum ama bu şekilde. Grammerına yardımı oluyor ama esas dışarda sokakta öğreniyorsun İngilizceyi günlük yaşamda. Üniversitelerden ders almak ya da yüksek lisans kısmını hangi bölgeye gidiyorsan orada araştırmaya daha gitmeden başlayabilir, gittikten sonra derinleştirebilirsin. Ya da önceden eğitim için bir bölge seç ve o bölgeye gitmeye çalış bakıcı olarak.

  • Ajans konusunda bende bir çok ajansla görüştüm aklıma yatanlardan biri de Truva oldu çok ilgili ve sıcaktılar, bir de icepworld hatta  Eskişehir'de de bulunan bir firma ikisi arasında karar vermek istiyorum.
Ben gideli yıllar oldu pek çok yeni ajansta açılmıştır zaten. Truva ile gittim memnun kaldım o nedenle öneriyorum. Başka iyi ajanslarda vardır tabiki. Çok ajans dinleyip kendinize göre doğrusuna karar verin en tutarlı ve ilgili olanını seçin derim. US’e gidince burdaki ajansın size yardım elini uzatabilmesi çok zor oluyor zaten, gidene kadar tüm evraklarınızda size yardım edecek doğru bilgilendirebilecek yeri seçin.


  • Bir de oralarda eğitim pedagojik formosyon adına sertifika programları bulmak mümkün mü? Bu konuda bir bilginiz var mı?
Bu konuda hiçbir fikrim yok. Pek çok sertifika programı oluyor. Bunu gitmeden netten araştırabilirsin zaten.

Umarım yardımcı olabilmişimdir.

Sevgiler.

17 Mart 2013 Pazar

İngilizcem Yeterli Mi? Bak Bakalım...

Bu sürecin her aşamasında biliyorum ki kafanızı bu soru kurcalıyor. Üniversiteden mezun olmaya yakın, iş ilanlarının hepsinde iyi derece ingilizce yazıları gözünüzü korkutmaya başladığı an acaba ne yapsam da çözem bu işi diye kıvranmaya başlıyorsunuz. Araştırırken gözünüze çarpan Aupairlik bu işi ne kadar çözer düşünürken, bu yola adım atmış olanlar da ne kadar bir ingilizceleri olması gerektiğini tartıyorlar. Bu yazımda tüm bunlara yanıt bulabilirsiniz.

X bir şeyi öğrenmenin en iyi yolu onu deneyimlemek, pratiğini yapmaktır. Pilates, basketbol, araba kullamak vs.. Hepsinde dinler, izler, okursunuz ama siz deneyene kadar olmaz bu iş ve bunu yerinde yaparsınız. Kapalı sokakta kullanmazsınız arabayı öğrenmek için trafiğe çıkarsınız, tek başınıza topu sürmezsiniz karşınıza bir kaç rakip alırsınız vs.. Dili öğrenmek de bu şekilde işte. Dil kurslarında dilbilgisini kitaplardan çok güzel öğrenebiliyoruz hatta o dili konuşanlardan daha iyi dilbilgisi kurallarına hakim olabiliyoruz ancak iş konuşmaya gelince bunun pratiğine ihtiyaç duyuyoruz. Haftada 1-2 saat başka bir dili pratiğini yaparak bir yerlere varmak da oldukça zamanımızı alıyor aslında. O nedenle diyorum ki her zaman bu işi imkan var ise (yoksa da yaratmaya çalışmalı) yerinde öğrenmeye çalışmalı.

Bu kadar ikna çabamdan sonra hadi diyelim karar verdiniz ve gidiyorsunuz ne kadar süreli gitmeli, ne olarak gitmeli kısmı var bir de. EN AZ 1 YIL!!! Daha kısa sürelerde inanın istediğiniz gibi  olmayacaktır, hele ki work n travel gibi programlar sizi gezip tozmaktan öteye götüremeyecektir maalesef. Çok güzel gezer yeni insanlarla tanışırsınız ancak ingilizcenizde yeterli gelişmeyi göremezsiniz. İşin en ucuz, en kolay yolu diye baktığmızda da olay Aupairlik'e bağlanıyor zaten.

