yurt dışı eğitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yurt dışı eğitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mayıs 2017 Salı

Ne Kadar Zor Olabilir Ki?


2007-2009 yılları arasında Amerika'da aupair lik yaptım, nerdeyse 10 yıl geçti aradan yani. Şimdi geriye bakıp düşündüğüm de ne güzel eğlendim iyki gitmişim diyorum tabiki. Amerika'nın bana kattıklarını gerçekten anlatamam yaşamanız gerek. Tabi ki fırsatları kendim yarattım kapıları insanların yardımıyla açtım. Çocuk bakıcılığı da bu fırsatlar dünyasına giderken ki bir araçtı aslında.
Oldukça da mantıklı bir araç.

O günlerimi düşündüğümde ise tüm gün çocuklarla oynuyor olmaktan ya da üniversite mezunu bir Türk olarak (zihniyet ve algı bu) ben burada ne yapıyorum siniri oluyordu. Aslına bakarsanız psikolojik olarak kafanızda kurduğunuz bu düşüncelerden başka bir zorluğu yok Aupairliğin.

Tüm gün çocukla oynamak fiziksel ya da zihinsel yoruyor olabilir insanı ama beyaz yaka köle olarak çalışırken de yoruluyorsunuz zaten hem de hayallerinize giden yola belkide yaklaşamadan.
Bir de aileler bizimkilerden çok daha rahat, avrupalı bir yabancıya çocuklarını teslim etme rahatlığındalar yani hem de aslen hiç deneyimi olmayan genç kızlara. Kültür olarak daha kural setleri planları olabilir belki.

İnanın biraz fiziksel yorgunluk ve psikolojik kurgulardan başka bir zorluğu yok Amerika'da aupair olmanın. Ordan sonra Türkiye'de özel sektörde survive etmeye çalışmak çok çok daha zor :)

Zorlukları konusunda siz sorun ben yanıtlayayım.

13 Haziran 2013 Perşembe

Amerika'ya Aupair Gitmişken Eğitim Atlanmaz

Haziran'ın ortalarına geldik. Bu yıl aupair olarak gitmek isteyenleriniz umarım ajanslarınız ile anlaşmış ve işlemlere başlamışsınızdır. Daha fazla gecikmeyin derim.

Semanur ulaştı bana ve kafasına takılan soruları paylaşmış. Burada yanıtlamak istiyorum.


  • Uzun zamandır aupair olmayı düşünüyorum ve bu konuda araştırma yapıyorum fakat bir türlü tamamdır deyip bir firmaya başvuramıyorum korkuyorum sanırım yaşım 25 geçen yıl üniversiteyi bitirdim İstanbul'da okudum Türk Dili ve Edebiyatı mezunuyum aynı zamanda Anadolu Üniversitesi Açık öğretim Medya ve İletişim bölümüne de bitirdim ve Eskişehirliyim sanırım siz de Anadolu Üniversitesi mezunusunuz gördüğüm kadarıyla. Bu ayrıntıları vermemdeki, amaç bende Amerika'ya gittiğimde sadece dil eğitimi alıp geri dönmek istemiyor aynı zamanda orada bulunan üniversitelerden dersler almak hatta Yüksek Lisans yapmak istiyorum fakat hangi alanda Yüksek Lisans yapmam gerektiği konusunda bile bilgisizim. Bu konuda sizden yardım isteyebilir miyim Türkiye'de geçerli olan alanlar siz nasıl bir eğitim aldığınızdan bahsetmişsiniz ama daha da açabilir miyiz konuyu? Sanırım dil eğitimini ücretsiz olarak karşılamak mümkün. Bu oldukça iyi bir durum.
Bu konu tamamen senin kariyer planınla ilgili. Ne olmak ve ne yapmak istiyorsun ileride. Pazarlama iletişimi masterı ya da MBA çok işine yarar pazarlama alanında çalışmak istiyorsan. Sosyal medyayı oraya gitmişken kesinlikle iyice kavra, hatta imkanın olur dijital bir eğitim al. Mobil, dijital, sosyal medya ile ilgili her şey olabilir ama bu benim kendi kariyerimle ilgili ilgimi çeken kısım. Dijital biraz daha geniş bir alan ve her sektöre uyarlanabilir. Dil eğitimi ücretsiz olabiliyor çoğu yerde. California bölgesinde çok göçmen olduğu için yaygın bu tarz okullar her eyalette olmayabili tabi. Örneğin köylerden İstanbul’a gelen Türkçe konuşamayanlar için belediyelern açtığı ücretsiz dil kursları gibi oluyor bunlar. Genelde oranın vatandaşı öğretiyor aslında öğretmen değil yani dersi öğreten ama öğretme belgesi vs.. var. Tam detayı bilmiyorum ama bu şekilde. Grammerına yardımı oluyor ama esas dışarda sokakta öğreniyorsun İngilizceyi günlük yaşamda. Üniversitelerden ders almak ya da yüksek lisans kısmını hangi bölgeye gidiyorsan orada araştırmaya daha gitmeden başlayabilir, gittikten sonra derinleştirebilirsin. Ya da önceden eğitim için bir bölge seç ve o bölgeye gitmeye çalış bakıcı olarak.

