work and travel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
work and travel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ekim 2013 Pazar

Hedefler Set Edildi Mi?

Henüz edilmediyse bir an önce belirleyin ve kolları sıvayın derim.

Hedeflerini belirleyip araştırmalarını yapan bir aupair adayı yazdı bana. Kafasında özellikle eğitimle ilgili soruları varmış aşağıda cevaplamak istedim.


  • Ben de sizin gibi kendimi pazarlama alanında geliştirmek istiyorum. Şu anda iyi seviyede ingilizcem var. Pazarlama eğitimi almak istiyorum yurtdışında ancak maddi imkanlarım yetersiz olduğu için en mantıklı seçenek Au-pair olarak gitmek. Kafama takılan tek şey gittiğimde yanında kalacağım aile eğitim almam konusunda vs anlayışlı olmazsa bütün hayallerim yarım kalır. 
Aileler sizi çocuklarınıza bakmanız için alıyor eğitiminiz onların önceliği değil. Sadece programın zorunlu kıldığı (sanırım 60 saatti) eğitimi aldırmakla yükümlüler. Bu da ordaki ingilizce eğitimi oluyor zaten. Ama şansınıza bu konuda size destek olabilecek bir aileye denk gelebilirsiniz. Bu konuda Türk aileler daha anlayışlı aslında yani üniversite mezunu bir Türk'ün oraya ne için gittiğini çok iyi biliyor ve yardımcı oluyorlar ama bu demek değilki "Türk aileye gidersem süper eğitim alırım vs".. Sonuçta onlar yıllardır orda yaşadıkları için artık bildiğiniz Türk ilgisi ve özverisine sahip olmayabilirler. Gitmeden önce telefonda tanıştığınız aileye biraz eğitimden bahsedebilirsiniz ama çok anlatırsanız sizin çocuk bakmaktan çok eğitim için gideceğinizi düşünerek cayabilirler de. Korkutmayın yani. Ya da ilk yılı benim yaptığım gibi geçirir 2. yılınızda buna ok diyen bir aile bulur ve devam edersiniz.


  • O parayı biriktirebilicek miyim? Çünkü fiyat olarak 4500-4800 $ yazıyor sadece eğitim masrafı. Sadece Aupairlikten kazandığınız para ile mi eğitimleri aldınız? 
Hayır tabiki. O para ancak haftasonu yemeye ve dolaşmaya gidiyor. Ekstra çocuk bakıyorsun onunla oluyor eğitim. Akşamları ve haftasonları yani her boş anında başka ailelere bakıcılığa gidiyorsun. Buna tabiki esas ailenin izin vermesi gerek. Craigslist'ten bulabilirsin aile. Ancak çok dikkatli olmakta yarar var sonuçta herkes ilan koyabiliyor buraya o nedenle temkinli olmanı öneririm. Genelde akşam babsitlik falan oluyor, yani çocukla 1 saat oynayıp sonra uyutuyorsun, yorucu olmayan ve iyi parası olan (aupairliğe göre) bir iş. Aupairlikte saati 4 dolara falan gelirken saatine 20 dolar aldığım oluyordu ekstrada.


  • Onun dışında da "The curriculum comprises 4 required courses (8 units) and a minimum of 2 elective courses (4 units) for a total of 12 semester units (180 hours of instruction). Candidates must pay a nonrefundable certificate registration fee." yazıyor. 12 dönem 3 yıl demek... 3 yıl boyunca orada kalmadınız anladığım kadarıyla.
Benim okul Berkeley'de Extension'dı ve 7 ders almam yetiyordu sertifika için. Toplam unitsi hatırlamıyorum. 7 dersi de sanırım max 3 yıl içinde tamamlamam gerekiyordu ama 1 yılda tamamladım. Her ders 3 ay sürüyordu ama aynı dönemde 3 ders alabilirsin zamanı ayarlarsan.