Aupair olmaya karar verip ajanslarla konuşuyorsunuz, kimisi gel önce kursa diyor belki, kimisi yetmez ingilizcen vs. gözünüz korkuyor. Korkmasın. Ajansın testini bir yaptırın yoksa internette yapın ve seviyenize bakın. Intermediate seviyesindeyseniz korkmayın, altındaysanız biraz çalışın yeter. Tabi daha da altıysa biraz kurs desteğine ihtiyacınız olabilir. Burdan kastım ajanslar size kurslarını da satmak isteyebilir ama boşuna para vermeyin kendinizden emin olun demek istiyorum. Aupair olarak gittiğimde low int-intermediate seviyesindeydim.

Ajansın sınavını geçtiğinizi düşünelim. Aileler size önce mail ardından telefon yoluyla ulaşırlar. Korkmayın desem de korkacaksınız biliyorum. Sakin olup tane tane konuşmaya çalışın. Zaten sizin amacınızın dil öğrenmek olduğunu biliyorlar, o nedenle yavaş ve tane tana konuşurlar telefonda. Anlamadığınızı tekrarlatın mesela. Konuşmadaki amaç da sizin hangi amaçla oraya gittiğinizi öğrenmek, kendi ayaklarınızın üzerinde durup duramadığınızı anlamak, yazılı verdiğiniz bilgilerin doğruluğunu teyit etmek, gittiğinizde annemi özledim diye ağlar mısınız ağlamaz mısınız onu anlamaya çalışmak ve tabiki ingilizce seviyeniz anlaşmanıza yeter mi ona bakmak. Ama öyle uzun konuşmalar olmuyor, yazdığınız şeyleri soruyorlar zaten. Basic bir ingilizce ile bir kaç geldim gittim cümlesi ile kıvırabiliyorsunuz durumu. Hiç konuşamayan ben nasıl olduysa kadının tüm dediklerini anlamıştım, üzerine kısa yanıtlar bile vermiştim. Aklınızdaki soruları bir kağıda yazıp hazır da bekleyebilirsiniz bu arada.

Bu kısmı da geçip bir aile ile eşleştiğinizi düşünelim, sıra konsolosluk görüşmesinde. O da genelde ingilizce olur. Basic soruları yöneltirler. Nereye, kime gidiyorsun, napıcan döndükten sonra, ailen nerde vs.. gibi. Çok heycanlanmadan yanıtladınız mı evraklarınızda bir sorun yoksa dert olmayacaktır. Yalan olup olmadığına ve gidip oraya yerleşme derdiniz var mı yok mu ona bakıyorlar. Yok ben dönücem zaten derseniz o da dert olmayacaktır.

Vize elinizde artık, gerçekten gidiyorsunuz. Uçtunuz gittiniz aile karşıladı sizi işe başladınız çocuklar, arkadaşlar vs.. İlk 3 ay zorlu geçen dönem, ama hızlı geçiyor merak etmeyin. 3 ay sonra ingilizce de neymiş beeee diyip nasıl olduğunu anlamadan geliştirdiğiniz görmüş olacaksınız. Gittiğimde telefonda konuşamıyordum, grup içinde yüzüme konuşmaları gerekiyordu ortaya konuşulduğunda yine anlamıyordum, ama 3 ay sonra hepsini çözmüştüm. Buna garanti veriyorum bu arada! YALNIZ! Orada kaldığınız süre içinde Türk arkadaş yasağı olması kaydı ile. Herhangi bir şekilde sadece merhaba demek için bile bir türk arkadaşınız olur ise inanın bana ingilizce yalan olur, değil 1 yıl min 3 yıl gerekir o zaman size. Bu işi 1 yılda çözücem dönücem diyorsanız beni dinleyin ve Türk arkadaştan Türkçe'den uzak durun 1 yıllığına. Zaten aileniz ile konuşuyor olacaksınız.