  • Ajans konusunda bende bir çok ajansla görüştüm aklıma yatanlardan biri de Truva oldu çok ilgili ve sıcaktılar, bir de icepworld hatta  Eskişehir'de de bulunan bir firma ikisi arasında karar vermek istiyorum.
Ben gideli yıllar oldu pek çok yeni ajansta açılmıştır zaten. Truva ile gittim memnun kaldım o nedenle öneriyorum. Başka iyi ajanslarda vardır tabiki. Çok ajans dinleyip kendinize göre doğrusuna karar verin en tutarlı ve ilgili olanını seçin derim. US’e gidince burdaki ajansın size yardım elini uzatabilmesi çok zor oluyor zaten, gidene kadar tüm evraklarınızda size yardım edecek doğru bilgilendirebilecek yeri seçin.


  • Bir de oralarda eğitim pedagojik formosyon adına sertifika programları bulmak mümkün mü? Bu konuda bir bilginiz var mı?
Bu konuda hiçbir fikrim yok. Pek çok sertifika programı oluyor. Bunu gitmeden netten araştırabilirsin zaten.

Umarım yardımcı olabilmişimdir.

Sevgiler.

17 Mart 2013 Pazar

İngilizcem Yeterli Mi? Bak Bakalım...

Bu sürecin her aşamasında biliyorum ki kafanızı bu soru kurcalıyor. Üniversiteden mezun olmaya yakın, iş ilanlarının hepsinde iyi derece ingilizce yazıları gözünüzü korkutmaya başladığı an acaba ne yapsam da çözem bu işi diye kıvranmaya başlıyorsunuz. Araştırırken gözünüze çarpan Aupairlik bu işi ne kadar çözer düşünürken, bu yola adım atmış olanlar da ne kadar bir ingilizceleri olması gerektiğini tartıyorlar. Bu yazımda tüm bunlara yanıt bulabilirsiniz.

X bir şeyi öğrenmenin en iyi yolu onu deneyimlemek, pratiğini yapmaktır. Pilates, basketbol, araba kullamak vs.. Hepsinde dinler, izler, okursunuz ama siz deneyene kadar olmaz bu iş ve bunu yerinde yaparsınız. Kapalı sokakta kullanmazsınız arabayı öğrenmek için trafiğe çıkarsınız, tek başınıza topu sürmezsiniz karşınıza bir kaç rakip alırsınız vs.. Dili öğrenmek de bu şekilde işte. Dil kurslarında dilbilgisini kitaplardan çok güzel öğrenebiliyoruz hatta o dili konuşanlardan daha iyi dilbilgisi kurallarına hakim olabiliyoruz ancak iş konuşmaya gelince bunun pratiğine ihtiyaç duyuyoruz. Haftada 1-2 saat başka bir dili pratiğini yaparak bir yerlere varmak da oldukça zamanımızı alıyor aslında. O nedenle diyorum ki her zaman bu işi imkan var ise (yoksa da yaratmaya çalışmalı) yerinde öğrenmeye çalışmalı.

Bu kadar ikna çabamdan sonra hadi diyelim karar verdiniz ve gidiyorsunuz ne kadar süreli gitmeli, ne olarak gitmeli kısmı var bir de. EN AZ 1 YIL!!! Daha kısa sürelerde inanın istediğiniz gibi  olmayacaktır, hele ki work n travel gibi programlar sizi gezip tozmaktan öteye götüremeyecektir maalesef. Çok güzel gezer yeni insanlarla tanışırsınız ancak ingilizcenizde yeterli gelişmeyi göremezsiniz. İşin en ucuz, en kolay yolu diye baktığmızda da olay Aupairlik'e bağlanıyor zaten.

Aupair olmaya karar verip ajanslarla konuşuyorsunuz, kimisi gel önce kursa diyor belki, kimisi yetmez ingilizcen vs. gözünüz korkuyor. Korkmasın. Ajansın testini bir yaptırın yoksa internette yapın ve seviyenize bakın. Intermediate seviyesindeyseniz korkmayın, altındaysanız biraz çalışın yeter. Tabi daha da altıysa biraz kurs desteğine ihtiyacınız olabilir. Burdan kastım ajanslar size kurslarını da satmak isteyebilir ama boşuna para vermeyin kendinizden emin olun demek istiyorum. Aupair olarak gittiğimde low int-intermediate seviyesindeydim.

Ajansın sınavını geçtiğinizi düşünelim. Aileler size önce mail ardından telefon yoluyla ulaşırlar. Korkmayın desem de korkacaksınız biliyorum. Sakin olup tane tane konuşmaya çalışın. Zaten sizin amacınızın dil öğrenmek olduğunu biliyorlar, o nedenle yavaş ve tane tana konuşurlar telefonda. Anlamadığınızı tekrarlatın mesela. Konuşmadaki amaç da sizin hangi amaçla oraya gittiğinizi öğrenmek, kendi ayaklarınızın üzerinde durup duramadığınızı anlamak, yazılı verdiğiniz bilgilerin doğruluğunu teyit etmek, gittiğinizde annemi özledim diye ağlar mısınız ağlamaz mısınız onu anlamaya çalışmak ve tabiki ingilizce seviyeniz anlaşmanıza yeter mi ona bakmak. Ama öyle uzun konuşmalar olmuyor, yazdığınız şeyleri soruyorlar zaten. Basic bir ingilizce ile bir kaç geldim gittim cümlesi ile kıvırabiliyorsunuz durumu. Hiç konuşamayan ben nasıl olduysa kadının tüm dediklerini anlamıştım, üzerine kısa yanıtlar bile vermiştim. Aklınızdaki soruları bir kağıda yazıp hazır da bekleyebilirsiniz bu arada.