  • Bir yandan da çevre baskısı sen mühendis oldun, İngilizcen de var.Oraya gidip bebek bakıp ev mi temizleyeceksin diyenler oluyor. Benim düşüncem ise şu anki İngilizcemin profesyonel olmadığı ve bir şekilde gidip kendimi geliştirmem gerektiği yönünde. 
Yurtdışı deneyiminin her yönden okadar çok katkısı var ki bunu her geçen zaman ayrı ayrı anlıyorum. Ben mi şanslıydım diycem ama şansı da ortamı da kendimiz yaratıyoruz orda. Hiç bir şey yapamasan hayatının bir döneminde (ki başka hiç bir döneminde her şeyi bırakayım da bir Amerika'da yaşayıp geleyim diyemezsin) Amerika'da yaşamış oluyorsun. Diğer yazılarımda okuyabilirsin zaten neler kattığını. İngilizce gelişiyor, çevre yapıyorsun, o çevren döndükten sonra bile sana ne kapılar açabiliyor inanamazsın, evlenebilirsin, orda iş kurabilir ya da orda çalışabilirsin. Ha bunların hiç birini yapamayıp dönenler de çok tabiki. Ama hırslıysan, hedeflerin varsa, bunlar için çabalıyorsan illaki oluyor hiç de boşa geçmiş olmuyor. Bak insanlar şimdi ancak bayram tatilinde 10 günlüğüne gidip gezmeye çalışıyor oraları seninse en az 1 yıl yaşama imkanın olabilir. Tabiki oraya gittiğinde sana da koyacak, üniversite mezunuyum ama burda çocuk bakıyorum demek. Ya da aslında ülkende sahip olabileceğin statüye orada sahip olamamak, burada nerdese her akşam çıkabilecekken orada kazandığın para ile ancak starbuckstan 1 kahve ile takılmak. (orda starbucks ın hiç burdaki gibi havası yok)

Gerçekten düşünme daha fazla, sana uygun bir Aupair ajansını seç ve git derim. Umarım ailen bana çok kızmaz.

Sevgiler.

13 Haziran 2013 Perşembe

Amerika'ya Aupair Gitmişken Eğitim Atlanmaz

Haziran'ın ortalarına geldik. Bu yıl aupair olarak gitmek isteyenleriniz umarım ajanslarınız ile anlaşmış ve işlemlere başlamışsınızdır. Daha fazla gecikmeyin derim.

Semanur ulaştı bana ve kafasına takılan soruları paylaşmış. Burada yanıtlamak istiyorum.


  • Uzun zamandır aupair olmayı düşünüyorum ve bu konuda araştırma yapıyorum fakat bir türlü tamamdır deyip bir firmaya başvuramıyorum korkuyorum sanırım yaşım 25 geçen yıl üniversiteyi bitirdim İstanbul'da okudum Türk Dili ve Edebiyatı mezunuyum aynı zamanda Anadolu Üniversitesi Açık öğretim Medya ve İletişim bölümüne de bitirdim ve Eskişehirliyim sanırım siz de Anadolu Üniversitesi mezunusunuz gördüğüm kadarıyla. Bu ayrıntıları vermemdeki, amaç bende Amerika'ya gittiğimde sadece dil eğitimi alıp geri dönmek istemiyor aynı zamanda orada bulunan üniversitelerden dersler almak hatta Yüksek Lisans yapmak istiyorum fakat hangi alanda Yüksek Lisans yapmam gerektiği konusunda bile bilgisizim. Bu konuda sizden yardım isteyebilir miyim Türkiye'de geçerli olan alanlar siz nasıl bir eğitim aldığınızdan bahsetmişsiniz ama daha da açabilir miyiz konuyu? Sanırım dil eğitimini ücretsiz olarak karşılamak mümkün. Bu oldukça iyi bir durum.
Bu konu tamamen senin kariyer planınla ilgili. Ne olmak ve ne yapmak istiyorsun ileride. Pazarlama iletişimi masterı ya da MBA çok işine yarar pazarlama alanında çalışmak istiyorsan. Sosyal medyayı oraya gitmişken kesinlikle iyice kavra, hatta imkanın olur dijital bir eğitim al. Mobil, dijital, sosyal medya ile ilgili her şey olabilir ama bu benim kendi kariyerimle ilgili ilgimi çeken kısım. Dijital biraz daha geniş bir alan ve her sektöre uyarlanabilir. Dil eğitimi ücretsiz olabiliyor çoğu yerde. California bölgesinde çok göçmen olduğu için yaygın bu tarz okullar her eyalette olmayabili tabi. Örneğin köylerden İstanbul’a gelen Türkçe konuşamayanlar için belediyelern açtığı ücretsiz dil kursları gibi oluyor bunlar. Genelde oranın vatandaşı öğretiyor aslında öğretmen değil yani dersi öğreten ama öğretme belgesi vs.. var. Tam detayı bilmiyorum ama bu şekilde. Grammerına yardımı oluyor ama esas dışarda sokakta öğreniyorsun İngilizceyi günlük yaşamda. Üniversitelerden ders almak ya da yüksek lisans kısmını hangi bölgeye gidiyorsan orada araştırmaya daha gitmeden başlayabilir, gittikten sonra derinleştirebilirsin. Ya da önceden eğitim için bir bölge seç ve o bölgeye gitmeye çalış bakıcı olarak.