Ordaki dil kurslarına gelelim. Eyaletten eyalete ve şehirden şehire değişiyordur. Burlingame'de yaşadım ben, San Fransicso'ya 20 dk uzaklıkta. Bir çok devlet okulu vardı bizim gibi yurtdışından gelenler için ve okul ücretsizdi. Gidip paralı dil okullarına para vermeyin derim. Orda da sizle dersi alan öğrenciler yabancı burda da. Ana dili ingilizce olan insanla zaten sokakta dışarda karşılaşacaksınız. Yani dili sokakta öğreniceksiniz. O nedenle ders ve grammer için devlet okuluna ücretsize/en ucuzuna gidin ve mümkün olduğunca Amerikalı arkadaş yapmaya bakın. Bu sayede harika bir ingilizce ile geri dönebilirsiniz Diğer kattıklarınız da yanında hediyesi olur :)

Umarım ingilizce konusunu detaylı açıklayabilmişimdir.

Sorularınız için idilkucuk@gmail.com dan bana ulaşabilirsiniz.

Sevgiler,

11 Eylül 2012 Salı

Bir Aupair Videosu


Aupair olmak istiyorsanız Türkiye'de bir ajansla anlaştıktan sonra ilk yapmanız gerekenlerden biri de sizi seçecek olan ailelere kendinizi anlatan belgeleri oluşturmak. Ailelerin, sizin sosyal hayat ve çocuklar ile olan deneyimlerinizi anlayabilmelerinin en güzel yollarından biri de bunu mümkün olduğunca canlandırarak görsellerle anlatmak olur. Burada yaratıcılığınız da işe yarayabilir.
Ben aupair olarak gittiğim zaman yazılı anlatıp fotoğraflar eklemiştim ama sanırım şimdi video isteniyor bunun için. Bu konu ile ilgili Başak'tan bir mail aldım dün, bu tanıtım videosunun nasıl olması ve nelere dikkat etmesi gerektiği hakkında.





Önerim şu şekilde olur, 

Sizi seçecek olan aileler kendi ailelerine ve yaşantılarına uygun, çocukları için ideal bir bakıcı arıyorlar. Sizin de o aile için doğru insan olduğunuzu anlatmanız en uygun aile ile eşleşebilmenize yardımcı olacaktır.
Hazırladığınız videonun çok uzun olmamasına dikkat edin, yoksa iş sıkıcı bir boyut kazanabilir. Kendinizi düşünün ne kadar uzunlukta bir videoyu sıkılmadan izleyebiliyorsunuz? Önerim max 2-3 dakika olur.

Aslında bu video sizi tanıtan kısa bir özet. Ama önemli ve çarpıcı noktaları yansıtıyor olmalı.

Sosyal hayatınız ve çocuk deneyimleriniz mutlaka içinde olmalı. Eğer yaptığınız sporlar vs.. var ise mutlaka gösterin ki sizin gibi faal bir aile ile eşleşme imkanınız olsun. Hobileriniz, arkadaşlarınızla neler yaptığınız vs..

Videonuzun müziği de çok önemli. Ne kadar eğlenceli ve hareketli olur ise o kadar izlenmeyi kolaylaştırır ve keyfini arttırır. Hatta bu aralara Amerika'da ünlü bir çizgi filmin soundtrackini de kullanabilirsiniz dikkat çekmek için. Çünkü bu videoları önce aileler ardından da çocukları izleyecek, eğer çocuklar büyükse birlikte de bakıyor olabilirler ve seçim sürecinde etkili olacaktır tercihleri.

Bir hikayesi, kurgusu olmasına dikkat edebilirsiniz mesela daha keyif verebilir belli bir sırayı izleyen videolar. Oradan oraya atlamayın konularda, çocuklarla iletişim, aileniz ve sosyal hayatınız kendi içinde bir grup olabilir ya da bağlantılı ise birlikte gösterebilirsiniz. Örneğin kayak yapıyorsunuzdur ve bunu yeğeninize de öğretmişsinizdir. O zaman her ikisini birlikte verebilirsiniz.

Video yapıyorsunuz diye sadece kayıt yapmanız da gerekmez bazı kısımlar kayıt, bazı kısımlar fotoğraf hatta bazı kısımlar da yazı ve çizim olabilir.