Bu kısmı da geçip bir aile ile eşleştiğinizi düşünelim, sıra konsolosluk görüşmesinde. O da genelde ingilizce olur. Basic soruları yöneltirler. Nereye, kime gidiyorsun, napıcan döndükten sonra, ailen nerde vs.. gibi. Çok heycanlanmadan yanıtladınız mı evraklarınızda bir sorun yoksa dert olmayacaktır. Yalan olup olmadığına ve gidip oraya yerleşme derdiniz var mı yok mu ona bakıyorlar. Yok ben dönücem zaten derseniz o da dert olmayacaktır.

Vize elinizde artık, gerçekten gidiyorsunuz. Uçtunuz gittiniz aile karşıladı sizi işe başladınız çocuklar, arkadaşlar vs.. İlk 3 ay zorlu geçen dönem, ama hızlı geçiyor merak etmeyin. 3 ay sonra ingilizce de neymiş beeee diyip nasıl olduğunu anlamadan geliştirdiğiniz görmüş olacaksınız. Gittiğimde telefonda konuşamıyordum, grup içinde yüzüme konuşmaları gerekiyordu ortaya konuşulduğunda yine anlamıyordum, ama 3 ay sonra hepsini çözmüştüm. Buna garanti veriyorum bu arada! YALNIZ! Orada kaldığınız süre içinde Türk arkadaş yasağı olması kaydı ile. Herhangi bir şekilde sadece merhaba demek için bile bir türk arkadaşınız olur ise inanın bana ingilizce yalan olur, değil 1 yıl min 3 yıl gerekir o zaman size. Bu işi 1 yılda çözücem dönücem diyorsanız beni dinleyin ve Türk arkadaştan Türkçe'den uzak durun 1 yıllığına. Zaten aileniz ile konuşuyor olacaksınız.

Ordaki dil kurslarına gelelim. Eyaletten eyalete ve şehirden şehire değişiyordur. Burlingame'de yaşadım ben, San Fransicso'ya 20 dk uzaklıkta. Bir çok devlet okulu vardı bizim gibi yurtdışından gelenler için ve okul ücretsizdi. Gidip paralı dil okullarına para vermeyin derim. Orda da sizle dersi alan öğrenciler yabancı burda da. Ana dili ingilizce olan insanla zaten sokakta dışarda karşılaşacaksınız. Yani dili sokakta öğreniceksiniz. O nedenle ders ve grammer için devlet okuluna ücretsize/en ucuzuna gidin ve mümkün olduğunca Amerikalı arkadaş yapmaya bakın. Bu sayede harika bir ingilizce ile geri dönebilirsiniz Diğer kattıklarınız da yanında hediyesi olur :)

Umarım ingilizce konusunu detaylı açıklayabilmişimdir.

Sorularınız için idilkucuk@gmail.com dan bana ulaşabilirsiniz.

Sevgiler,

Yurdışı Deneyimi ve Aupair Maaşı



Bana gelen sorularla devam ediyorum yine bu yazıda. Daha sonra bana gelen maillerdeki soruların her birine ayrı bir blog yazısı hazırlayacağım ki daha kolay okuma imkanınız olur.

Mediha'nın bir kaç sorusu var. Onları buradan yanıtlamak istiyorum:

  • İngilizcemin pratik olmadan güzel bir seviyeye getiremeyeceğimi ve yurtdışı deneyiminin olması gerektiğini düşünüyorum. Yurtdışı tecrübesinin beni bir çok açıdan geliştireceğini, Türkiye'ye dönüş yaptığımda da bir çok iş imkanı sağlayacağı kanaatindeyim. Beni bu konu da biraz aydınlatır mısın? Sen neler düşünüyorsun. 
Kesinlikle katılıyorum. Buradaki ingilizce kursları grammer ı gerçekten iyi öğretiyor ama konuşabilmemiz için maalesef yeterli gelmiyor. Pilates yapmayı sadece videolardan izlediğinizi ama hiç yapmadığınızı düşünün. Tüm detayları iyice öğrenmiş olursunuz ama nasıl uygulanıyor emin olmazsınız. Bu biriktirdiklerinizi uyguladığınız an hepsi pekişmiş olur. Demiyorum ki sakın burdaki kurslara gitmeyin. Sadece intermediate seviyede olan biri kursun en üst seviyesini tamamlayana kadar harcadığı para ile Amerika'ya gidip 1 yıl kalma imkanı varken neden burda grammer ile yetinsin ki! Ben böyle yola çıkmıştım. Yurtdışı deneyiminin kattığı çok şey var, kaybedicek hiç bir şeyim yok en kötüsü atlar geri dönerim diyip gitmek gerek. Çevre ediniyorsun, iş çevresine bağlanabilir bu, dil gelişiyor, burada yapamayacağın pek çok sporla ilgilenebiliyorsun vs.. Bana bunlrın hepsini sağladı, vizyonum gelişti, zaten kendi ayakları üzerinde durabilen biriydim daha da sağlamlaştı. Yurtdışı deneyiminin illaki burda iş anlamında faydası var. Gözünün kariyer anlamında ne kadar yüksekte olduğu ile de ilgili bu. Amerika'da yapabileceğinin en iyisini yapmak için kastın mı burda illa işine yarar. Sertifika programlarını çok büyütme gözünde, döndüğümde uluslararası firmalara girmemi sağlamadı tek başına maalesef. Tabi iyi bir üniversitenin mühendislik ya da işletme bölümü mezunuysanız ardından US'de marketing programı sertifikanız olur ise benden çok işinize yarayabilir. Anadolu Reklamcılık ve Halkla İlişkiler mezunu olarak beni uluslararası firmalara Brand Manager Assistant olarak sokmaya yaramadı.  Ama aldığım sosyal medya dersi Efes Pilsen, Eti gibi çok büyük firmaların sosyal medya hesaplarını yönetme imkanı sağladı.