  • Ajans konusunda bende bir çok ajansla görüştüm aklıma yatanlardan biri de Truva oldu çok ilgili ve sıcaktılar, bir de icepworld hatta  Eskişehir'de de bulunan bir firma ikisi arasında karar vermek istiyorum.
Ben gideli yıllar oldu pek çok yeni ajansta açılmıştır zaten. Truva ile gittim memnun kaldım o nedenle öneriyorum. Başka iyi ajanslarda vardır tabiki. Çok ajans dinleyip kendinize göre doğrusuna karar verin en tutarlı ve ilgili olanını seçin derim. US’e gidince burdaki ajansın size yardım elini uzatabilmesi çok zor oluyor zaten, gidene kadar tüm evraklarınızda size yardım edecek doğru bilgilendirebilecek yeri seçin.


  • Bir de oralarda eğitim pedagojik formosyon adına sertifika programları bulmak mümkün mü? Bu konuda bir bilginiz var mı?
Bu konuda hiçbir fikrim yok. Pek çok sertifika programı oluyor. Bunu gitmeden netten araştırabilirsin zaten.

Umarım yardımcı olabilmişimdir.

Sevgiler.

17 Mart 2013 Pazar

İngilizcem Yeterli Mi? Bak Bakalım...

Bu sürecin her aşamasında biliyorum ki kafanızı bu soru kurcalıyor. Üniversiteden mezun olmaya yakın, iş ilanlarının hepsinde iyi derece ingilizce yazıları gözünüzü korkutmaya başladığı an acaba ne yapsam da çözem bu işi diye kıvranmaya başlıyorsunuz. Araştırırken gözünüze çarpan Aupairlik bu işi ne kadar çözer düşünürken, bu yola adım atmış olanlar da ne kadar bir ingilizceleri olması gerektiğini tartıyorlar. Bu yazımda tüm bunlara yanıt bulabilirsiniz.

X bir şeyi öğrenmenin en iyi yolu onu deneyimlemek, pratiğini yapmaktır. Pilates, basketbol, araba kullamak vs.. Hepsinde dinler, izler, okursunuz ama siz deneyene kadar olmaz bu iş ve bunu yerinde yaparsınız. Kapalı sokakta kullanmazsınız arabayı öğrenmek için trafiğe çıkarsınız, tek başınıza topu sürmezsiniz karşınıza bir kaç rakip alırsınız vs.. Dili öğrenmek de bu şekilde işte. Dil kurslarında dilbilgisini kitaplardan çok güzel öğrenebiliyoruz hatta o dili konuşanlardan daha iyi dilbilgisi kurallarına hakim olabiliyoruz ancak iş konuşmaya gelince bunun pratiğine ihtiyaç duyuyoruz. Haftada 1-2 saat başka bir dili pratiğini yaparak bir yerlere varmak da oldukça zamanımızı alıyor aslında. O nedenle diyorum ki her zaman bu işi imkan var ise (yoksa da yaratmaya çalışmalı) yerinde öğrenmeye çalışmalı.

Bu kadar ikna çabamdan sonra hadi diyelim karar verdiniz ve gidiyorsunuz ne kadar süreli gitmeli, ne olarak gitmeli kısmı var bir de. EN AZ 1 YIL!!! Daha kısa sürelerde inanın istediğiniz gibi  olmayacaktır, hele ki work n travel gibi programlar sizi gezip tozmaktan öteye götüremeyecektir maalesef. Çok güzel gezer yeni insanlarla tanışırsınız ancak ingilizcenizde yeterli gelişmeyi göremezsiniz. İşin en ucuz, en kolay yolu diye baktığmızda da olay Aupairlik'e bağlanıyor zaten.

Aupair olmaya karar verip ajanslarla konuşuyorsunuz, kimisi gel önce kursa diyor belki, kimisi yetmez ingilizcen vs. gözünüz korkuyor. Korkmasın. Ajansın testini bir yaptırın yoksa internette yapın ve seviyenize bakın. Intermediate seviyesindeyseniz korkmayın, altındaysanız biraz çalışın yeter. Tabi daha da altıysa biraz kurs desteğine ihtiyacınız olabilir. Burdan kastım ajanslar size kurslarını da satmak isteyebilir ama boşuna para vermeyin kendinizden emin olun demek istiyorum. Aupair olarak gittiğimde low int-intermediate seviyesindeydim.