Kendinizi olduğu gibi yansıtmaya çalışın, olmadığınız gibi görünmek sizi orada mutsuz edebilir. Örneğin sosyal ve aktif bir yaşantınız olduğunu düşünün  burada ve siz bunlardan videoda bahsetmiyorsunuz. Ardından onlara çok uygun olduğunuzu düşünen bir aile (sizinle sosyalliği ve aktifliği hiç örtüşmeyen) ile eşleşiyorsunuz. Oraya gittiğinizde onların yaşantısı ile örtüşmeyen beklentileriniz sizi sıkıcı bir hayata sürükleyebilir.

İş deneyiminiz, okulunuz gibi detaylara çok da yer vermeye gerek yok eğer anaokulu vs.. gibi bir yerlerde eğitim ya da tecrübeniz yok ise. Çünkü aile sizin hangi üniversiteden mezun olduğunuzu zaten okuyor bilgilerde okulu videoda görmesine gerek yok. Dediğim gibi vurgulamanız gereken şeyler yabancı bir ülkede yepyeni insanlarla 1 yıl boyunca rahatça yaşayabileceğinizi göstermek ve onların çocuklarına çok iyi bakabileceğinizi anlatmak. Yalnızlık çekip sorun yaşar mısınız diye de korkuyorlar? Sonuçta tam bilmediğiniz bir dil, hiç bilmediğiniz bir kültür ve aile. Onlara bunların çok kolay olduğunu ve çok rahat iletişim kurabileceğinizi anlatmanız gerek.

Çok yaratıcı olmanıza gerek yok sonuçta sizi tanımaları için yapıyorsunuz bu videoyu ama ilginç ve çekici olması dikkat çekecektir.

Biraz stresli de olsa keyifli çekimler herkese...



28 Ağustos 2012 Salı

Amerika'da Yüksek Lisansı ve Kursu Ne Yapsak?



Amerika'da yüksek lisans yapmak isteyip yeterli bütçeyi bir araya getirmek isteyen Nurdan'ın kurslar ve okullar ile ilgili bazı sorular var.  Aşağıda O'nun izni ile mailinden alıntılar yaptım ve altlarına da cevaplarımı yazdım. Umarım yardımcı olabilirim ancak yeniden belirtmeliyim ki yüksek lisans yapmadım ben. Stanford University'den marketing dersleri aldım ve UC Berkeley'de Marketing Certification programını tamamladım. 

İnternetten bir süredir Aupair programı ve sağlayabilecekleri ile ilgili araştırma yapıyorum. Gelecek sene Nisan-Mayıs gibi gitmeyi düşünüyorum kararım kesinleşirse.
  • Aupairlik'i araştırmak için kesinlikle doğru zaman. Mart-Nisan gibi ajansla görüşmeye başlar evrak toplarsın. Aileler okullar açılmadan bakıcılarını ayarlamak ister gelsin aileye alışsın ister. Ağustos ortası gibi oraya gitmen doğru olur bunun için de Haziran da aile ile anlaşman gerekir ki vize vs.. işler hallolsun. 

İngilizcem en fazla intermediate alt düzeyinde olabilir, iyi değil. Birkaç ay öncesine kadar Avrupa’da yüksek lisans düşünüyordum. Ancak son zamanlarda Amerika araştırıyorum, burs bulmak, research asistant olmak vs. belki daha kolay olabilir mi diye (Aupairken yüzyüze görüşürüm orda diye düşündüğümden). Aslında benim çıkmazım para. Çünkü internette hersey cok maliyetli gözüküyor :/  
  •  Aynı şeyi ben de oraya gittiğimde araştırdım dediğin gibi nette çok yüksek duruyor orada daha uygun belki bir şeyler bulabilirim demiştim. Hatta SF State’te matematik hocası bir tanıdığım vardı onla da görüştüm. Ancak yine fiyatlar bana çok yüksek geld karşılayamıyordum istediğim alanda yüksek lisansı. O nedenle UC Berkeley’de Marketing Certification programına girdim. Kesinlikle orada fırsatları yakından takip edip inceleyebiliyorsun. Hatta nette görmediğin şeylerle de karşılaşabilirsin en azından nasıl araman gerektiğini bilemiyorsun her zaman. Ayrıca belki orada tanışacağın biri sana çok farklı kapıları açabilir. Burdan daha kolay olma imkanı var kesinlikle çünkü gidip çalışabilir ve yeterli para kazandığını fark edip okula girebilirsin örneğin. Asistanlık konusunu bilmiyorum açıkçası onu orada yüzyüze öğrenmen gerek. İngilizceni de oraya gittiğinde 3 ay içinde toparlasın. 