  • Ben işletme mezunuyum. Kendi alanımla ilgili bu sertifika programına nasıl  katılabilirim? Yazılarından okuduğum kadarı ile çok yüksek meblağlar ödemek durumundayız. Au pair kazancı ile bu miktarı ödeyebildin mi?
Çok çocuk baktım oralarda ama orda bunu bir ben değil bütün aupairler yapıyor. Yani extradan bahsediyorum. Gittiğin aile izin verdiği takdirde akşam ve h sonları başka ailelerin çocuklarına bakıp extra para kazanabilirsin. Bu sayede okulu halledebildim. Yoksa gezmeyi ve sosyalliği seven biriysen haftalık aldığın para h sonu biter zaten. Gittiğin bölgede araştırma yapacaksın nerede hangi okul ve hangi sertifika programı var diye. Aile seçerken bölgeye bu yüzden dikkat et. Okulların bol olduğu bir kaç şehir ve eyalet belirle ve oradan gelen ailelere yönel. O zaman okul ve program bulman kolaylaşır.


  • Ayrıca çok güzel gezmişsin bir yandan da eğlenmişsin. Bu kazanç bunca şeyi yapmana elveriyor mu? Yoksa aileden yardım almak zorunda kalıyor musun? 
Dediğim gibi extra çocuk baktım. En güzel parayı böyle yaparsın. Şuan ne kadar veriyorlar bilmiyorum ama çalıştığım esas ailede saat ücrtim 6 dolara falan geliyordu ama extra dan 12-15 dolar alabiliyordum saatine. Haftada 3 saatten 3 gece baksan mesela. Aileden bir-iki kez geldi destek bu arada. Ama gelmese de halledersin çok çalışarak.

Bu kazanç yetiyor mu?

Umarım yardımcı olabilmişimdir.
Sorunuz olduğunda lütfen mail atmaktan çekinmeyin.  idilkucuk@gmail.com



28 Aralık 2012 Cuma

Evdeki Erkek Sorun Olur Mu?


Yılın bu zamanı Amerika'da olmayı özlediğim zamanlardan biri işte. Holiday season diye geçen bu uzun süreçte hem Christmas hem New Year Eve kutlanır. 1 aydan uzun bir süre etraf süslü, evlerde kocaman yılbaşı ağaçları, altlarında kocaman hediye paketleri, şöminelere asılı çoraplar.. Filmde, dizide gördüğümüz bu renkli süslemeleri yerinde deneyimleme imkanı oldukça keyifli oluyor. Aupair olarak değil tatil amaçlı Amerika'ya giderseniz de holiday season'ı görün derim.

Emaille bana ulaşan bir aupair adayının sorularına yer vermek istiyorum yine. Umarım yardımcı olabilirim ve biraz aydınlatabilirim sizleri.

  • İngilizcem lisede ki hazırlık seviyemde yani temelim var ama konuşmakta ve anlamakta zorluk çekiyorum. Yani en azından telefonda konuşurken zorlanacağımı düşünüyorum. Aileler tanımak için aradığında yanlış anlaşma olursa diye korkuyorum sizce bu büyük problem mi? 
Telefonda bir şekilde anlaşıyorsun aslında ilk aradıklarında. Onlar zaten ingilizcemizin çok yeterli olmadığını ve oraya ingilizceyi geliştirme amaçlı gittiğimizi biliyorlar. Yani telefonda biraz anlaşırsan sorun olmayacaktır. Oraya gittikten sonra 3. ayında zaten her şeyi rahat anlar ve konuşur hale geleceksin. Tabi hiç konuşamıyor ve hiç anlamıyorsan bu problem, aile hiç bir dediğimi anlamıyor diye istemiyor. Ama burada aradıklarında telefonda birazcık konuşman mailleşmeleri iyi yapabiliyor olman olayı çözer. Anlamadığında boşver deyip geçme kesinlikle tekrarlattır. Çok hızlı konuşuyorlarsa söyle yavaş konuşsunlar vs.. Nasılda oraya gittiğinde 3 ayda çözeceksin.