Ajansın sınavını geçtiğinizi düşünelim. Aileler size önce mail ardından telefon yoluyla ulaşırlar. Korkmayın desem de korkacaksınız biliyorum. Sakin olup tane tane konuşmaya çalışın. Zaten sizin amacınızın dil öğrenmek olduğunu biliyorlar, o nedenle yavaş ve tane tana konuşurlar telefonda. Anlamadığınızı tekrarlatın mesela. Konuşmadaki amaç da sizin hangi amaçla oraya gittiğinizi öğrenmek, kendi ayaklarınızın üzerinde durup duramadığınızı anlamak, yazılı verdiğiniz bilgilerin doğruluğunu teyit etmek, gittiğinizde annemi özledim diye ağlar mısınız ağlamaz mısınız onu anlamaya çalışmak ve tabiki ingilizce seviyeniz anlaşmanıza yeter mi ona bakmak. Ama öyle uzun konuşmalar olmuyor, yazdığınız şeyleri soruyorlar zaten. Basic bir ingilizce ile bir kaç geldim gittim cümlesi ile kıvırabiliyorsunuz durumu. Hiç konuşamayan ben nasıl olduysa kadının tüm dediklerini anlamıştım, üzerine kısa yanıtlar bile vermiştim. Aklınızdaki soruları bir kağıda yazıp hazır da bekleyebilirsiniz bu arada.

Bu kısmı da geçip bir aile ile eşleştiğinizi düşünelim, sıra konsolosluk görüşmesinde. O da genelde ingilizce olur. Basic soruları yöneltirler. Nereye, kime gidiyorsun, napıcan döndükten sonra, ailen nerde vs.. gibi. Çok heycanlanmadan yanıtladınız mı evraklarınızda bir sorun yoksa dert olmayacaktır. Yalan olup olmadığına ve gidip oraya yerleşme derdiniz var mı yok mu ona bakıyorlar. Yok ben dönücem zaten derseniz o da dert olmayacaktır.

Vize elinizde artık, gerçekten gidiyorsunuz. Uçtunuz gittiniz aile karşıladı sizi işe başladınız çocuklar, arkadaşlar vs.. İlk 3 ay zorlu geçen dönem, ama hızlı geçiyor merak etmeyin. 3 ay sonra ingilizce de neymiş beeee diyip nasıl olduğunu anlamadan geliştirdiğiniz görmüş olacaksınız. Gittiğimde telefonda konuşamıyordum, grup içinde yüzüme konuşmaları gerekiyordu ortaya konuşulduğunda yine anlamıyordum, ama 3 ay sonra hepsini çözmüştüm. Buna garanti veriyorum bu arada! YALNIZ! Orada kaldığınız süre içinde Türk arkadaş yasağı olması kaydı ile. Herhangi bir şekilde sadece merhaba demek için bile bir türk arkadaşınız olur ise inanın bana ingilizce yalan olur, değil 1 yıl min 3 yıl gerekir o zaman size. Bu işi 1 yılda çözücem dönücem diyorsanız beni dinleyin ve Türk arkadaştan Türkçe'den uzak durun 1 yıllığına. Zaten aileniz ile konuşuyor olacaksınız.

Ordaki dil kurslarına gelelim. Eyaletten eyalete ve şehirden şehire değişiyordur. Burlingame'de yaşadım ben, San Fransicso'ya 20 dk uzaklıkta. Bir çok devlet okulu vardı bizim gibi yurtdışından gelenler için ve okul ücretsizdi. Gidip paralı dil okullarına para vermeyin derim. Orda da sizle dersi alan öğrenciler yabancı burda da. Ana dili ingilizce olan insanla zaten sokakta dışarda karşılaşacaksınız. Yani dili sokakta öğreniceksiniz. O nedenle ders ve grammer için devlet okuluna ücretsize/en ucuzuna gidin ve mümkün olduğunca Amerikalı arkadaş yapmaya bakın. Bu sayede harika bir ingilizce ile geri dönebilirsiniz Diğer kattıklarınız da yanında hediyesi olur :)

Umarım ingilizce konusunu detaylı açıklayabilmişimdir.

Sorularınız için idilkucuk@gmail.com dan bana ulaşabilirsiniz.

Sevgiler,