Yazın da bedava dil kurslarından bahsetmişsin. Göremediğimiz çok mu fırsat varki diye düşünüyorum nette. Toefl ve GRE için ing. istiyorum. Bedava varsa ve beni geciktirecekse  gireceğim sınavlara diğerlerinden faydalanmam hususunda bilgi verebilir misin? Orada durum nasıl, hangi kurslar uygun düşer bilmiyorum? Ya da Türkiye'de Toefl kursuna mı gitmelıyim gitmeden?
  •  Bedava dil okulları her zaman 7/24 gibi neredeyse. Sabah, öğlen, akşam, h sonu vs.. Devlet okulu gibi düşün, yabancılar için açılmış yerler. Ama kesinlikle işe yarıyor. Derse oranın vatandaşı kişiler gidiyor yani normal hoca falan diiller. Toefl kursları da var, yani kendin oturur çalışır bir de öyle kursa gidersen işe yarar bence. GRE için yok sanırım ama kursları. Çünkü yabancıların ülkeye alışmasını sağlamak için bu kurslar.Onun dışında paralı pek çok kurs bulabilirsin, yine orada kursa giden insanlara bir şekilde ulaşırsan daha kolay bulursun ya da gezerek. Burda mı orda mı kısmı da parana ve vaktine bağlı bence. Orda ingilizceni biraz daha ilerletip gidersen TOEFL kursunu daha kolay kavrarsın tabiki. Hem burdaki kurslar da az para değil zaten. 

Senin gibi bir kaç kişi yüksek lisansı bitirip geldiğinden bahsetmiş. Bütçeni ayarlayıp mı gittin? Nasıl bir yol izlemeliyim? Siz nasıl yaptınız? 
  • Dediğim gibi ben yüksek yapmadım. UC Berkeley’de Marketing Certification programını tamamladım. Parayı da orada aupairlikten kazandım tabi ekstra babysittinglerle. Yoksa sadece aupairlikten kazandığın para ile ne yoğun bir sosyal hayat ne de bu tarz bir okul olmaz. Ders başı 700$ dı. 7 ders almam gerekiyordu. F1 vizesi olmadığı için international student olarak da geçmedim ben o nedenle onun fee sini de vermedim. Yani 5000-6000$ civarlarında oluyor şimdi max 10.000$ olsun. 2 yıl da zamanın var bitirmek için. Ancak yüksekle bunun arasında fark var tabiki. Eğitimdense sonrasında sana getirecekleri açısından. F1 la olup yüksek yapınca çevrene ve okuluna bağlı olarak staj ve iş imkanı doğabilir. Ancak certificate olunca okulun isminden dolayı Türkiye'de biraz işine yarayabilir okadar. Türkiye'de advance olarak iyi bir kursu bitirmem için yaklaşık 1000$ ayırmam gerekiyordu. O para ile US'e bakıcı olarak gitmeyi seçtim. Evet yüksek lisans yapamamış olabilirim ki belki daha çok uğraşsaydım yapılabilirdi ki senin elinde zaten bir miktar para var sen onun üzerini tamamlayacaksın. 