  • Ne kadar rahat bir insansam da sonuçta Türkiye şartlarında ve kültüründe yetişmiş insanız. Gideceğimiz ailede ne kadar güvenilir olabilir ve evde yetişkin bir adamın olması biraz soru işareti yaratıyor. Türkiye'de bile onca şey yaşanırken. Sizce bu kafaya takılabilecek bir şey mi? Siz evde kendinizi güvende hissettiniz mi?
Bu konuda ne benim başıma bir şey geldi ne de bu kadar yıldır duydum. Bu kesin olmaz anlamına gelmez tabiki garantisini veremem ama oradaki yasa ve kurallar burdan çok daha iyi ve keskin. Aradaki ajans da daha detaylı araştırıyor buradakilere nazaran. Türkiye'de bile onca şey yaşanırken yazmışsın ya, burda yaşananların yarısı orda yaşanmaz. Zaten öyle vasat aileler almıyor aupairi, okumuş, belli maddi gelirin ve sosya ekonomik gruba ait aileler alıyor tabi gittiğin lokasyona da bağlı bu. Dediğim gibi kimse garanti edemez ama aklını buna takarsan çok tedirgin olursun. Benin ilk 1 yıl çalıştığım aile single mom'dı eşi yoktu ama sevgilisi ve onun arkadaşları da gelirdi eve. Fakat hiç birinden yanlış bir tavırla karşılaşmadım. İkinci ailem çiftti. Onların da hem arkadaşları hem akrabaları geldi eve yine hiç bir olumsuz bir şeyle karşılaşmadım aksine çok yardımseverdiler.

  • Ehliyetim var ama her gün araba kullanan biri değilim. Amerika'nın trafik kuralları vs.. ilk başlarda çok sıkıntı yaşanıyor mu acaba?
Ben de aynen senin gibi gitmiştim, ehliyetim vardı ancak arabam yoktu. İlk gittiğimde aile biraz pratik yaptırdı alıştım zaten. Trafik burdan çok daha rahat ve kolay. Yine gittiğin lokasyonla da alakalı. Çocukları okula götürürken otobana girmem gerekmezdi sokak aralarında zaten alıştım. 2. yılımda diğer aile kendi kullanımım için araba verdi zaten. Hele park çok kolay iki araba arasına falan girmen gerekmez. Kafamı tek karıştıran orada adres tarifi verilirken, daha kuzeyde, güneyde, ya da bakkalın doğusunda vs.. şeklinde veriliyor. Yönlerini iyi bilmen gerek sadece. Bizdeki gibi marketi geçince sola dön gibi değil.

  • Bu aklıma gelmemişti tecrübe ettim şöyle yapsam daha iyi olurmuş dediğiniz, sakın öyle yapma böyle yap uyaracağınız şeyler var mı?
Blogumda pek çok konuya değindim aslında her bir yazıyı okursan öneriler ve uyarılarımı görürsün detaylı. Onun dışında şunları diyebilirim. Aileyi kendine yakın ve akraban gibi görmeye çalış ve benim gibi evi otel gibi kullanma. Sen arayı açarsan onlar da sensen soğur. Ama sen sıcak tutarsan onlar seni aileden biri gibi kabul etmeye hazırlar. Ben işim bu sıkılıyorum deyip her boş anda evden çıktım, halbuki aile ile zaman geçirseydim aile gibi farklı olurdu. Tabi sakın kendinden de çok verme her şeylerine koşma iyiliğini istismar edilmesine izin verme.
Eğitim için gittiğini unutma ve en iyisini bulmak için çabala. Sakın ve sakın 1 yıl türklerden uzak dur. 1 arkadaşın bile olursa İngilizce yalan olur. Amaç ingilizce ise görüşmeyeceksin türklerle.

  • Stanford Üniversitesi'nden ders aldığınızı yazmışsınız, nasıl irtibat kurdunuz ve oraya gittikten ne kadar zaman sonra UC Berkeley'de ders almaya başladınız?
Stanford Üniversitesin'de Stanford Continuing Studies diye geçiyor internetten kaydını yapıp derslere girebiliyorsun.
3 ay gittim buraya 2 ders aldım. Mart ayında bitti aynı yıl haziranda da UC Berkeley Certification
Programına başladım.

  • Son olarak da, ailede sağlık problemleri var ne olacağı belli olmaz hani ailem olmasa hiç düşünmeden gidicem ama onları bırakıp oralara gitmek değer mi acaba?
Bu senin ailenle birlikte vereceğin bir karar. Kendin için artıları ve eksileri değerlendirerek karar vermen gerek. Gidersen çok şey kazanacağın kesin. Ancak ailevi konular olunca işin içinde senin kararın oluyor.


Aklınıza takılanlar var ise bana yazmayı unutmayın. idilkucuk@gmail.com


28 Ağustos 2012 Salı

Amerika'da Yüksek Lisansı ve Kursu Ne Yapsak?



Amerika'da yüksek lisans yapmak isteyip yeterli bütçeyi bir araya getirmek isteyen Nurdan'ın kurslar ve okullar ile ilgili bazı sorular var.  Aşağıda O'nun izni ile mailinden alıntılar yaptım ve altlarına da cevaplarımı yazdım. Umarım yardımcı olabilirim ancak yeniden belirtmeliyim ki yüksek lisans yapmadım ben. Stanford University'den marketing dersleri aldım ve UC Berkeley'de Marketing Certification programını tamamladım. 