Silikon Vadisi'ne yakın bir yer istiyorum ben de. Orada seminer ve aktivitelere, gruplara katılanları duydum. Ancak internetten onlar da çok maliyetli gözüküyor. Orayı seçsem imkanlarından yararlanabilir miyim? Bedava ya da uygun bütçeli etkinlikler var mı? Çünkü mesleğimle alakalı yazılım sektöründe de yer almak istiyorum. 
  •  Seminer vs.. olaylar burda da olduğu gibi paralısı da var parasız olanı da. Tabiki uzaktan bakınca sen sadece reklamı yapılanlare erişebiliyorsun ama orda olduğunda networkler sayesinde pek çoğunu öğrenebiliyorsun. Örneğin Turkish and American Business Connections http://www.tabc-us.org/  benim ilgili olduğum topluluktu. Onlara da şu şekilde ulaştım. Stanford Unv.’den marketing dersleri alıyordum ve staj sormak için hocam Tony Seba’ya gittim. O da böyle bir topluluk olduğundan bahsedip onlarla tanıştırdı beni. Derken orası aracılığı ile staj ayarladım, konferans düzenleme sürecinde görev aldım ve pek çok networküm oldu. Bunun dışında pek çok dernek vs.. var. Ama en iyisini oraya gidince görebiliyorsun. 

Seneye o para ile Avrupa'ya yüksek lisansa da gidebilirim ve Amerika yolu belki bir gün açılır. Bana bir önerin olabilir mi merak ediyorum? 
  •  Ben senin kadar yüksek araştırmadım hele Avrupa’da hiç araştırmadım o nedenle yanıltıcı olmak istemem, ayrıca kendi bölümüne göre de değişkenlik gösterecektir. Ancak ben de aynı amaçla yola çıkmıştım. Marketing, Marketing Communications alanında yüksek yapmak istiyordum, burdan bakınca fiyatlar çok yüksekti ve oraya gidip orda araştırmak istedim. Gitmenin en ucuz yolu da aupairlikti. Ve kaybedicek hiç bir şeyim yoktu en kötüsü ingilizcemi geliştirip dönücektim. Oraya gittiğimde de fiyatların yüksek olduğunu ve aupair vizesi ile iyi para kazanmanın imkansız olduğunu gördüm. Bulabildiğim en iyi okul (Stanford ve UC Berkeley) ve programlardan eğitim almaya çalıştım.Eğer öğrenci vizesi ile gitmiş olsaydım belki daha çok para yapabilirsim garsonluk vs.. ama yine de aileden biraz gerekli olucaktır kalıcak yer ve yüksek lisans söz konusu olunca. Ya da ordan bir sponsor bulabilirsin belki, çalışırsın ona okulunu öder vs.. Her şey oraya gidince belli oluyor işte. Aupairlik’te Avrupa’da da olabilirdi ama amacım marketing eğitimi olduğu için aslında o yönlendirdi gideceğim yeri. Amerika daha iyi olacaktı ve CA’da da çok fazla okul olması ve Silicon Valley’e yakın olmasından dolayı seçtim. Tabi aupairlikte öyle seçtim gittim olmuyor aslında. Benim şansıma San Francisco’ya yakın ve eğitimime, stajıma izin veren aileler karşıma çıktı. 

Yüksek lisans konusunda pek aydınlatıcı olamasam da umarım biraz yardımım dokunmuştur. 


Bol şans..

6 Şubat 2011 Pazar

Ayrıntılı Aupairlik Vol.1


Yine çok ara verdim ihmal ettim blogumu. 2011'in ilk yazısı bir derleme aslında. Blogum sayesinde bana ulaşan kişilerin sorduğu soruları bu ve bundan sonraki yazımda sizlerle paylaşıyor olacağım. Soru ve cevap şeklindeki bu yazı da kafanızdaki pek çok soruya cevap bulabileceğinizi düşünüyorum.

Au pair olarak gittiğin ülkede havaalanında kim karşılar? Aupairler toplu olarak mı gönderilirler? Aupair ailenin yanına gitmeden eğitim alır mı?
Türkiye'den Amerika’ya aupairleri götüren ajansın Amerika'da anlaşmalı olduğu ajans yetkilileri gelen aupairleri havaalanında karşılar ve topluca kalacakları otele götürür.
Belirli tarihler vardır o tarihlerde toplu gelir aupairler. New Jersey ya da New York’da Amerika’daki Aupair ajansının ayarladığı otelde 3 gün konaklayıp ajans tarafından eğitim alırlar. Eğitimde aupairlik, çocuklar ve Amerika Kültürü’nü içerir. Tabi özet haldedir hepsi. *Bu eğitimlerde Amerika Kültürü ile ilgili kısmı ve CPR (ilk yardım) eğitimini kaçırmadan iyi dinleyin derim.

Aupairler nasıl sosyalleşirler? Yabancılarla nasıl dostluk kurarlar?
İlk arkadaşlıklar genelde diğer aupairler ile kurulur. Aupair ajansı her ay yaptığı toplantılar veya eventlerle buna zemin hazırlar. Yada gidilen ailenin önceki aupairi ve onun arkadaşlarıyla aile sayesinde tanışma imkanı olabilir. Aupair kısa sure içinde dil okuluna da başladığı için diğer yabancılarla (çoğunluğu Asyalıdır) ve pek çok yeni aupair ile tanışma imkanı olur.

Aupair okul seçimini nasıl yapar?
İlk gittiğinde aupair dil okuluna yazılır. 2 seçenek vardır. Biri ücretsiz olanlar biri de özel okullar yada üniversitelerin dil okulları. Aradaki fark alınan sertifikada yazan okul adıdır. Sonuçta CV’de kimse dil okulunun sertifikasına değil ingilizceyi kullanabilmenize bakacağı için paralı olanlara gitmeye gerek görmüyorum. Ttürk Aupair dışındakiler sadece dil kursuna gider. Türk Aupairler dil kursu ardından başka eğitim alma çabasındadır.
Okul tercihi aile ile ortak karardır. Aile, aupaire yasal olarak 60 saat eğitimi aldırmakla yükümlüdür. Fazlası ailenin inisiyatifine ve iyiliğine kalmıştır. Saatlerde aile ile anlaşılarak çocuk bakılmadığı zamanlarda aile izin verirse okula gidilebilir. Ancak aupair programı gençlere Amerika Kültürü’nü öğrenmeleri için hazırlanmış bir programdır ve ailenin de aupairin de belli sorumlulukları vardır. Aupair çocuk bakmakla yükümlü iken aile de temek seviyede aupair in bazı eğitimleri almasını sağlamada. Öğrencilik değildir yani aupairlik.

Ailelerle ne gibi anlaşmazlıklar yaşanır? Banyo yapma saati, eve giriş saati vs..?
Bunların hepsi ilk haftalarda aile ile konuşulur. Aile ya kural koyar yada aupaire bırakır. Aupaire bıraktığı durumlarda rahatsız olduğu bir durum olursa yine konuşulur çözülür. Banyo saati vs.. derdi olmaz. Ama banyonun konumuna gore değişebilir. Banyo çocukların yatakodasına bitişik ise çocuğu uyandırmamak için saatler sınırlanabilir. Eve giriş saati aileden aileye değişiklik gösterse de ajans yetkilileri aileye öneride bulunur. Aupair’in tüm gün sağlıklı şekilde çocuk bakabilmesi için 8 saat uykusunu alması gerekmektedir. Sabah 6 da uyanan bir aupair en geç gece 10 da evde olmalıdır. Kimi aile ise bu saati aupaire bırakır.

Hem aile yanında hem de Amerikan sosyal hayatı içinde başa gelen ilginç olaylar neler? Aupair diye gidip de Amerikan özgürlüğünde delirip sapıtanlar olur mu? Orada sonsuza kadar kalmak için bir takım numaralar yapanlar vs…?
Evlenen cok olur. Özellikle Güney Afrika’dan gelen kızlar. Ancak Türk Aupair’in gidiş amacı yüksek lisanstır. 1 yıl aupairlik ardından parası olan yüksek lisansa yada başka okula geçer ve daha uzun sure kalır Amerika’da.
Sapıtanına denk gelmedim. Ancak illaki o culture gore değişiklikler oluyor hayatında tavırlarında.

Devamı bir sonraki yazımda yer alacak.

Sevgiyle kalın.

9 Mart 2010 Salı

Seçilme Zamanı

Aupair ajansına başvurdunuz, onayınız geldi ve ailelerin sizi aramasını bekliyorsunuz. Heyecanlı ve stresli bir dönem sizi bekliyor demektir. İlk aile beni kep törenimde aramıştı. O gürültüde, ilk kez telefonda ingilizce konuşmaya çalışıyor olmak daha da stresti. Ardından bu ailenin yorumu sanırım ingilizcemin yeterli olmadığıydı. Ki nedense başka hiç bir aile bu yorumu yapmadı.