İnternetten bir süredir Aupair programı ve sağlayabilecekleri ile ilgili araştırma yapıyorum. Gelecek sene Nisan-Mayıs gibi gitmeyi düşünüyorum kararım kesinleşirse.
  • Aupairlik'i araştırmak için kesinlikle doğru zaman. Mart-Nisan gibi ajansla görüşmeye başlar evrak toplarsın. Aileler okullar açılmadan bakıcılarını ayarlamak ister gelsin aileye alışsın ister. Ağustos ortası gibi oraya gitmen doğru olur bunun için de Haziran da aile ile anlaşman gerekir ki vize vs.. işler hallolsun. 

İngilizcem en fazla intermediate alt düzeyinde olabilir, iyi değil. Birkaç ay öncesine kadar Avrupa’da yüksek lisans düşünüyordum. Ancak son zamanlarda Amerika araştırıyorum, burs bulmak, research asistant olmak vs. belki daha kolay olabilir mi diye (Aupairken yüzyüze görüşürüm orda diye düşündüğümden). Aslında benim çıkmazım para. Çünkü internette hersey cok maliyetli gözüküyor :/  
  •  Aynı şeyi ben de oraya gittiğimde araştırdım dediğin gibi nette çok yüksek duruyor orada daha uygun belki bir şeyler bulabilirim demiştim. Hatta SF State’te matematik hocası bir tanıdığım vardı onla da görüştüm. Ancak yine fiyatlar bana çok yüksek geld karşılayamıyordum istediğim alanda yüksek lisansı. O nedenle UC Berkeley’de Marketing Certification programına girdim. Kesinlikle orada fırsatları yakından takip edip inceleyebiliyorsun. Hatta nette görmediğin şeylerle de karşılaşabilirsin en azından nasıl araman gerektiğini bilemiyorsun her zaman. Ayrıca belki orada tanışacağın biri sana çok farklı kapıları açabilir. Burdan daha kolay olma imkanı var kesinlikle çünkü gidip çalışabilir ve yeterli para kazandığını fark edip okula girebilirsin örneğin. Asistanlık konusunu bilmiyorum açıkçası onu orada yüzyüze öğrenmen gerek. İngilizceni de oraya gittiğinde 3 ay içinde toparlasın. 

Yazın da bedava dil kurslarından bahsetmişsin. Göremediğimiz çok mu fırsat varki diye düşünüyorum nette. Toefl ve GRE için ing. istiyorum. Bedava varsa ve beni geciktirecekse  gireceğim sınavlara diğerlerinden faydalanmam hususunda bilgi verebilir misin? Orada durum nasıl, hangi kurslar uygun düşer bilmiyorum? Ya da Türkiye'de Toefl kursuna mı gitmelıyim gitmeden?
  •  Bedava dil okulları her zaman 7/24 gibi neredeyse. Sabah, öğlen, akşam, h sonu vs.. Devlet okulu gibi düşün, yabancılar için açılmış yerler. Ama kesinlikle işe yarıyor. Derse oranın vatandaşı kişiler gidiyor yani normal hoca falan diiller. Toefl kursları da var, yani kendin oturur çalışır bir de öyle kursa gidersen işe yarar bence. GRE için yok sanırım ama kursları. Çünkü yabancıların ülkeye alışmasını sağlamak için bu kurslar.Onun dışında paralı pek çok kurs bulabilirsin, yine orada kursa giden insanlara bir şekilde ulaşırsan daha kolay bulursun ya da gezerek. Burda mı orda mı kısmı da parana ve vaktine bağlı bence. Orda ingilizceni biraz daha ilerletip gidersen TOEFL kursunu daha kolay kavrarsın tabiki. Hem burdaki kurslar da az para değil zaten. 

Senin gibi bir kaç kişi yüksek lisansı bitirip geldiğinden bahsetmiş. Bütçeni ayarlayıp mı gittin? Nasıl bir yol izlemeliyim? Siz nasıl yaptınız? 
  • Dediğim gibi ben yüksek yapmadım. UC Berkeley’de Marketing Certification programını tamamladım. Parayı da orada aupairlikten kazandım tabi ekstra babysittinglerle. Yoksa sadece aupairlikten kazandığın para ile ne yoğun bir sosyal hayat ne de bu tarz bir okul olmaz. Ders başı 700$ dı. 7 ders almam gerekiyordu. F1 vizesi olmadığı için international student olarak da geçmedim ben o nedenle onun fee sini de vermedim. Yani 5000-6000$ civarlarında oluyor şimdi max 10.000$ olsun. 2 yıl da zamanın var bitirmek için. Ancak yüksekle bunun arasında fark var tabiki. Eğitimdense sonrasında sana getirecekleri açısından. F1 la olup yüksek yapınca çevrene ve okuluna bağlı olarak staj ve iş imkanı doğabilir. Ancak certificate olunca okulun isminden dolayı Türkiye'de biraz işine yarayabilir okadar. Türkiye'de advance olarak iyi bir kursu bitirmem için yaklaşık 1000$ ayırmam gerekiyordu. O para ile US'e bakıcı olarak gitmeyi seçtim. Evet yüksek lisans yapamamış olabilirim ki belki daha çok uğraşsaydım yapılabilirdi ki senin elinde zaten bir miktar para var sen onun üzerini tamamlayacaksın. 