İlk hafta hiç aile aramamasına rağmen sonraki haftada yaklaşık 10 aile ile görüşme şansım oldu. Çoğu aile önce mail atıyor ardından da size uygun zamanı sorup aramak istiyor. İlk arayan aileye hemen "tamam geliyorum bekle beni Amerika" demeyin derim. Neden derseniz, farklı ailelerin beklentilerini ve koşullarını kafanızda tartma fırsatınız olur. Yani bekleyip "aa kimse çıkmıyor bak bu çıktı hemen kabul edeyim" demeyin. İçinize sinmesini bekleyin, sonuçta en az bir yıl geçireceksiniz. Aylarca bekleyen arkadaşlarım oluyor ve sonra içlerine sinen aileye gidiyorlar. Buda demek değil ki hiç birini beğenmeyin 3 ay bekleyin.

Benim arzularım vardı mesela kafamda. Yaşları büyük çocukları olan aile ile eşleşmek ve California'da yaşamak gibi. Şansıma 7 ve 11 yaşında çocuğu olan San Francisco'ya 20 dk uzaklıkta yaşayan bir single mum aile aradı. 1 gün öncesi de neredeyse başka bir aileye tamam diyordum ki şansım varmış. Çok sevinerek atladım o aileye. Onlarda beni sevdi ki hemen kabul ettiler.

Telefondaki görüşme 2 kez oldu ve ok dediler. Kimileri uzun uzun konuşuyor ayrıntılı vs.. benimki öyle olmamıştı. Sonu ne oldu derseniz 11 ay sonra yollarımızı ayırdık. Farklı nedenlerle tabiki.

Ailenin sizinle uyup uymaması önemli, sizin özel yaşamınıza saygısı, free time ınıza ne kadar müdahale edeceği ve size nekadar tecrübe kazandırabileceği. Yani Türkiye'de bir yılınızı nasıl geçirirdiniz onu düşünerek, hiç tanımadığınız bir yerde ve bir ailenin yanında sıkılmadan bunu gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğinizi tartmaya çalışın. Nasılsa geçer demeyin koskoca bir yılınız zehir olabilir.

Ailenin beklentileri ve çalışma saatleri konusunda anlaştıktan sonra, sizde açıkça sorun neler yapmak istediğinizi ve onların size neler katabileceğini. Aupair ajansınız size sakın direk söylemeyin der. Evet mantıklı ilk telefonda "aslında ben master yapmak için Amerika'ya gitmek istiyorum ama param yok. Şimdi sizde kalayım sonra ona bakacağım."demeyin tabiki. Ama "ileride ingilizce eğitiminden sonra boş zamanlarımda mesleğimle ilgili eğitim almak isterim" diyebilirsiniz. Sonuçta size neden gelmek istediğinizi soracaklar. Toz pembe "ben çocukları çok severim yok kültürünüzü öğrenmek istiyorum" durumları ileride iki tarafı da mutsuz edebilir. Başında açık olmak gerek.

Benim ilk ailem sormuştu ve kendileri söylemişti. İlk dönem ingilizcenin geliştirirsin sonra marketing eğitimi alırsın diye. Tabi şunu unutmayalım. Biz çocuk bakıcısıyız. Orada bulunma ve o ailede yaşama amacımız o. Onun yanında boş kalan zamanda diğer arzularımızı gerçekleştirebiliriz ki bunun esnekliği çalışma saatlerimize ve ailenin inisiyatifine göre değişir.

Benim yaşı büyük çocuk isteme nedenlerimden biri de buydu. Bütün gün okulda olacakları için bana da okula gitme, eğitim alma zamanı kalıyordu. Ama bebekle ilgileniyorsanız akşam programı bulabilirsiniz yada belki haftasonu.

Videoda özetle 4 unsurdan bahsettim:

Açık ve net olun ama ailenin gözünü korkutmayın. Unutmayın çocukları için sizi başka ülkeden getirtiyorlar sizin eğitiminiz yada geleceğiniz için değil.