Silikon Vadisi'ne yakın bir yer istiyorum ben de. Orada seminer ve aktivitelere, gruplara katılanları duydum. Ancak internetten onlar da çok maliyetli gözüküyor. Orayı seçsem imkanlarından yararlanabilir miyim? Bedava ya da uygun bütçeli etkinlikler var mı? Çünkü mesleğimle alakalı yazılım sektöründe de yer almak istiyorum. 
  •  Seminer vs.. olaylar burda da olduğu gibi paralısı da var parasız olanı da. Tabiki uzaktan bakınca sen sadece reklamı yapılanlare erişebiliyorsun ama orda olduğunda networkler sayesinde pek çoğunu öğrenebiliyorsun. Örneğin Turkish and American Business Connections http://www.tabc-us.org/  benim ilgili olduğum topluluktu. Onlara da şu şekilde ulaştım. Stanford Unv.’den marketing dersleri alıyordum ve staj sormak için hocam Tony Seba’ya gittim. O da böyle bir topluluk olduğundan bahsedip onlarla tanıştırdı beni. Derken orası aracılığı ile staj ayarladım, konferans düzenleme sürecinde görev aldım ve pek çok networküm oldu. Bunun dışında pek çok dernek vs.. var. Ama en iyisini oraya gidince görebiliyorsun. 

Seneye o para ile Avrupa'ya yüksek lisansa da gidebilirim ve Amerika yolu belki bir gün açılır. Bana bir önerin olabilir mi merak ediyorum? 
  •  Ben senin kadar yüksek araştırmadım hele Avrupa’da hiç araştırmadım o nedenle yanıltıcı olmak istemem, ayrıca kendi bölümüne göre de değişkenlik gösterecektir. Ancak ben de aynı amaçla yola çıkmıştım. Marketing, Marketing Communications alanında yüksek yapmak istiyordum, burdan bakınca fiyatlar çok yüksekti ve oraya gidip orda araştırmak istedim. Gitmenin en ucuz yolu da aupairlikti. Ve kaybedicek hiç bir şeyim yoktu en kötüsü ingilizcemi geliştirip dönücektim. Oraya gittiğimde de fiyatların yüksek olduğunu ve aupair vizesi ile iyi para kazanmanın imkansız olduğunu gördüm. Bulabildiğim en iyi okul (Stanford ve UC Berkeley) ve programlardan eğitim almaya çalıştım.Eğer öğrenci vizesi ile gitmiş olsaydım belki daha çok para yapabilirsim garsonluk vs.. ama yine de aileden biraz gerekli olucaktır kalıcak yer ve yüksek lisans söz konusu olunca. Ya da ordan bir sponsor bulabilirsin belki, çalışırsın ona okulunu öder vs.. Her şey oraya gidince belli oluyor işte. Aupairlik’te Avrupa’da da olabilirdi ama amacım marketing eğitimi olduğu için aslında o yönlendirdi gideceğim yeri. Amerika daha iyi olacaktı ve CA’da da çok fazla okul olması ve Silicon Valley’e yakın olmasından dolayı seçtim. Tabi aupairlikte öyle seçtim gittim olmuyor aslında. Benim şansıma San Francisco’ya yakın ve eğitimime, stajıma izin veren aileler karşıma çıktı. 

Yüksek lisans konusunda pek aydınlatıcı olamasam da umarım biraz yardımım dokunmuştur. 


Bol şans..

24 Şubat 2011 Perşembe

Bir hikaye paylaşıyorum bu sefer sizinle.izinli bir alıntıdır aşağıda okıyacağınız durum. Bana gelen maili yazdıktan sonra ona cevabı buradan vermek istiyorum ki aynı durumda olan arkadaşlara da ışık tutabilsin.

"Yaklaşık 2 senedir aupair lık için uğraşıyorum en başında ajans seçiminde Truva ve Explore arasında kalmıştım, Truva ozamanlar ingilizce için kurs sertifikası istediği için Explore a yöneldim çünkü amerikaya gitmiş gelmiş bir yakınımız olduğu için bu şirketi tercih ettim ama şuan soracak olursan pek memnun değilim ..
Bir çok belge bir çok şey istendi hazırladığım 12 dk lık tanıtım videom da dahil hepsinin tamamen bitmesi 3 ay önceydi ve 3 ay önce tüm belgelerim amerikadaki sponsor şirkete CHI aupair USA ya gitti , 1 ay öncede amerikadaki sponsor firma skype tan benimle bi görüşme yapmak istedi ekledik 1 saat görüştük yani konuşmaya çalıştım ama çok heyecanlandım kem küm takıldım durdum vs. kapattıktan sonrada 3 gün ağladım ya batırdıysam yüzüme gözüme bulaştırdıysam diye sonra istanbuldaki explore dan haber geldi görüşme iyi geçmiş tekrar bi görüşmeye gerek kalmamış .. sonra bekliyorduk ki dosyam artık ailelere açıksın ki amerikadaki sponsor firma 1987 yılı aşı tarihlerimi günü gününe istedi neyse aşı kartımı bulduk vs bi kaç olumsuz durumlar oldu sonunda 2 hafta önce teslim ettik ve dosyam profilim amerikalı ailelere açıldı 1 hafta önce ..
Şimdiki durum ise : halen aranmadım yani hiç bi amerikalı aileden hiç bir haber yok :( 1 mail bile yok artık psikolojim çok bozuldu her dk bakıyorum mail var mı skype ta ekleyen bi aile var mı telimi yanımdan ayırmıyorum ya ararlarsa die vs. vs. ama hiç bir haber yok :(
ingilizcemden de korkuyorum ya aradıklarında anlayamazsam konuşamazsam die .. ne zaman ararlar ne sorarlar? hiç bir şey bilmiyorum ve daha da gerildiğim nokta hadi oldu aile aradı anlaştık vs. ya sonrası? vize işlemleri nasl oluyor ya vize alamazsam ya her şey biterse ..
okadar çok soru var ki kafamda bir fikir bir yardım alabileceğim hiç kimsem yok ( bu şirketle giden yakınımız 2006 da gittiği için pek hatırlayamıyor ve sistem çok değişmiş ozamanlar bu şekilde deilmiş o yüzden bana pek yardımcı olamıyor )."


Cevabım:
İlk önerim şu olur: Amerika'da Aupairlik konusunda başarılı olan ajansın Türk temsilcisini bulup onunla gitmeye çalışın. Bunun için de Amerika'da aupair olan yada aupairlik yapmış kişilere danışın. Çünkü Amerika'ya gittiğinizde buradaki ajansa mail atıp dönüş almak yada onların müdahalesi okadar zaman alırki Amerika'daki ajans her şeyi çözmüş olur vs.. Orada parayı veren ailedir, parayı kazanan ise oradaki ajans. Ben Aupaircare ajansı ile oradaydım onların Türkiye temsilcisi Truva idi. Buradaki evrak işlemlerim sırasında Truva'dan çok memnun kaldım, oradayken sorun yaşadığımda Truvaya yazsam da kendim çözmem çok daha net ve temiz oldu.

2007'de US'e Aupair olarak gitmek istediğimde benden sadece belgeler ve çocuk bakıcılığı tecrübelerimi istediler. Video vs.. istenmedi. US'deki Aupair ajansından onay geldikten sonra aileler aramaya başladı. Kısa süreda aramalarının bir kaç nedeni vardı:
Sistemde online olduğumda yaz başıydı ve aileler ağustos sonu için aupair bakıyordu. Vize almanız işlemler vs.. tam denk gelen bir dönemdir ve en çok aupaire ihtiyaç duyulan dönem okul başlarkendir.
3 yıllık bir ehliyetim vardı.Ki bu aileler için çok önemli bir kriter aktif sürücü olmanız. Ehtliyetiniz yoksa unutun US'e aupair gitmeyi derim.
Sosyal olmam,üniversite mezunu olmam ve telefonda cana yakın konuşmam aileler için diğer artı durumlardı.
10 gün içinde sanırım 7-10 aile ile hem mail hemde tel ile görüştüm ki ingilizcem low intermediate seviyedeydi.
Aileler aramıyor diye çekinceleriniz varsa kaldırın bunları. Ve sakın ilk arayan aileye atlamayın.
Beni ilk arayan aile mezuniyet töreninde aradı ve doğal olarak konuşamadım. Ondan sonra konuştuğum aile ne kadar iyi ingilizcem olduğundan bahsediyordu. Düşünün iki farklı durumdaki halimi.

Sonuç olarak sanırım 4. aile ile anlaştım. 11 ay onlarla yaşadım. 11 ay sonra sorun yaşadığımız için ayrıldık. Daha çok hırs yapıp 1 yıl daha kalmaya karar verdim çünkü eğitim için gitmiştim ve tamamlamam gereken şeyler vardı. Hedeflerim için 1 yıl daha çocuk bakmaya karar verdim. UC Berkeley'i bitirdim çocuk bakarken. Vs... Şans yanımdaydı ama ne aileler, ne çocuk bakmak,ne okul ne çocuk bakıp, staj yapıp aynı anda okula gitmek kolay olmadı. Haftada 65 saat çalıştım. Ama başardım, yaptım! Ben yaptım! Koyduğum hedefi gerçekleştirdim. En mutlu eden noktası bu olduğu gibi,her ynü ile harika bir tecrübeydi.

İsteyin, hedef koyun ve yapın. İnanın kaybedeceğiniz hiç bir şey yok. Hele aupair olarak!

6 Mart 2010 Cumartesi

Tavsiye ediyor muyum? Kesinlikle! Ama neyi?

Bunu diyen patronumdu.

Facebook profilime gözü takılmış. Daha doğrusu Facebook'taki fotoğraflarıma. 52 adet albümden oluşan Facebook fotoğraf arşivimde gezinirkenki yorumu "ne çılgınmışsın sen" oldu.

Amerika'dan döndüğümden beri herkes soruyor nasıldı? diye. Eğlenceli kısmı, bana kattıklarının bir kısmı ve tecrübelerim Facebook fotoğraflarında var aslında. Tabiki diğer yüzü de bende. Ve anlatmakla anlaşılması zor ancak yaşanması gereken bir durum.

İki yılı Amerika'da aupairlik yaparak geçirmiş biri olarak (yani iki yıl aupair olarak dayanabilen nadir Türklerden biri olarak) kesinlikle tavsiye ediyorum. Yanlış anlaşılmasın burada üzerine basarak tavsiye ettiğim şey yurtdışı tecrübesi. Aupairlikte bunun yollarından biri. Amerika'ya gidebilmek için eğer daha iyi bir imkanınız var ise kesinlikle onu tercih edin. Yok ise aupairlik okadar da kötü olmayabilir.